<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706</id><updated>2012-01-12T03:10:28.538-08:00</updated><category term='12.ay'/><category term='hamilelik'/><category term='hayat'/><category term='ev'/><category term='2.ay'/><category term='çalışan anne sorunları'/><category term='emzik'/><category term='alışveriş'/><category term='hastalık'/><category term='dekorasyon'/><category term='genel'/><category term='11. AY'/><category term='kardeş'/><category term='iş güç'/><category term='2 çocukla hayat'/><category term='tatil'/><category term='lohusalık'/><category term='1.ay'/><category term='6.ay'/><category term='4.ay'/><category term='diğer'/><category term='Doğumgünü'/><title type='text'>GÜNEBAKAN TARLASI</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>47</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-8033754135667439671</id><published>2012-01-12T03:04:00.000-08:00</published><updated>2012-01-12T03:10:28.557-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş güç'/><title type='text'>YAŞASIN KÖTÜLÜK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu kez çok kötü şeyler yazacağım.&lt;br /&gt;Çünkü işyerinde birine fena halde gıcık olmuş vaziyetteyim.&lt;br /&gt;Bu hayatta nefret ettiğim kişiler sayılıdır benim. Nefret etme düzeyine çıkması için canımı epeyce sıkmış olması gereklidir.&lt;br /&gt;Düşündüm, taşındım, nefret ediyorum dediğim 3 kişi bulabildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlardan birisi, zamanında sevgilimi elimden almak için aleni bir şekilde çaba gösteren, huzurumuzu kaçırmak için açık seçik uğraşan bir aşufte, bir şıllık. Üniversite yıllarında kaldı bu elbette. Ama çok üzüldüm o dönemlerde. Neyse çocukça şeyleri tekrar yazmanın alemi yok. Eşim de ne takıyosun, umursamaz görün, dediği için hep öyle yaptım. Bir defa ikimizin önünü kesip, “siz bana küçümser, tiksinir gibi bakıyorsunuz” deyince amacıma ulaştığımı anladım. Ne oldu, yıllar geçti, kendisi bakıyorum hala sağda solda sürünüyor. Beddua ettim mi hatırlamıyorum, muhtemelen etmişimdir. Yüzü gülmesin, hayat boyu yalnız sürünsün demiş olabilirim. İyi yapmışım. Hehehehe yaşasın kötülük....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi artık bu listede yer almayan ama bir vakitler hayli nefretimi kazanmış biri daha var. Bu 3 kişi içinde değil ama, artık listeden düştü. İş hayatında beni üzen, o vakitler çalıştığım firmanın patronunun dayısı. Kendisi fabrika müdürü olarak yönetimin başına geçince, çocukça kaprislerle durumu kabullenemedim. Böyle bir insan bana nasıl yönetici olur dedim. Hiçbir yöneticilik backgroundu yok, çarşıda boyacı dükkanı olan bir adam, gelmiş, mühendislerin tepesine bizi yönetecek, hiç olur mu dedim. Sana ne, salla başı al maaşı di mi, ama yok yapamadım. Millet kenara geçip onun icraatlarına dötüyle gülerken, ben çenemi tutamayıp laf söylediğim için, doğruyu göstermeye çalıştığım için kötü oldum. Halbuki çekil kenara sen de gül herkesle birlik olup. Adamın uzun ömürlü olmayacağı aşikar...Neyse tam o dönemde aldığım güzel teklifle arkama bile bakmadan oradan ayrıldım. Benden sonra bu amcayı fabrika müdürlüğünden alıp, depo memurluğuna terfi ettirdi yeğeni!!! Zaten varolan alkol sorununun iyice tavan yaptığını, depoda çoğu zaman alkollü sızıp kaldığını duydum arkadaşlardan. En sonunda yeğeni bunlara tahammül edemeyip, getirdiği gibi gönderdi dayısını. Bir gün güzelbahçede durakta, sırtında eski püskü bir montla, büzülmüş belediye otobüsü beklerken gördüm kendini. Heyy gidi günler heyy dedim, altında şirket arabasıyla, fabrika müdürlüğü yaptığın günler bir rüya gibi şimdi...&lt;br /&gt;Bu amcadan o dönemler çok nefret etmiş ve yine beddua etmiş olabilirim, ama şimdi nefret ettiklerim listesinde değil, belki ölmüş bile olabilir. Öyleyse Allah rahmet eylesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Listemizin 2 numarasında yine eski işimden bir ecnebi var. Çok deşifre etmeyeceğim. Ama kendisi ile iyi başlayan ilişkimiz, dış mihrakların da etkisiyle, benim de yaptığım hatalarla çok kötü bir yöne sürüklendi. Çok mutlu olduğum bir iş hayatım varken birdenbire herşey kabusa döndü. Son 2 yılda beni buna bağladılar. Yöneticim oldu. işte o zaman problemlerimiz başladı. Ben benim yöneticim olan kişinin, o görevi hakketmediğini, oraya layık olmadığını düşünüyorsam şayet, bunu sürekli bana hatırlatan bilinçaltım nedeniyle hatalar yapıyorum. Çenemi tutamıyor, rengimi belli ediyorum. Bu da karşıdaki kişiyle aramın bozulmasına yol açıyor. Bu abimiz de alaylı tabir ettiğimiz kesimden gelme biri olduğundan, bünyem baştan beri buna allerji oldu. Yaptığı saçmalıklara karşı tavır aldığımdan aramız hep kötüye gitti. E şirkette benim kuyumu kazmaya pek hevesli olanlar da vardı. Dedikodunun tavan yapması, demediğim şeylerin demişim gibi gösterilmesi, yaptığım şeylerin yapmamışım gibi lanse edilmesi ve benim gururum yüzünden dik duruşumu değiştirmeyişim, bu abinin suyuna gitmeyişim yüzünden neredeyse kanlı bıçaklı olduk. Mobbing’in tillahını burada öğrendim. Beni alçaltacak her türlü davranıştan çekinmedi. Elemanlarımı yüceltmek, sürekli onlarla by-pass yapmak, bilgi vermemek, yokmuşum gibi davranmak-ki bu en acısı-, yüzüme söyleyebilecekken sağda solda dedikodumu yapmak, herşeyden beni hariç tutmak ilk anda aklıma gelenler. Şimdiki aklım olsaydı belki bu süreci daha iyi yönetebilirdim. Gururum ağır bastı. Kendi çöküşümü yavaş yavaş izledim. Tam bu dönemde olan şirket evliliği-merger- olayı nedeniyle zaten çoğumuzu işten çıkardılar. Bu süreçte de üstü ilk çizilenlerden birisiydim. İşte bu şahsiyetten nefret ediyorum. Ama daha ettiğim beddualar yerine gitmedi herhalde, kendisi hala ceo olarak görevini icra ediyor. Hiç olmayan eğitimi ve bihaber olduğu yöneticilik nosyonu ile bunu nasıl başarıyor anlamıyorum. İyi bilmesem diyeceğim ki ben yanlış değerlendirmişim. Fakat 5 yıl boyunca ciğerini öğrendim, bu maya fazla tutmaz. İlla ki sıra ona da gelecek. Ama şimdi ama 2 sene sonra...yaşasın kötülük....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veee listenin son numarası, neyse ki kendi seviyemde değil. Daha alt level’da ancak, organizasyon yapımızda onun bölümünde benim seviyemde birisi olmadığından, üretim ile ilgili tek kontakt kişim maalesef kendisi.&lt;br /&gt;Akıllara zarar, üniversitede tez konusu olabilecek derecede iletişim özürlü.&lt;br /&gt;Şu şirkette tek bir seveni yok, tek bir dostu yok. Tek dünyası işi. Akşam saat 9’lara kadar fabrikada. Karısı ve çocuğu var. Onlara rağmen böyle. Özel hayatta görüştüğü kimse yok. Elemanları kendisinden nefret ediyor. Şirketteki çoğu insanla kavgalı. Ak diyosun kara anlıyor, bir de kıçından anladığı lafla ilgili sana böyle alaylı cevap vermeye kalkıyor. Artık selam dahi vermiyorum. Sadece iş ile ilgili ne söylemem gerekiyorsa onu da mail atıyorum. Kendi yöneticimin tavsiyesi üzerine elemanlarımı onunla muatap ediyorum. Ama o da bekliyor ki hata yapayım, çuvallayayım. Hata yapmamız için de elinden geleni yapıyor. Böyle oldukça kıs kıs gülüp mutlu oluyor. Ben şirketten bir arkadaşım hata yaptığında, ahmet’in hatası, mehmet’in hatası diye düşünmüyor, şirketin hatası diye olayı sahipleniyorum. Önceden farkettiysem uyarıyorum. Çünkü biz burada bir takımız. Onun hatası bizitemsil ediyor. Ahmeti, mehmeti değil. Ama bu manyak istiyor ki diğerleri hata yapsın. Şirket prestiji düşüyormuş, düşsün, nasılsa kendi adı geçmiyor. Başkasının hatası....Ben de bu tutumunu farkedince deliriyorum. Bir de elemanlarına çok eziyet ediyor. Onları da gördükçe üzülüyorum. Ulan dangalak, sen yöneticinden böyle muamele görüyor musun ki elemanlarına bok muamelesi yapıyorsun, sen kimsin?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik tüm nefretimi bu çocuğa yöneltmiş durumdayım. Evet biliyorum, keskin sirke küpüne zarar, evet biliyorum bu yaptığım çok yanlış. Ama elimde deği. Nefret ediyorum, nefffret ediyorum. Tez zamanda buradan defolup gitsin istiyorum. defolup gitsin nereye giderse...ben de lokma döktüreceğim arkasından...yaşasın kötülük....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-8033754135667439671?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/8033754135667439671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=8033754135667439671' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8033754135667439671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8033754135667439671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2012/01/yasasin-kotuluk.html' title='YAŞASIN KÖTÜLÜK'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-938631642771820227</id><published>2011-12-30T05:52:00.000-08:00</published><updated>2011-12-30T05:55:31.169-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>2012</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;2011’de yazdığım mutfağa dolap yaptırmak, bilmemnereye hede hödö almak gibi bazı dileklerim gerçekleşti çok şükür.&lt;br /&gt;Ama asıl hayatıma anlam katmasını umduğum, çocuklarıma daha çok vakit ayırabileceğim bir iş dileğim; gerçekleşmek şöyle dursun öyle bir tersine tepti ki birşey dilemekten tırsar oldum. İş tempom öyle arttı ki, hafta içi akşamlarını, geç saatte eve sürüngen modunda gidip, iki lokma yiyip, çocuklarla biraz fıkırdayıp, sonra yatma protokolüne geçip, ufaklıkla kendimi yatağa bırakıp sızma şeklinde geçirir oldum.&lt;br /&gt;Seyahatleri saymıyorum bile (onlardan fazla şikayetçi değilim, bir sürü yeni yer gördüm bu yıl)&lt;br /&gt;Yani bu yıl kariyerimle ilgili bişey dilemeye korkuyorum.&lt;br /&gt;Kilo verme boyutunda hala kaldığım yerdeyim. Hatta son zamanlarda alkole biraz meyletmem nedeniyle 2 kilo almış vaziyetteyim. Cuma Cumartesi akşamları hadi açalım bir şarap olayı da bana pahalıya patladı, ama pişman mıyım, hayır...&lt;br /&gt;Neyse bırakalım bunları da ben yine yazayım isteklerimi, isteyenin bir yüzü kara hesabı:&lt;br /&gt;1- İlk dileğim yine sağlık, mutluluk, huzur, bolluk, bereket. Bunlar evimizden eksik olmasın. Hatta piyangodan en büyük değil ama büyükçe bir ikramiye çıksa bize, dadından yinmez...&lt;br /&gt;2- İş konusunda bu sefer dileğim biraz değişik. Mümkünse ben artık evimin kadını, çocuklarımın annesi olarak, biraz rahatıma bakmak, okuldan gelen çocuklarımı evde kek kokusu ile karşılama klişesini yaşamak istiyorum. Ben, benlikten çıkar mıyım bilmiyorum, ama bildiğim birşey var. 15 yıldır çalışıyorum. 2 kızımın da büyüdüğünü göremedim. 2 bebek evde bensiz büyüdü, kafamın içinde sürekli bu uğulduyor...Bari ergenliklerinde yanlarında olayım. Ama şartlarım şunlar: evde bir yardımcım olsun, altımda da bir arabam, hayat standardımız da şu andaki gibi olsun. Bankada da biraz paramız. Fazlasını beklemiyorum. Bu kadarına fitim...&lt;br /&gt;3- Annemin minik operasyonunun sağlıkla geçmesini diliyorum.&lt;br /&gt;4- Bu sene yine gaza gelip 10 kilo vermeyi istiyorum. Şu anda 66 olmuşum yine, 56 olsam kurban keseceğim. Ahanda buraya yazıyorum.&lt;br /&gt;5- Büyük kuzu, okuldan burs murs bişeyler alsın, bizi okul masrafından kurtarsın istiyorum.&lt;br /&gt;6- Küçük kuzu bezden sancısız bir şekilde kurtulsun istiyorum.&lt;br /&gt;7- Eski Foça’da denize sıfır, harika, güzel bir yazlık almak istiyorum&lt;br /&gt;8- 4 odalı, giyinme odası da olan, iki kızıma da ayrı oda yapabildiğim, güzel ve konforlu bir ev istiyorum. Şimdiki evim de güzel ama insanoğlu doyumsuz işte.&lt;br /&gt;9- endime indirimden siyah bir bot, siyah bir mont ve vizon rengi bir çizme almak istiyorum.&lt;br /&gt;10- Dişlerimi tedavi ettirmek, sağlıklı ve beyaz dişlere sahip olmak istiyorum.&lt;br /&gt;11- Ankastre cihazlarımı yenilemek istiyorum.&lt;br /&gt;12- Daha çok kitap okumak istiyorum.&lt;br /&gt;13- Daha çok spor yapabilmeyi istiyorum.&lt;br /&gt;14- Yeni yerler görmek istiyorum, gitmek istediğim yerler, Prag, Barcelona, Amasra, Kaş ve tekrardan kuzularla Paris.&lt;br /&gt;15- Kendimi üzdüğüm dertlerin tamamı iş hayatımla ilgili, eğer iş hayatından kurtulamayacaksam bari bu dertlerden kurtulmayı diliyorum.&lt;br /&gt;16- Daha mutlu olmayı, daha pozitif olmayı, daha çok gülmeyi, daha çok gezebilmeyi, dostlarımla daha çok görüşebilmeyi diliyorum.&lt;br /&gt;17- Mutfağımda daha çok zaman geçirip, leziz şeyler yapabilmeyi diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi şirketin çılgn yeni yıl partisine gidiyorum, listeye devam ederim belki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-938631642771820227?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/938631642771820227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=938631642771820227' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/938631642771820227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/938631642771820227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2011/12/2012.html' title='2012'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-8550273927655807031</id><published>2011-12-23T02:29:00.000-08:00</published><updated>2011-12-23T02:35:34.890-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çalışan anne sorunları'/><title type='text'>ÇALIŞAN BİR ANNENİN SIRADAN BİR AKŞAMI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ostXSVPKO9U/TvRYvWjSXxI/AAAAAAAAADg/94n6ANJg2IU/s1600/IMG01267-20111223-0943.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689269799806459666" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-ostXSVPKO9U/TvRYvWjSXxI/AAAAAAAAADg/94n6ANJg2IU/s320/IMG01267-20111223-0943.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dün akşam...&lt;br /&gt;Saat 19.30 gibi eve ulaşabildim. Bakıcıyı gönderdim. Eşim büyük kızın veli toplantısına gitmişti. Oradan da arkadaşlarıyla buluşmaya geçecekti. Dondurucudan köfte indirdim kızlara, ocağa koydum, dolaptan yemekleri çıkardım. Bir yandan da bunları bakıcıya neden tembih etmedim diye kendime söylendim. Yemekleri ısıttım, köfteleri pişirdim. Kızları sofraya oturttum, yemeğimizi yedik. Tam eve girerken üst komşum, “eşim yok ne olur kahveye gel” diye aramıştı.&lt;br /&gt;Ben mutfağı toplarken büyük kızı gitar çalışması için gönderdim. Bulaşıkları makinaya koydum, mutfağı toparladım. Büyük kızım gitar çalışmasını bitirirken geldim ufaklığın altını değiştirdim. 20.20’de iki kızı da aldım üst kat komşuma çıktım. Birer kahve içtik, kızlar oynadı.&lt;br /&gt;21.05’te eve geldik, büyük kızı uyuma hazırlıkları için banyoya gönderdim. Duşunu eve gelince almıştı neyse ki. Pijamalarını giydi, kitabını okumaya başladı. Biraz ufaklıkla oynadım. Büyük kızın ödevlerini kontrol ettim, çantasını hazırladım. Sonra ikisine de süt yaptım. Büyük kızım sütünü içti, dişlerini fırçaladı, öptüm, sevdim, sonra uykuya çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de ufaklığın altını değiştirdim, tulumunu giydirdim, biraz baby first izledik, koklaştık, sarılıştık. Dişlerini fırçaladık. Sonra onu uyutmak için odamıza çekildim. Sallanan koltuğumuza geçtik, uyutma esnasında söylediğim bir türkü için, “anne şen iiiyenç şölüyoşun, şafiş teyjem güjel şöölüyoy” diye tüm hevesimi söndürdü maymun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra biraz dirense de uyudu. Emzik yok artık malum, uykuya geçişi daha uzun sürüyor. Bu esnada yüzümü okşuyor, seviyor, öpüyor. Tam bir sevgi yumağı. Bayılıyorum o hallerine.&lt;br /&gt;Tam o sırada eşim geldi.&lt;br /&gt;Salonda biraz sohbet ettik, arkasından son zamanlardaki takıntım olan sanal alemdeki kelime avı oyununa başladım. 1 saat kadar oynadım. Uykum geldi yattım...&lt;br /&gt;İşte birkaç saate ne kadar çok şey sığdırmışım. Kendimle gurur duydum da dün akşam, kayıtlara geçsin istedim...&lt;br /&gt;Fotoğrafı da işe gelirken çektim. Araba kullanırken elimden gelenin en iyisi buydu. Zorlayınca gökkuşağı görülüyor. Günün güzel geçeceğinin habercisi olsun...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-8550273927655807031?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/8550273927655807031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=8550273927655807031' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8550273927655807031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8550273927655807031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2011/12/calisan-bir-annenin-siradan-bir-aksami.html' title='ÇALIŞAN BİR ANNENİN SIRADAN BİR AKŞAMI'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ostXSVPKO9U/TvRYvWjSXxI/AAAAAAAAADg/94n6ANJg2IU/s72-c/IMG01267-20111223-0943.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-772114101531983542</id><published>2011-12-20T05:30:00.000-08:00</published><updated>2011-12-20T05:45:22.806-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='emzik'/><title type='text'>EMZİĞE VEDA-BİR DEVRİN SONU</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Geçen yıl için aldığım ve uygulayamadığım kararlardan biriydi bloğumu daha sık güncellemek. Oysa yazmak çok iyi geliyor bünyeme. Büyük kızım 3-4-5 yaşlarındayken tuttuğum günlüğü okudum biraz önce, o günlere gittim tekrar.&lt;br /&gt;Bugün minik kızımla ilgili bir dönüm noktasını yazmak istiyorum. Kendisi dün itibariyle emziğe veda etti. Anne sütünü bıraktıktan sonra iyice emzik düşkünü olmuştu. Ben de ses çıkarmadım. Hepsini birden sonlandırmak istemedim. Doktorlar kızsa da kafamdaki maksimum sınır 2.5 yaş idi. Dönemsel olarak istekleri azalıp artsa da, son günlerde, dediklerimi dinliyordu. Yemeklerden sonra kahve niyetine ! 5 dakika emmek istiyordu. Eliyle 2 yapıp, "anne beş dakka emjik emebiliy miyim" diyordu. 5 dakika doldu verir misin deyince de geri veriyordu. Tabi bu her zaman böyle olmayabiliyordu. Huysuz olduğu, hasta olduğu, modunda olmadığı günlerde emzikten zor vazgeçiriyorduk. Oyalanması, başka şeyle meşgul tutulması halinde aklına pek gelmiyordu. Ama bakıcının emzik vermek kolayına gittiği için, bu alışkanlığından kurtulması zor olacak diye endişeleniyordum. Ama diğer yandan da psikologların takvim yöntemini denemeye başlamıştım. Yılbaşı günü Noel Babaya emzikleri vereceğiz, o da bebeklere götürecek diyordum. Yılbaşına 20 gün kaldı, 16 gün kaldı diye arada söylüyordum. Bugün de minik bir süslü takvim yapacaktım hatta, geriye sayım yapalım beraber diye. Her gün üstünü karalayacaktık güya.&lt;br /&gt;Arada sürekli laf arasında, sen büyüdün, falanca da emzik emmiyor, bebekler emzik emer gibi konuları bilinçaltına sokuşturmaya da devam ediyorduk. Birkaç kere kendiliğinden götürüp çöpe atmış ama her seferinde gece uyurken emzik diye tutturup ağlamıştı.&lt;br /&gt;Dün akşam, yemekten sonra geldi, yine eliyle 2 yapıp, anne beş dakka emjik diye istedi. Verdim, bir süre sonra, "Hadi 5 dakka doldu, götür emziğini mutfak tezgahının üzerine koy" diye yolladım. Mutfakta annem vardı.&lt;br /&gt;Hiçbirşey demeden, gitmiş, çöpü açmış, "ben büyüdüm, artık bebek diilim, emjik emmiycem, bebekley emjik emey", diye emziğini çöpe fırlatıp atmış. Sevinerek salona geldi. Biz ailecek şoktayız...&lt;br /&gt;Bak, çantada veya başka bir yerde emzik yok, gece uyurken de emzik yok, bu durumda emziksiz uyuyacaksın artık, anlaştık mı dedim. Evet dedi, "nasıl uyuyacakmış benim kızım" diye tekrar teyit ettirdim, "emjiksiz" dedi. İnanamıyorum ya, illa bokunu çıkarıp çocuğu uyuzlandırana kadar sormasam olmaz...&lt;br /&gt;Neyse gerçekten uyurken de, gece uykusunda da emzik istemedi. Uykuya geçişi zor oldu ve çok huzursuz uyudu. Ama biliyorum ki, inşallah tüm bu sıkıntılar da 1 hafta içinde geçecek.&lt;br /&gt;Benim doğacağı zamanı bile kendi seçen başına buyruk kızım, kararlarını da kendisi alıyor ve uyguluyor.&lt;br /&gt;İnşallah bu böyle devam eder. İnşallah bu kararlılığı bezi bırakmada da sergilersin küçük kuzum. Annesinin üşengeçliği geçerse, tuvalet eğitimine de başlayacak. Gelinlik kız olmadan bu işi de halletsek hiç fena olmayacak. Korkarım yakında, "anne ya, ben bezi bıraktım, haberin olsun, bundan sonra bi zahmet tuvalet olayını bana hatırlatıver aralarda" diyecek...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-772114101531983542?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/772114101531983542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=772114101531983542' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/772114101531983542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/772114101531983542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2011/12/emzige-veda-bir-devrin-sonu.html' title='EMZİĞE VEDA-BİR DEVRİN SONU'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-2003929226788493003</id><published>2011-08-23T08:33:00.000-07:00</published><updated>2011-08-23T08:53:03.207-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><title type='text'>Ne Çok Şey Oldu Bir Bilsen</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bir dolu yazı yazdım word'de. Buraya kopyalamak üzere. İlgili dosyayı kaydetmeden kapatıp, buraya da yazdıklarımı yapıştırmayı beceremediğim için hepsi uçtu.&lt;br /&gt;Kısaca özet geçmiştim aylar boyunca neler olduğuna dair...&lt;br /&gt;Büyük kızım gitarda oldukça ilerledi, girdiği sınavda çok iyi bir not aldı. Karnesi de hepsi pekiyi geldi. Çenesi haricinde akademik başarısından yana bir sıkıntımız yok çok şükür. Ama tüm öğretmenlerinin ortak şikayeti: "çok konuşuyor" Ne yapalım, ileride çenesini kullanacağı bir meslek seçer, bu yönünü artıya çevirir belki, ne diyeyim. Öyle ümit etmek istiyorum...&lt;br /&gt;Küçük kızım emzirmeyi bıraktı. 3 Mayıs 2011'de tam 21 aylıkken.&lt;br /&gt;Eşimle planladığımız başbaşa Roma seyahatine çıktık aynı tarihte. Bu seyahat vesile oldu. Hayatımdaki son emzirmeyi yaptım ve bu defteri kapattım. Kendi açımdan çok acıklıydı. Ama miniğim benden kolay alıştı. Ben yokken hiç sorun çıkarmamış. Ben geldiğimde, direkt kucağıma atlayıp "m.e.m.e" dedi. Ancak ben, klasik yara bandı yapıştırma yöntemini uygulamıştım. Açtım ve uf oldu diye gösterdim, doktor amca bunları yapıştırdı, artık m.e.m.e yok, sen de büyüdüğün için sütü biberondan içebilirsin dedim.&lt;br /&gt;Allah biliyor ya, o bakışları hiç unutamayacağım. Öyle bir çaresiz, anlamaz, anlam veremez bir şekilde baktı ki, eline aldığı emziği, tekrar ağzına koydu. Büyük insan gibi iç geçirdi, başını göğsüme yasladı ve mahzun mahzun uykuya daldı...&lt;br /&gt;Birkaç kere daha sordu sonra, eşim bile "hadi ver ya, yazık boşver" dedi. çok ısrarcı olmadı ama minnoşum. sadece sordu, ben de her seferinde aynı şeyi söyledim. Eğer geri dönseydim ki benim de içimden çok geçti, sonra bırakmam çok daha zor olacaktı. Muhtemelen hala emziriyor olurdum. Anne sütünü bırakması bize deliksiz uyku olarak geri döndü. 21 ay boyunca 3 saatten uzun uyumamış kızım, deliksiz gece uykularına başladı. Maşallah diyeyim...&lt;br /&gt;Ayrıca biberondan süt içiyor artık lıkır lıkır. Süt canavarı oldu, ağzına koymayan çocuk.&lt;br /&gt;ama ben göğsümdeki o hallerini çok özlüyorum. Hayatımın emzirme sayfası kapandı. Neyse sağlık olsun...&lt;br /&gt;Roma anılarını ayrı bir postta yazacağım. Ayrı ayrı yazayım ki unutmayayım. Ayaklarımız su toplayana, yorgunluktan her bir kemiğimiz ağrıyana, akşamları baygın vaziyette uyuyacak kadar yorulana kadar gezdik. Neredeyse hep yürüdük. Yavrularımızı çok özledik. Güzel yemekler yedik, güzel şaraplar içtik. Yüklü telefon faturası, kredi kartı ekstresi, Al Sogno'dan alınmış oyuncaklarla kızlarımıza döndük.&lt;br /&gt;Detayları yazacağım sonra.&lt;br /&gt;Roma'dan sonra ben iş için Budapeşte ve Hollanda'ya gittim. Hollanda seyahatine 1 gecelik Amsterdam da sıkıştırdım. Bu aralar leyleği havada gördüm. Gezme zamanı çok kısıtlı olsa da güzeldi...&lt;br /&gt;Kuzular ne kadar büyüdü, neler yapıyorlar, ailecek yaptığımız tatil...bunları hep yazacağım. Kayıtlara geçsin...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-2003929226788493003?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/2003929226788493003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=2003929226788493003' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2003929226788493003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2003929226788493003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2011/08/ne-cok-sey-oldu-bir-bilsen.html' title='Ne Çok Şey Oldu Bir Bilsen'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-3546607571851318057</id><published>2011-01-26T07:22:00.000-08:00</published><updated>2011-01-26T07:50:11.900-08:00</updated><title type='text'>yollarda</title><content type='html'>Kucuk kuzudan ayri ilk gece,dun geceydi.&lt;br /&gt;Ilk defa emmeden uyudu ve tum gece sadece 3 kere mizirdandip fazla uzatmadan geri uyumus. Buyugum de evde 2 gundur. Abla kardes ikisi de atesliydi.&lt;br /&gt;Bense onlari bu halde evde birakip boktan bir is seyahatine gitmek zorundaydim.&lt;br /&gt;Anneligimi iste boyle anlarda cok sorguluyorum. Calismayi tercih etmemi...&lt;br /&gt;Evet bu benim tercihim. Calismasam da esimin maasi ile elbette geciniriz. Ama otesi zor biraz.&lt;br /&gt;Ozel okul, gitar kursu, eve yardimci... Zor.&lt;br /&gt;Neyse simdi donus yolundayim. Tahminen 1.5 saat sonra kuzularima kavusacagim.&lt;br /&gt;Minigim ilk defa 3 kelimeli cumle kurdu gecen gun. Anne gak atta dedi.&lt;br /&gt;Dusuk ceneli ve koca sesli bir tane daha yetisiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-3546607571851318057?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/3546607571851318057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=3546607571851318057' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/3546607571851318057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/3546607571851318057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2011/01/yollarda.html' title='yollarda'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-1914567923847373212</id><published>2011-01-04T07:27:00.000-08:00</published><updated>2011-01-04T07:34:44.904-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>2011'DEN İSTEKLERİM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;İlk beklentim elbette sağlık.&lt;br /&gt;Sonra mutluluk, huzur vs...Klişeleşmiş olanları geçeceğim...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Benim 2011’den kendimle ilgili en büyük dileğim: çocuklarıma daha çok zaman ayırabileceğim, aynı zamanda da, daha fazla para kazanabileceğim bir iş bulmak, iş yapmak, iş kurmak...Ne olursa artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama işin kötüsü, bunu gerçekleştirmek için ne yapacağımı bilmiyorum. Sadece istiyorum. İstemek yetmez elbet. Birşeyler de yapmak gerek. Ama ben, bunu nasıl gerçeğe dönüştürürüm hiçbir fikrim yok.&lt;br /&gt;Aylardır, neye yeteneğim olduğunu, neyi iyi yaptığımı düşünüyorum, düşünüyorum. Bulamıyorum. Ortada ciddi bir özgüven problemi var gibi görünse de, yıllardır özel sektörde, üretimde çalışmış bir mühendisim ben. Başka ne yaparım? Hiçbir fikrim yok.&lt;br /&gt;Pasta?Komik olma, her köşe başında neredeyse şeker hamurlu pasta yapan biri var artık.&lt;br /&gt;Meze? Kek? Börek? aynısı bunda da geçerli.&lt;br /&gt;El işinden süsler,nikah, bebek şekerleri falan yapsam? saçmalama, bu konuda yetenek sıfır bende.&lt;br /&gt;Kendi alanımda yapmaya çalıştığım danışmanlık işinde zaten ufak bir deneme ile başarısız olmuştum. Bu alanda da artık para kazanma şansı kalmadı. Var olan şirketler kapanıyor.&lt;br /&gt;Organizasyon şirketi kursam? Çevre gerek, bende çevre ne gezer? Hem sevmem ki böyle şeylerle uğraşmayı.&lt;br /&gt;Organik tarım işine girsem? Arazi nerede? Hani bu iş için gerekli para?&lt;br /&gt;Organik süt, yoğurt dağıtayım, civar köylerden toplayıp, kapılara bırakayım hergün? Hesap yaptım, sağlam bir para kazanabilmek için haşmetli bir miktar süt dağıtabilmek gerek, hani durmadan tüm gün çalışsam bile olmuyor.&lt;br /&gt;Resim, müzik, sanatın hiçbir dalına yeteneğim yok...&lt;br /&gt;Bir yer açsam hayalimdeki gibi, çocuklu ailelerin rahat edeceği? Yine sağlam sermaye gerek...Çoğu zaman elimi kolumu bu para bağlıyor zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu hayatta ben, ben olarak neyi iyi yaparım? Düşündüm düşündüm bulamadım. Çok üzüldüm gerçekten. 36 yaşında böyle bir sonuca varmış olmaktan dolayı çok üzüldüm. Sadece annelikte bir miktar başarılı buldum kendimi, o da bir miktar...çuvalladığım çok zaman olması bir yana, onu da yapacak zaman bulamıyorum zaten çalışmaktan:(((&lt;br /&gt;Velhasıl aylardır kafa patlattığım bu konuda, hiçbir yere gelemedim. Ne kadın girişimciye verilecek hibeler, ne sıfır faizli krediler kafamda bir ışık yaktı. Bu projelere başvuran yüzlerce insan olmasına şaştım, hatta imrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kaderin kapımı hiç beklemediğim bir anda çalmasını, kucağıma gökten zembille bir fırsat düşmesini, birgün rüyama ak sakallı bir dedenin girmesini, mısırdaki hiç görmediğim amcamdan miras kalmasını falan bekliyorum...&lt;br /&gt;İşte benim 2011’den en büyük beklentim budur sevgili günlük...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerlerine gelince,&lt;br /&gt;5-6 kg daha verip, rahat ettiğim kiloya dönmeyi,&lt;br /&gt;Daha çok, hatta çok kitap okumayı,&lt;br /&gt;Bir miktar spor yapabilir hale gelmeyi,&lt;br /&gt;Daha az vesvese etmeyi,&lt;br /&gt;Daha iyimser olmayı,&lt;br /&gt;Büyük kızımın gitarda ilerlemesini, 2.sınıfı da mutlulukla bitirmesini,&lt;br /&gt;Küçük kızımın süt içmeye başlamasını, bu yaz bezi bırakmasını,&lt;br /&gt;Ev borcumuzu minimize edebilmeyi,&lt;br /&gt;Hatta detaya girecek olursak, salon aydınlatmalarını değiştirmeyi,&lt;br /&gt;Saçlarımı uzatmayı,&lt;br /&gt;Dişlerimi beyazlatmayı,&lt;br /&gt;Mutfağa dolap yaptırmayı,&lt;br /&gt;Yine salona kalın perde diktirmeyi,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ebeveyn banyosundaki lavaboyu değiştirmeyi,&lt;br /&gt;Sevgilimle daha çok sinemaya gidebilmeyi,&lt;br /&gt;Geceleri daha uzun uyuyabilmeyi,&lt;br /&gt;Yazın denizde daha çok yüzebilmeyi,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mutfağımda yine lezzetli yemekler yapacak zaman bulabilmeyi,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1000 parça bir puzzle bitirebilmeyi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;İstiyorum bu yıl...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-1914567923847373212?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/1914567923847373212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=1914567923847373212' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1914567923847373212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1914567923847373212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2011/01/2011den-isteklerim.html' title='2011&apos;DEN İSTEKLERİM'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-5317281578161444786</id><published>2011-01-03T02:38:00.000-08:00</published><updated>2011-01-03T02:42:32.943-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>GEÇİP GİDEN ZAMANLARI...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Ne kadar istikrarlıyım yine blog işinde.&lt;br /&gt;Çalışmadığım dönemde düzgün yazıyordum. 4 sene önce!!!&lt;br /&gt;Hem iş, hem 2 çocuk, hem blog zormuş be günlük...&lt;br /&gt;Kuzumun doğumgününe 2 gün varmış son yazımda. Şimdi neredeyse 17 aylık oldu.&lt;br /&gt;Dostlarla birlikte küçük bir partiyle kutladık doğumgününü. Genelde ilk doğumgünlerinde bebişler huzursuz olur. Bizimki evde sürekli kalabalığa alışkın olduğundan, pek bir neşeli, pek bir sosyaldi. Kendisiyle yaşıt 2 bebek ile olmasa da, ablaları ile pek güzel oynadı. Balonlar, hediyeler, oyuncaklar arasında koşuştular...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra 2 tane bayram geçti aradan, ufaklıkla 2 kere uzun yola çıktık. Babaanne-dede, kendisini ilk kez gören diğer akrabalar arasında, kocaman bahçeli evde pek güzel vakitler geçirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abla, bayram tatillerinde kuzeni ile yine eğlencenin dibine vurdu. 25 tl verip saçının önünü kuaförde ördürdüğüm gün, evin arkasındaki gübreliğe daldılar birlikte. Halası, bana duyurmamak için, “örgüyü bozmadan seni yıkayayım” diye iknaya çalışırken ağlaması sonucu olaydan haberim oldu. örgü arasından .ok parçalarını temizlemek mümkün olmadığından, para vererek ellerimle yaptırdığım şahane örgüyü, 2 saat geçmeden ellerimle çözdüm...Bu olay da hatırlanmak üzere yazılsın buraya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine abla, 2. sınıfa başladı. Ön dişleri döküldü. Doğumu bana dün gibi gelirken bu kızımı birden arkadaş gibi görmeye başladım. Artık dertleşebiliyor, sohbet edebiliyor, espriler yapabiliyoruz birbirimize. Ayrıca kuzum gitarda ilerledi iyice, ilk solo konserine çıktı. Gözümde yaşlarla izledim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mayıs ayından bu yana devam eden diyet serüvenimde geldiğim nokta, toplam 19 kg ile hamilelik öncesinden bile bir miktar zayıfım. Tabi hala zayıf değilim ama en azından obezden fazla kiloluya, oradan da normale dönüş yaptım BMI hesabıyla. Eski kıyafetlerime girebiliyorum. Bir 5-6 kg daha verirsem kendimi iyi hissettiğim kiloya döneceğim. 2011 için hedeflerimden birisi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufaklık hızla büyüyor. Bilişsel gelişimini bilemem ama koşusal gelişimi müthiş. Ranzanın merdivenlerine dahi tırmanabiliyor kedi gibi. Kendisi minyon ama yapabildikleri büyük. Artık bu ay 2 kelimeli cümlelere başladı. Anne del, annane dit gibi...&lt;br /&gt;Özledin mi sen beni annecim diye sorunca, öjjediiimmm diye öpmesi dünyalara bedel. Çok güzel öpücük konduruyor yanağa. Enteresan kelimeleri var. Unutmamak için yazıyorum. Kucağa, damda diyor. Kucağa almamı isteyince, gelip damda, damda diye bağırıyor.&lt;br /&gt;Makarnaya, mandada&lt;br /&gt;Mandaline, mandidi&lt;br /&gt;Zeytine, dentin, (zeytin hastası, bu yaşına kadar ağzına zeytin koymayan ablasının tam zıddı)&lt;br /&gt;Cacığa, cıcık&lt;br /&gt;Ekmeğe, eeeemek&lt;br /&gt;Süte, düt (hiç içmiyor bu arada, ne mama, ne süt ağzına koymuyor, emmeye devam, ama o da sadece geceleri)&lt;br /&gt;Annemmm diyor bu aralar.&lt;br /&gt;Ablasının miniş oyuncaklarının olduğu kutu için hep, aaa olmaz bunda küçük parçalar var diyorduk. Minişlerin adını parça olarak belledi, paaaca diyor onları isteyince.&lt;br /&gt;Dünden beri, dooodum diyor doydum yani.&lt;br /&gt;Labneden nefret ediyor artık, kaşar yiyor. Dadar diyerek.&lt;br /&gt;Yumurta ağzına koymuyor.&lt;br /&gt;Meyveyi püre değil, ayrı yiyor, parça parça.&lt;br /&gt;Oyuncak bebekleri çok seviyor. Bebbek diye getiriyor.&lt;br /&gt;Mandallar en favori oyuncaklarından biri, manday diye istiyor.&lt;br /&gt;Seviyor musun sen beni diye soruyorum, ebet diyor.&lt;br /&gt;Abada, ayakkabı demek.&lt;br /&gt;Dışarı çıkarken aramızdaki diyalog,&lt;br /&gt;-          kızım dışarı çıkarken önce ne giyeriz?&lt;br /&gt;+ mont (sondaki t harfini yumuşatarak)&lt;br /&gt;-          sonra ne giyeriz&lt;br /&gt;+ abada&lt;br /&gt;-          sonra ne yaparız&lt;br /&gt;+ atta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşten çok yorgun geliyorum bu aralar. Yorgun ve geç. Çok özlüyorum miniklerimi. Hafta sonları yetmiyor. Hele sabahları, ikisinin de tam gıdısını kokluyorum. Sıcacık, hafif ter kokulu, yumuşacık. O kadar zor geliyor ki onları arkamda bırakıp çıkmak, sarılıp uyumak istiyorum. Birlikte uyanmak sonra. Kahvaltı etmek. Karanlık, yağmurlu, puslu sabahlarda ışıklarını açtığımız sıcacık salonumuzda oynamak, miskinlik etmek...Neyse ki hafta sonlarımız var. Bu yoğunluk hep böyle gitmez elbet, işte de kaçamak yapabileceğim günler gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 bitti. Büyük kızımla gelecek yıldan konuşuyorduk. “inşallah 2011 çok güzel geçer” dedim.&lt;br /&gt;“anne 2010 da çok güzel geçti ki zaten” dedi bana. Gözlerim doldu. Böyle düşünmesi ne güzel. Hep mutlu ol böyle güzel kızım...&lt;br /&gt;Bir sonraki yazımda 2011’den beklentilerimi yazacağım. Bundan sonra daha sık yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-5317281578161444786?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/5317281578161444786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=5317281578161444786' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5317281578161444786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5317281578161444786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2011/01/gecip-giden-zamanlari.html' title='GEÇİP GİDEN ZAMANLARI...'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6555937370131556481</id><published>2010-08-04T08:35:00.001-07:00</published><updated>2010-08-04T08:35:48.677-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş güç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='12.ay'/><title type='text'>DAĞILDIM TOPLAYANIM YOK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Yine dağıldım.&lt;br /&gt;1.5 hafta tatil yaptım. Buçuk nereden geldi diye soracak olursak, ufaklık ateşlendi. Ertesi hafta işe başlayacakken, ptesi-Salı da gidemedim, işte oradan geldi. 11 gün kuzularımlaydım. Denizin neredeyse içindeydim. Uyanır uyanmaz yüzümü denizde yüzerek yıkadım. Kızlarımla oynadım. Yedim, içtim, yüzdüm, uyudum, geceleri defalarca uyandım ama neyse! Yemekten sonra sahilde turladım, dondurma yedim her akşam. Bütün bunlara rağmen kilo almadım. Bedenim fazla değil ama ruhum çok dinlendi.&lt;br /&gt;Sevdiklerimle olmak çok iyi geldi. 2 yıldır ruhume bu kadar iyi gelen bir tatil daha yapmamıştım. Annem de yanımdaydı. Tüm işlere ve kuzuların bakımına o destek vermese bu kadar da dinlenemezdim. İyi ki varsın anne!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra döndük işte yine kürkçü dükkanına. İzmir korkunç sıcak. Evde tamamen klimalı hayata geçmiş durumdayız. Bu ay elektrik faturamızı hayal edemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük kuzumun doğumgününe sadece 2 gün kaldı. 2 gün!&lt;br /&gt;Bitti işte, en zoru dediğimiz ilk 1 yılı bitti. İki çocuklu bir arkadaş, en zoru ilk yılı dediğinde, amanın nasıl geçecek diye paniklemiştim.&lt;br /&gt;Geçti işte.&lt;br /&gt;Küçük kuzum doğdu, ablası ilkokula başladı. Anne arada depresyona girdi, çıktı. Abla okula alıştı, ufaklık kolik oldu geçti. kış geldi, anne işe başladı. Bir bakıcı teyzemiz oldu. 1 hafta çalışan aboovv üzerime gustu eşşek sıpası diyen ilkini saymıyorum. Tek bakıcı ile bugünlere geldik şükür. İşte günler geldi, geçti. ben kendime hep belli kilometre taşları koyarım hayatımda. Uzun veya kısa vadede olabilir bu taşlar. Mesela ağustos ayı için, 3ünde eşimin doğumgünü, 6sında küçük kuzunun doğumgünü, 9’unda kutlaması, 28’inde bodruma gideceğiz...gibi, beklediğim özel tarihlerim var. Bu koyduğum hedefleri düşünmek beni motive eder. O günleri iple çekerim bir nevi. Bu sayede keyiflenirim.&lt;br /&gt;Küçüğüm doğduğunda hep şunları hayal ediyordum: yılbaşında 5 aylık olacak...ablasının doğumgününde 7 aylık...ablasının bale gösterisinde 9 aylık...ablası karne alırken 10 aylık...sonra 6 ağustosta 1 yaşında!!!&lt;br /&gt;Hepsi hızla geldi geçti işte. Bir yandan hüzünlüyüm. Taaa torunlarıma kadar bir bebeğin büyümesine tanıklık edemeyeceğim diye. Bir yandan da mutluyum en zor zamanları atlattık diye. Aslında en zor mu o da tartışılır gibi geliyor şimdi ya neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar, işyerinde konsantrasyon güçlüğü yaşıyorum. İş yapamıyorum resmen. İş performansımdan hiç memnun değilim. Tatil nedeniyle biriken işler var. Hiçbirini yapasım yok. Önceden fırtınalar estiren ben, eski performansımın %1’ini sergileyemiyorum. Hani bıraksalar bütün gün nurturia’da, internette takılacağım. Ama durum ciddileşmeden el atmalıyım. Çok dağılırsam toparlamam zor olacak.&lt;br /&gt;Ah part time çalışma ahhh....Eminim ileride bu tür yasal haklar olacak. Ama biz yakalayamadık işte....Neyse elleşmeyin yaram derin modundayım yine...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6555937370131556481?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6555937370131556481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6555937370131556481' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6555937370131556481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6555937370131556481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2010/08/dagildim-toplayanim-yok.html' title='DAĞILDIM TOPLAYANIM YOK'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-1239872280057324986</id><published>2010-07-08T04:21:00.000-07:00</published><updated>2010-07-08T04:32:55.935-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='11. AY'/><title type='text'>11.AY GERİDE KALIRKEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/TDW2P2INkyI/AAAAAAAAADE/kj5vSL6avgo/s1600/IMG00256-20100630-2143.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5491495703992439586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 240px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/TDW2P2INkyI/AAAAAAAAADE/kj5vSL6avgo/s320/IMG00256-20100630-2143.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Haftalar, aylar nasıl da geçmiş...&lt;br /&gt;Ufaklığın doğumgününe 3 haneli rakamlar vardı derken, 28 gün kalmış.&lt;br /&gt;Bugünleri hayal bile edemezken, yaşayıp geçiyorum farkında değilim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük kızım karne aldı, hepsi pekiyi, gururlandık. Ancak okulun son haftası 7 gün boyunca düşmeyen ve sebebi bilinemeyen ateşi ile bizi çok korkuttu. Ateş düşürücü, duş, novalgine damla, herşeyi denedim. Son çare novalgine damla ile sadece 38,5’a düşürebildik. O da 1 saatliğine. Novalgine’i hayatında 3.kere kullanıyorum. Yarım saat duşta tuttuğum çocuğu, duştan çıkartınca ölçtüğümde gördüğüm değer 40,6! Önce kusma, sonraları ishal. 1 haftada 2 kilo verdi papatyam. Tüm tahlilleri sorunsuzdu. Sebebini bulamadık. Doktor yaz gribi dedi. Aman şükür geçti. şimdi tatilin verdiği hımbıllıkla verdiği kiloları geri alır tahminim! Karne hediyesi, bisiklet alalım diye motive etmeye çalıştım ama illa ki scooter istedi. Işıklı bir scooter aldık. Pek mutlu şimdilik. Bisiklet içimde uktedir. Annem düşerim diye bana aldırmamıştı. Evet, hiç bisikletim olmadı. Binmeyi de çok iyi bilmem. Arkadaşlarınkine binerken ne kadar öğrendiysem işte. Şimdi kızıma yalvardım ama yok, istemedi. Seneye belki fikri değişir.&lt;br /&gt;Gitar çalma konusunda epeyce ilerledi. Öğretmeninden ve kurs yetkililerinden hep övgü dolu şeyler duyuyoruz. Bu çocuk sanatla ilgili bir alanda başarılı olacak tahminimce. Bir de gitar çalışma konusunda problem yapmasa. Yeni şeyler öğrenmek güzelmiş, ama pratik yapmak çok sıkıcıymış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük kuzumda ise bir sürü yenilik var. 7 aylıkken ilk dişlerini çıkarmıştı. Şu anda 4 dişi var. 5 ve 6. dişleri zorlamaya başladı. Birkaç gün içinde sanırım onlar da gelecek.&lt;br /&gt;10 aylıkken de yürümeye başladı. İlk haftalarda emekleme ile karışık yürüyordu. Şimdi emeklemeyi tamamen bıraktı. Pıtır pıtır yürüyerek dolaşıyor. Düşse bile doğrulup kalkabiliyor. Tabi yaramazlık seviyesi de hızla artıyor. Sürekli bir muzırlık peşinde. Saksıların dibini eşelemek, prizleri kurcalamak, dolap çekmece karıştırmak. Dün sabah iki eliyle orkide saksısının dibine dalmış, toprakları salonun köşesine saçmış, üstünü başını batırmış 2 dakika içinde. O kadar da sevimli ki, kızdığım zaman bile, şebek şebek sırıtıyor.&lt;br /&gt;Gece uykuları hala düzene girmedi. Emmeye hala devam (şükürler olsun!) 2 saatte 1, bazen saat başı kalkıyorum. Ama emsin de razıyım modundayım şimdilik.&lt;br /&gt;Hafta sonu ilk kez denize girdi. Tahmin ettiğimiz gibi bayıldı. Bir ağustos kızı olarak, çok mutlu oldu sudayken. şap şap elleriyle vurdu, neşeyle çığlıklar attı. Ablasını yüzerken görmek de olumlu yönde etkiledi sanırım. Bakalım inşallah keyifli deniz sefaları yaparız bu sene hep beraber...&lt;br /&gt;Ayrıca artık bidi bidi konuşuyor. Fakat çoğunu anlamıyoruz!!!. Bulduğu herşeyi telefon gibi kulağına götürüp “Ayoaa annee” diyor. Tüm oyuncakları biliyor artık. Ablası ile kumanda kavgası yapmaya başladılar bile. Kendi oyuncaklarından ziyade, kumandalar, terlikler, gazeteler ve zararlı ne varsa onlarla oynamak istiyor. Al diyor, canı isterse anne, baba, abba diyor. Çok oyuncu, herşey oyun onun için. İşten döndüğümde bir yapışıyor bana. Paçamda geziyor sürekli. Özlüyor beni. Ah canımın içi...Ablası da o aylarda tuvaletin kapısında beklerdi beni. Bu minyatür de öyle oldu. Fiti fiti geziyor işte evin içinde hiç duru durağı yok. Dolayısıyla hiç de kilo alamadı 2 aydır. 11 aylık çocuk hala 9 kg. Zayıf, minyon bir tip olacak herhalde benim bu kızım. İştahı çok çok da kötü değil. Diş çıkarma dönemlerinde yemiyor, ama bu normal zaten. artık hareketlendiği için sanırım kilo alımı da durdu, neyse sağlıklı olsun da diyoruz veee takmıyoruzJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bense diyete başladım. 9 kilo verdim. Daha da vereceğim çok kilo var. Yavaş veriyorum, emzirdiğim için kalorisi bol ve gevşek bir diyet yapıyorum. Yani fazla zorlanmıyorum. Tek zorluk, tatlıyı hayatımdan tamamen çıkarmış olmak. İsteyince oluyormuş. Eşimin dondurmasınan bir ısırık alıyorum çok canım çektiğinde. Herkesin cesaretlendiren sözleri bana gaz veriyor. Eylülde kızımın okulu açılırken eski hallerime dönmüş olmayı hedefliyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki hafta tatile çıkıyoruz. Yıllık iznimden 1 hafta kullanıp döneceğim. Bir yazlık kiraladık, 3 sene önce de aynısını yapmıştık. Bakalım nasıl olacak?&lt;br /&gt;Blog tutma işini yine boşladım her zamanki gibi. İş yoğunluğu, depresif günler vs vs derken...&lt;br /&gt;Buraya not düşmek istedim işte olanları...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-1239872280057324986?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/1239872280057324986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=1239872280057324986' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1239872280057324986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1239872280057324986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2010/07/11ay-geride-kalirken.html' title='11.AY GERİDE KALIRKEN'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/TDW2P2INkyI/AAAAAAAAADE/kj5vSL6avgo/s72-c/IMG00256-20100630-2143.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6788155567861086291</id><published>2010-05-06T05:49:00.000-07:00</published><updated>2010-05-06T06:00:07.980-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>NEHİR İYİLEŞECEK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://acalya.blogspot.com/2010/05/tum-anneler-birlesin.html"&gt;http://acalya.blogspot.com/2010/05/tum-anneler-birlesin.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bloğunu yeni yeni takip etmeye başladığım Açalya'nın başlattığı bu harekete tüm kalbimle destek veriyorum. Bu kadar da güzel yazılamazdı herhalde, ellerine sağlık...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Nehir'in annesinin bloğunu arada ziyaret eder, nasıl gidiyor bakardım. Uzun süredir girmemişim demek, son gelişmelerden haberdar değildim. Herşey yolunda sanıyordum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu linki, Hülya üye olduğumuz mail grubuyla paylaştı. Ben de eşe, dosta yolladım. Facebook'ta yayınladım. Eşime de göndermiştim. Aradı, "Gerçekten böyle bir hediye ister misin" diye sordu. Bunun anlamı "2-3 gün sonra bana parfüm, kolye, yüzük, giysi, vs bok püsür almadım diye kapris yapar mısın?" Zavallı kocacım...İyi korkutmuşum gözünü...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Karınca kararınca, Nehir için yardımımızı yaptık. Herhalde hayatım boyunca unutmayacağım, hayatımın en anlamlı hediyelerinden biri oldu. Gözyaşlarımı zor tutuyorum düşündükçe, annesinin bloğunu okudukça.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İnşallah, inşallah başarı hikayelerini okuyacağız. Güzel haberler alacağız.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun...Nehir'in annesinin hayalleri de gerçek olsun. Nehircik çok iyi, çok sağlıklı olsun...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6788155567861086291?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6788155567861086291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6788155567861086291' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6788155567861086291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6788155567861086291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2010/05/nehir-iyilesecek.html' title='NEHİR İYİLEŞECEK'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6185149530767436189</id><published>2010-04-29T01:56:00.001-07:00</published><updated>2010-04-29T01:58:09.594-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><title type='text'>2 Çocuklu Annenin Tespitlerine Gel</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://hulyanintunasi.blogspot.com/"&gt;Hülyacım&lt;/a&gt; sobelemiş, bu sobe işini sallarsam sonra unutuyorum, içime dert oluyor, hemen yazayım. 2 çocuklu ve de yaşını başını almış biri olarak pek bir ahkam kesesim var fakat büyük kızımla küçük kızımın tipleri hariç, hemen herşeyleri birbirinin zıddı. Bu da tespit yapabilmemi çok zorlaştırıyor aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-          Anne sütü konusunda hülyaya katılıyorum. Emmek için uyanan ve uyandığında emzirilen bebeklerin deliksiz uyku olayı bence de zor. Özellikle 6.aydan sonra mıkırdandığında emzirmezsen belki olabilir. Ama ben, zaten sadece uykuda memeyi alıyor diye, her mık mıkında memeyi ağzına tıktığım için, deliksiz uyku yok. Zavallı tracy hogg mezarında ters dönüyordur herhalde...Sen o kadar kitap al oku, sonra ne deniyorsa tersini yap. Ne yapalım, ömrümüzden birkaç ay, hatta 1 sene feda olsun. Valla anne sütü alsın diye gecelerdir zombi gibi geziyorum. Emerek uyutuyorum, geceleri de emziriyorum. Ama bak bu sayede 9.ayı da tamamlattım neredeyse, şükürler olsun. Ben bu kadar uğraşmasam şimdiye anne sütü olayımız bitmişti.&lt;br /&gt;-          Özellikle ayaklanan, sıralamaya başlayan bebeklerin gece uykusunda bozulma oluyor. Gündüzki hareketliliğin getirdiği birşey mi, yeni keşiflerin bilinçaltında yarattığı heyecan mıdır bilmem, bu aylarda uzun süren uykusuzluk, gece sık uyanıp anne babayı deli etme durumları oluyor. (9 ve 10. aylar yani, hülyaya burada da katılıyorum)&lt;br /&gt;-          Çocukla bıcır bıcır sürekli konuşur, büyük insanmışçasına herşeyi anlatırsan çocuk erken konuşuyor. Büyük kızım 1.5 yaşında 2-3 kelimeli cümleler kuruyordu. (şimdi 7 yaşında, geçen Harward’tan aradılar, kızınız gelsin bizde okusun deyu, hemen süperanne moduna girmişim bakıyorum) şaka bir yana konuşma gelişimi için, sürekli konuşmak şart. Bakıcısı sessiz sakin olan çocukların daha geç konuştuğuna şahit oldum. Bizimki 2 yaşında değildi “şakıy şakıy yaamuy yaaayo” demişti.&lt;br /&gt;-          Tuvalet eğitimde, vakti geldiyse yani çocuktan gelen sinyalleri iyi gözlersen sorun 1 haftada halloluyor. 1 haftadan uzun süren eğitimlerde daha zamanın gelmemiş olduğuna inanıyorum.&lt;br /&gt;-          Çocuğuna aşırı verici, her dediğini yapan, herşeyin çocuğunun hakkı olduğunu düşünen, yumuşak ebeveynlerin çocuğu şiddete meyilli oluyor, diğer çocuklara vuruyor. (bizim 1 numara yıllarca arkadaşlarından sopa yedi, ezik olacak bu çocuk, sünepe olacak, herkes itip kakacak diye yıllarca dertlendim, şimdi çenesiyle çözüyor işi)&lt;br /&gt;-          İkinci çocuktan sonra kilolar daha zor veriliyor. Ayrıca doğum sonrası aynı kiloya insen dahi sırtın bile genişliyor sanki. Daha iri kıyım duruyorsun. Gömleklerin önü kapanmaz oluyor.&lt;br /&gt;-          Anne sütü arttıran mucizevi gıda diye birşey yok. Herşey bebeğin ihtiyaçlarına göre ayarlanıyor. Annenin ruhsal durumu da süt için çok etkili. Tatlıya abanırsan süt çok az bir miktar artıyor ama öyle dramatik bir artış değil. Ben diyeyim 10 sen de 20 cc.&lt;br /&gt;-          İkinci çocuğu da emzirdikten sonra, göğüsler göbeğe doğru meyil vermeye başlıyor. Estetik şart mı ne?&lt;br /&gt;-          Eğer anne bir konuda çocuğun çok üstüne düşüyorsa, o konuda mutlaka kronik bir sorun başgösteriyor. Örnek: yemek problemi. Çocuk annenin bu konudaki zaafını çok çabuk keşfediyor ve kullanıyor.&lt;br /&gt;-          İkinci çocuk hafif büyüyüp, sevimli hale geldiğinde, iletişime geçtiğinde,etraftan da ilgi görmeye başladığında, birincilerde kardeş kıskançlığı başlıyor. Kardeşe iyi hazırlanan çocuklarda bu dönem daha az hasarla geçiyor.&lt;br /&gt;-          İki çocuk arasında en az 4 yaş varsa kıskançlıkla başetmek daha kolay oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma şimdilik bu kadar geldi. Kimseyi mimlemedim. Arzu eden herkes yazsın, biz de okuyalım...&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6185149530767436189?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6185149530767436189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6185149530767436189' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6185149530767436189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6185149530767436189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2010/04/2-cocuklu-annenin-tespitlerine-gel.html' title='2 Çocuklu Annenin Tespitlerine Gel'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-1271228822604041452</id><published>2010-04-20T05:44:00.000-07:00</published><updated>2010-04-20T05:53:54.347-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş güç'/><title type='text'>SIKILDIM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Öküzlerle aynı ortamda çalışmaktan,&lt;br /&gt;Ortam gerilmesin diye uğraşmaktan,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hatta çalışmaktan,&lt;br /&gt;SIKILDIM BEN...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Her sabah en tatlı saatlerinde bebeğimi, bakıcısının kucağında, altta iki minicik dişiyle gülümserken bırakıp çıkıyorum evden.&lt;br /&gt;Arabaya binip, dünya kadar yol geliyorum. Her duyanın “neee, her gün o kadar yol mu gidiyorsun çalışmak için diye hayret!!!” naraları attığı kadar uzak bir yerde çalışıyorum.&lt;br /&gt;Ben buralardayken kızım okuldan geliyor. Annem karşılıyor. Ödevlerini yaptırıyor.&lt;br /&gt;Ben akşamın kör vakti evime kavuşabildiğimde, uyku öncesi taş çatlasa 2-3 saatimiz kalıyor. 9 gibi büyük yatıyor, 10 gibi ufaklıkla ben.&lt;br /&gt;Kızımla oyun oynamaya vaktimiz kalmıyor. Zira yemek ye, ufaklığı doyur derken büyüğün yatma vakti geliyor.&lt;br /&gt;Sağolsun yemek için oturttuğumda ağzını açıp, yiyip bitiren bir çocuğum hiç olmadığından, ufaklığa yemek yedirmek zaten bütün vaktimi alıyor. Kuş uçtu, daha dün annemizin, aaa bak burada ne varmış...kalan son enerji kırıntımı da bu seansta harcadıktan sonra, bazen kendimi duşa sürüklemem gerekiyor. Saçlarımı kurutmaya bile üşendiğim için gidip kısacık kestirmeyi düşünüyorum.&lt;br /&gt;Diş fırçala, ufaklığı yıka, giydir, zart zurt, yatma vakti geliyor. Onunla bir ben de devriliyorum.&lt;br /&gt;Eşimle bazen günlerce evde iki çift laf edemiyoruz.&lt;br /&gt;Elime bir kitap alıp okumayalı ne kadar zaman geçti bilmiyorum.&lt;br /&gt;Saçlarımın boyası gelip geçiyor, varoş kadınları gibi dipler iyice çıkıyor, millet uyarıyor da,  ancak o zaman vakit ayırabiliyorum.&lt;br /&gt;Uykusuzluktan hiç bahsetmeyeyim. Öğle yemeğinden sonra başım klavyeye düşüyor zor tutuyorum.&lt;br /&gt;Bütün bunlar varken, hiç olmazsa işyerinde sıkılmasam, uğraşmasam, yorulmasam...olmaz mı?&lt;br /&gt;35 yaşıma gelmiş de olsam, söz geçiremediğim bir özelliğim var. Gerilimden hoşlanmıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Münakaşayı sevmiyorum. Kavgadan kaçıyorum. Karşı taraf çok üstüme gelmedikçe, alttan alıp, ortamı yumuşatıp, espriyle, neşeyle geçiştiriyorum. Ne kadar güzel bir meziyet gibi dursa da, artık beni yorduğunu farkettim. Dahası sonradan içlenmeye başladım. “Bu kadar damarıma basmış, ben yine de salağa yattım, ağzının payını veremedim” der oldum. Şimdilerde işyerinde böyle bir vaka var. Son dönemde her dediğimi k.çndan anlayan, hödük hödük cevaplar veren bir tip var. Bu cevaplara gülüp geçerek, espri yaparak, sesindeki gerilimi görmezden gelerek, büyüklük yaparak savuşturduğumu sanıyordum bugüne kadar. Pozisyon olarak aynı durumda olmadığımız için, abla misali, "canım, sen beni ne kadar gersen de, seninle bir olmam ben, sen kendi edepsizliğinle kal" dercesine espriyle, hatta sevimlilikle geçiştirmeye çalışıyorum. Ama yok anlamıyor. Ben böyle yaptıkça öküzlüğün dozu artıyor. Ben de bayramlık ağzımı açmak istemiyorum. Zira patlarsam fena patlıyorum maalesef bu kadar birikim üstüne. benimki de doğru değil, ilk sivriliğinde ağzının payını versem bu raddelere gelmeyecektik. Hadi yanlış anlamışımdır, hadi öküzlüğüne ver, hadi bak sadece sana değil herkese öyle, hadi boşver diye diye bardak ağzına kadar doldu sanırım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir sürü bedel ödeyip geldiğim bu çalışma ortamında, bir de bu salak şahsiyetle uğraşmayı hiç istemiyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tüm dünyası işten ibaret olan tipler vardır. Başkaca hayatları yoktur. Sabahın köründe gelip, gecenin yarısı dönerler. Hafta sonları bile işe gelirler. Acırım, dışarıda bekleyen hayat bu kadar sıkıcı demek onlar için diye. Hiçbir sosyal çevreleri yoktur. Bu da onlardan işte. Yakında çocuğu olacak ama belki o zaman bir ışık yanar diye bekliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-1271228822604041452?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/1271228822604041452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=1271228822604041452' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1271228822604041452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1271228822604041452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2010/04/sikildim.html' title='SIKILDIM'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-8203723181578380091</id><published>2010-04-16T06:25:00.001-07:00</published><updated>2010-04-16T06:29:00.867-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2 çocukla hayat'/><title type='text'>NEDEN İKİNCİ ÇOCUK?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/S8hldNQu2XI/AAAAAAAAAC8/smDK3-edzFs/s1600/sisters.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460726100637178226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 295px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/S8hldNQu2XI/AAAAAAAAAC8/smDK3-edzFs/s320/sisters.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Özgür anne sormuş kaç çocuk yapmalı diye...&lt;br /&gt;Benim de zaten iki çocuklu hayat üzerine yazasım vardı iyi denk geldi.&lt;br /&gt;Fotoğrafta vaktinde OİP’in dalga geçtiği gibi şekil yaptım. Parçaları birleştiren çocukların resmini görür...&lt;br /&gt;Şimdi efendim, önce kendi çocukluğumdan başlamam gerek izninle günlük.&lt;br /&gt;Ben tek çocuğum, kardeşsizim. Haliyle bu konuda birşeyler diyebilesim var. Hayatım boyunca hep ama hep kardeş özlemi çektim. Kendimi bildim bileli kardeş istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükken evde oyun arkadaşı olmamasıydı beni üzen. Çoğu arkadaşımın ablası ya da abisi vardı. Ben yalnızdım. Hem sonra geceleri odada yalnız uyumaya korkuyordum. Sırf bu korkum yüzünden, odada bir nefes daha olsun diye, geceleri kanaryamın kafesini getirip kendi odama taşırdım. Annem kızardı tüyleri saçtın her tarafa diye. Ne komik, acıdım kendime buradan bakınca. Kardeş işte bu yüzden önemliydi, hem evde canım sıkılmayacaktı, hem geceleri korkmadan uyuyabilecektim, hem ben de herkes gibi kardeş sahibi olmuş olacaktım. Bu kadar yalındı düşüncelerim. Tam bir çocuğa yaraşır cinsten.&lt;br /&gt;Muhtemelen kızım da geçen sene, benzer sebeplerle kardeş de kardeş diye tutturmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annemin bir sağlık sorunu nedeniyle başka kardeşim olmadı. Hiç arkadaşsız kalmadım, çok dostum, arkadaşım oldu. kuzenlerim vardı. Çoğu ile kardeş kadar yakın olsak da kardeş gibi olamadık, olamayız da...Bu benim düşüncem, kardeşi olmayıp da yaşadığı hayattan hep çok memnun olan, eksikliğini ben hissetmedim diyen arkadaşlarım da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüdükçe evde bir dert ortağı aradım ben. Özellikle ergenliğin o buhranlı günlerinde, arkadaşlarıma bakıyordum da, hep ablalar-abiler arada bariyer oluyordu. Daha az hasarla atlatıyorlardı bu dönemi. Kardeşi olanlar da en azından anne-babaya karşı, evde zaman zaman tek vücut olabilme avantajına sahiptiler. Bense hep tek başıma geçtim o yollardan. Hiçbir zaman anlaşıldığımı hissetmedim. O yalnızlık duygusu hiç peşimi bırakmadı. Annemle babam yeri geldiğinde nasıl da birlik olup bana karşı durabiliyorlardı. Benimse yanımda kimsem yoktu destek olacak. Birçok arkadaşımın annesi dengeleri sağlardı evde. Benimki ise bunu hiçbir zaman yapamadı. Ortaokuldayken bir arkadaşın anket defterine yazdıklarımı okuduğunda, gelip benimle konuşmak yerine, gidip babama da okutmuştu mesela. Sonra gelsin fırçalar, yasaklar. İşte bunun gibi nedenlerle kendimi hep yalnız hissettim. Ama yanlış anlaşılmasın, hep sevildiğimi hissettirdiler bana. Sevgi eksikliği değildi derdim. Ama daha da çoğunu istiyordum. Bana aldıklarının yarısına, hatta 3’te birine razıydım. Zaten iki öğretmen maaşı ile öyle bollum bollum bir hayatımız olmadı ama bunun bile yarısı kabulümdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlendikten sonra ne olduysa, annem ve babamın evliliği çatırdamaya başladı. Çok gergin günler geçirdik. Tek çocuk olarak çok arada kaldım, çok yıprandım. İstemeden eşim de dahil oldu olaylara. Paylaşacak başka kimsem yoktu. Ama o da olaylara dahil oldukça, bir süre sonra benim üzüntümden dolayı, onlara kızmaya başlıyordu. Arada çok ince bir çizgi var. Derdimi paylaşayım derken, eşimle ailemin arasını bozmak da vardı. Birkaç sene içinde boşandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrası ayrı bir can sıkıcı periyot zaten. hiç girmiyorum. Yine seneler boyu lanet ettim kardeşsizliğime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken 2008’de babam aniden rahatsızlandı ve hastaneye düştü. 4 ay ömrümden ömür tüketen günler yaşadım. O dönemde onun yanında kardeşleri vardı. Neredeyse son nefesine kadar ablası başucundaydı. Ben akşama kadar çalışıp, sonra hastaneye uğrayıp, ihtiyaçlarını karşılayıp, bitap bir şekilde eve geliyordum. Fiziksel yorgunluktan ziyade, onun gözümün önünde eriyip bitmesini izlemek tüketti beni. Yine yalnızdım. Yine benim hissettiklerimi anlayacak, paylaşacak, benim gibi hissedecek biri yoktu. Yine eşim büyük destekçimdi. Ama kardeş başka, başka olmalı en azından. Yaşamadığım için bilmiyorum kardeş nasıl birşeydir. Ben hep öyle hayal ettim. Birçok arkadaşım, sen böyle çırpınırken, herşeye kayıtsız kalan, hastaneye bile uğramayan bir kardeşinin olmasındansa, olmaması daha iyidir dedi, yaşadıkları örneklerden dem vurarak. Ben öyle olacağını sanmıyorum, olmazdı. Benim diğer yarım gibi olurdu bence...neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O 4 ayın sonunda babamı kaybettik. Ben işte o dönemde kararımı verdim. Kızımın kardeşi olmalı dedim. O günlere kadar, kesinlikle niyetim yoktu bir çocuk daha doğurmaya.&lt;br /&gt;Babam edebiyat öğretmeniydi. Kardeş sözcüğünün, karındaş kelimesinden geldiğini söylemişti bir gün. Karındaş, aynı karnı paylaşan kişiler yani. Kızımın da aynı karnı paylaştığı, onu çok seven, bu dünyada katıksız güven duyabileceği bir kişisi daha olsun dedim. Hem yaşadıklarımı düşündüm. İnşallah onlar böyle şeylerle uğraşmaz ama, olur da kötü bir durumla karşılaşırlarsa, birbirlerine sarılabilsinler dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızımı büyütürken, ikinci çocuk fikrine o kadar uzakmışım ki, pusetini, kıyafetlerini, oyuncaklarını, herşeyini dağıtmışım birilerine. Hiçbirşeyini saklamamışım. Oysa bakıyorum, şimdi ikinciyi zinhar düşünmüyorum diyen arkadaşlar bile vermiyorlar böyle pahada ağır şeyleri sağa sola. Demek niyet var kafada bir yerlerde. Oradan anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamı kaybettikten sonra hayat elbette yine aynı akışıyla devam etti. 5 ay sonra ise, sürpriz bir şekilde hamile kaldığımı öğrendim. İnanamadım. Başta çok üzüldüm itiraf ediyorum. Aldırmayı bile düşündüm. Bir kere, hamileliğin son dönemleri izmirin nefret sıcaklarına denk gelecekti. Üstelik bebek doğduktan 1.5 ay sonra kızım ilkokul 1’ e başlayacaktı. Hayatının en önemli dönüm noktalarından birinde, evde viyk viyk bir kardeş olacaktı. Onunla gerektiği kadar ilgilenemeyecektik. Sonra kararım aklıma geldi. Demek ki uygun zaman bu zamanmış dedim ve doğurmaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamileyken neler yaşadığımı ve doğum sonrası 8 ayın nasıl geçtiğini bir sonraki yazıma bıraktım... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-8203723181578380091?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/8203723181578380091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=8203723181578380091' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8203723181578380091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8203723181578380091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2010/04/neden-ikinci-cocuk.html' title='NEDEN İKİNCİ ÇOCUK?'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/S8hldNQu2XI/AAAAAAAAAC8/smDK3-edzFs/s72-c/sisters.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-3331079569539420484</id><published>2010-02-03T07:33:00.000-08:00</published><updated>2010-02-03T07:35:42.478-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='6.ay'/><title type='text'>Şubatın İlk Yazısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/S2mXn1zSGDI/AAAAAAAAACs/zanZtytzlnQ/s1600-h/DSCN1619.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434041136112080946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/S2mXn1zSGDI/AAAAAAAAACs/zanZtytzlnQ/s320/DSCN1619.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Küçük kızım biraz hasta. Doktor bricanyl verdi. Önce 2 gün hafif ateş, arkasından geniz arkası akıntısına çevirdi. Eller sürekli ağızda. Ama kabarıklık, kızarma yok. İçeriden sürüyor herhalde dişler. Büyük kızımın da aylarca sıkıntısı sürmüş ancak dişler 12.ayda çıkmıştı. Ben keyifsizdim geçen hafta benden geçti kesin. Annem de keyifsiz yazık...Benim rahatsızlığım yüzünden Hülyalara gidemedik. Üzgünüz. Bir dahaki sefere. Arca da hastaymış azıcık. Gitmiş olsaydım kendimden bilecektim bak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük kızım karne aldı. Hepsi Pekiyi. Klasik 1. sınıf karnesi. Mutluyuz, gururluyuz. Şu anda babaannesinde... Yarım metre kar olan bir yerde...”Bugün hayatımın en mutlu günü” deyip kartopu oynuyormuş. Haklı kuzum. Buralara kar yağmaz ki hiç. Soğuk olur, ayaz olur ancak. Öyle özledim ki, içim daralıyor akşam eve giderken. Ev bomboş gibi. Halbuki ufaklık da az şamatacı değil. Ablası gibi gür sesli olacak maymun. Bir carlıyor bazen kulağımın dibinde, sağır oluyorum kısa süreli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufaklığın geçen ayki doktor kontrolünü yazamamıştım. 500gr almış yine istikrarlı kızım benim. Kilomuz 6790 idi. Çirozum...Muhallebiye devam ettik bu ay. Doktorumuz çorba, yoğurt, meyve başlayabilirsin dediği halde hemen başlamadım. Dolap süt dolu. Anne sütü varken onu alsın dedim. Sütüm de kilo aldırmıyor çocuğa, nasıl iştir anlamadım ama takmıyorum artık (külliyen yalan). Eskisi kadar takmıyorum diyelim hadi. Kiloları ben aldım çocuğum yerine. Ben devanası gibiyim, kızım küçücük anahtarlık gibi. Görenler kesin dalga geçiyordur. Özgüven sorunlarım başgösterdi yine...bu çocuğun da yapısı böyledir belki. Hani bazı insanlar vardır, manyak gibi yer ama incecik kalır. Belki onlardandır. Yoksa sütün kalorisi ile ilgili bir sorun olacağını sanmıyorum. Eskiler derler ya, sütün yaramıyor kızım...var mı ki böyle birşey? Aman alması gerekenin alt sınırını alıyor, buna da şükür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta sonu ilk sebze çorbamızı tattık. Ben salak gibi ilk çorbasına sormadan etmeden yerelması koydum. Tuna’nın Hülyası uyardı da, doktoru aramayı akıl ettim. Meğer alerjen olabilirmiş, daha erkenmiş. Güya tecrübeli anneyim. Çorbayı, Allah nazarlardan saklasın yalana yalana yedi. Sütlü pirinçliyi ittire kaktıra yediriyoruz. Tatlı sevmeyecek, tuzlu sevecek galiba bu kız. Kime çekti bilmem. Ben tatlı delisi biriyimdir. Aman sevmesin ne güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayaklar tam gaz çırpılıyor, sanki uçuşa geçecek. Artık her iki tarafa dönebiliyor. Sola, sağa. Yüzükoyundan sırtüstüne de dönüyor ama biraz uğraşıyor. Emekleme hazırlıklarına başladı. Solucan gibi kafa yerde, popo havada sürünerek hedefine ulaşabiliyor. Bir gövdeyi de kaldırmayı öğrense tamam emekleme işi. Elinden sevdiği birşeyi aldığınızda, tam kucağa alacak gibi yapıp almadığınızda yaygarayı basıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakların ikisini de ağzına götürüp cuk cuk emiyor. Acaip hareketli bir çocuk. Ondan et tutmuyor :) (kandırma kendiniiiii)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sütü soğuk sevmiyor, azıcık soğusun biberona kafa çeviriyor. Ee kızım anne memesi gibi kalibre değil işte biberon ısıtıcı ne yapalım, bulduğunla idare et azıcık. Sütü seven kamyoncu seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ablasına hasta, ama tam anlamıyla hasta. Sürekli sırıtarak onu izliyor. En çok ona kahkahalarla gülüyor. Tam bir abla fanatiği yetişiyor. Abla da mest tabii bu arada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük kuzumu özledim. 3 gün sonra ufaklık 6 aylık oluyor. İşyerinde günlerim yoğun geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010’un ilk ayını devirdik bile. Mart itibariyle diyetisyene başlıyorum. Bu da böyle biline. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-3331079569539420484?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/3331079569539420484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=3331079569539420484' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/3331079569539420484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/3331079569539420484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2010/02/kucuk-kzm-biraz-hasta.html' title='Şubatın İlk Yazısı'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/S2mXn1zSGDI/AAAAAAAAACs/zanZtytzlnQ/s72-c/DSCN1619.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-5529240900589166643</id><published>2009-12-22T04:25:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T04:40:51.409-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><title type='text'>Kısa, kısa, kısa</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SzC7ADnGSAI/AAAAAAAAACQ/XhqdoxPDS4o/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC075.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418035961370396674" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SzC7ADnGSAI/AAAAAAAAACQ/XhqdoxPDS4o/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC075.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div align="justify"&gt;-          Araba kullanırken, mesela 120 ile sol şeritte gidiyorum diyelim, sağ şeritte de bi dolu ağır vasıta sıralanmış. Yokuş çıkıyoruz. Arkamdan bi tane araba gelip, afedersiniz .ıçımın dibine kadar yaklaşıyor. Başlıyor selektör yapmaya. Ay deliriyorum o zaman. Napayım, tırların altına mı, önüne mi atayım kendimi. Az bekle, 3 saniye içinde yol vericem sana. Ama sinirim tutuyor, kamyonu geçsem bile vermiyorum bazen yol. Bu arkadaki salak selektörleri şakır şakır gözüme gözüme şaklatıp, sonra sinir olup, roaaaaarrrr şeklinde bir homurtu ile sağ şeritten basıp gidiyor, muhtemelen bana da küfrediyor o da ayrı...Bunu yapan erkeklerin tamamının iktidarsızlık sorunu yaşadığına %100 eminim desem inanır mısın sevgili günnük? Hele böyle panelvan, kamyonet ya da minibüs tipi bir araçsa, farları yüksek kalıyor benim arabama göre. Vallahi billahi timsaha benzetiyorum o anda dikiz aynasından bakınca. Sanki döt döte ilerliyoruz bi timsahla, öyle bi his...Ama bazıları efendi efendi, takip mesafesini koruyarak bekliyor. Yol açılınca çekiyorum sağa. Hani ben de 50-60 ile sol şeritte seyretmiyorum. Ama bi audi, bi volvo, bi 4X4 ile yarışamam elbette...&lt;br /&gt;-          Yine aynı manzara. Ama uzun zamandır gidip geldiğim için yolda radar olduğunu biliyorum. Sol şeritte yavaş gidiyorum bu kez hakikaten. Arkamdaki yine yol istiyor. Hemmmen sağa çekip geçmesine izin veriyorum. Kendisine az ilerideki polis kontrolünde, polise dil dökerken bay bay yapıyorum sonra. Hehehheheh...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-          Uzun yol şöförü gibi oldum, yol hikayelerim var artık resmen...&lt;br /&gt;-          Temizlikçim artık işi iyice savsakladı. Salonda zaten topu topu 2 fotoğraf çerçevesi, 2 tane de mumluk var. Onları bari kaldır da rafın tozunu öyle al be kadın. Bezi etrafından geçirme. Arkalarında yazı yazacak kadar toz kalıyor. Lavabolar desen ona keza. Artık evim cumaları temizlik kokmuyor. 8 yıldır geliyor, iyice yavşadı ilişkimiz. Derhal gözden geçirilmesi gerek...&lt;br /&gt;-          Bugün süt sağdığım poşet patlak çıktı. Ben geç farkettiğim için 20 cc sütüm boşa aktı. Çok sinir oldum çoook...firmaya mail attım, hiçbirşey çıkacağını sanmam ya neyse. İlk kızımda avent poşetler vardı, onda aynı şey başıma gelmişti. Firmaya mail attığımda hemen yeni bir kutu poşet, mama önlüğü vsden oluşan bi hediye seti göndermişlerdi...poşetin bir kutusu 35.6 tl hiç fena olmaz birkaç kutu yollasalar gönlümü almak babından ama nerdeeeee....&lt;br /&gt;-          küçük kuzumun gözündeki iltihap devam...bugün göz doktoruna gittik. Farklı bir tedavi ve masaj yöntemi önerdi. 1 ay sonra geçmezse basınçlı su ile açmaya çalışacaklar. Yine geçmezse operasyon olabilir. Gözyaşı kanallarında tıkanıklık varmış.&lt;br /&gt;-          Bir önceki hafta sonu çok güzeldi. Önce dostlarla brunch, küçük kuzuyu da aldım gittim. Orada tüm şirinliği üstündeydi. Sonra büyük kızın arkadaşının doğumgünü. Küçüğü anneme gazlayıp büyüğü alıp gittim. Annelerle tıkınıp lafladık. Pek eğlendim.&lt;br /&gt;-          Kuzumanım muhallebiye bayılıyor. Dün azıcık elma suyu da tattırdık. Şlap şlap yalanıyor. Meme konusunda da ehh işte, aynı şekil ittire kaktıra devam. Allah’ım şu 6 ayı bir tamamlasam o kadar dert etmeyeceğim. Anne sütünü arttırayım diye yemediğim şey hakikaten kalmadı. Nefret ettiğim ciğeri de yemeye başladım ya, kendimi alkışlıyorum...&lt;br /&gt;-          Çok şişmanım. Fil tabiri benim yanımda küçük kalır. Yine faik sönmezden giyinmeye başladım. Rüyamda sürekli kocamın beni jimnastikçi kızlarla falan aldattığını görüyorum. Sapık mıyım neyim. Eşim “tam erkek fantezisi olacak rüyalar görüyosun, manyak mısın sen” diyor. Harbiden manyak mıyım, hadi aldattığını göreyim de, jimnastikçi kız diye bir detayı neden zihnim ekliyor bu rüyaya? Freud olsa ne derdi acep?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-         Büyük maymunyes, kıskançlıklara başladı. dün akşam açık açık sordum. "Evet anne, kardeşimi kıskanıyorum, çünkü sen ona çok vakit ayırıyorsun" dedi. Ben de "evet haklısın, ben olsam ben de kıskanırdım, seni çok iyi anlıyorum" dedim. Yıllar önce gittiğimiz psikolog kadın böyle dememizi tembihlemişti. Çocuğa "aaa kıskanacak ne var, seni de seviyorum" demek yerine, seni anlıyorum demek lazımmış. Bu her konu için geçerli. Mesela "bunda ağlayacak ne var, hiç ağlanır mı" deriz hep genelde tepki olarak. çok yanlışmış. Çocukta "kimse beni anlamıyor, çok yalnızım" hissini güçlendirir, daha da kötü hissetmesine neden olurmuş. Oysa "seni anlıyorum, ben de öyle hissederdim" dersen, anlaşıldığını görür, kendini daha çok açar, dinler ve de daha kolay ikna edilebilirmiş. Ben de çocukluğuma dair birkaç şey anlattım. Bende kardeş olmadığından, kuzenlerimi kıskandığıma dair anlattığım şeyleri inandırıcı bulmadı. "Onlar gece sizin evde kalmıyormuş ki" dedi kestirdi attı...Kardeşinin beslenme ve birçok temel ihtiyacı için bana ihtiyacı olduğunu, kendisinin de böyle büyüdüğünü söyleyince, "neden anne sütü alması gerekiyormuş, mama da içebilir" dedi sıpa. ama genelde çok sevecen ve müşfik, kardeşine karşı. Etrafta gördüğüm birçok çocuğa göre çok daha iyi atlatıyor bu dönemi sarı kuzum benim...&lt;br /&gt;-          Yeliz senin mimin hala aklımda, söz valla cevaplayacağım. Ciddiye almadım sanma oldu mu şeker?&lt;br /&gt;-          Yılbaşı geliyor, derhal bi bilanço yapmak, yeni kararlar almak gerek :) 2009 bana neler getirdin böyle, 2010 senden bunnarı bunnarı bekliyom...türünde bi yazı yazasım var...&lt;br /&gt;-          Uykusuzum, küçük kuzu uyku düşmanı. Ama şikayetçi miyim, çok değil aslında. Gece uykuda da olsa emsin de, razıyım...&lt;br /&gt;-          Özgür annenin elasının doğumgünü geliyor. Hiç unutmuyorum bloğuna sayaç koymuştu. Elanın doğumgününe kaç gün kaldığını gösteriyordu. 253 günü falan görünce oooy daha ne çok var, nasıl hevesle bekliyordur şimdi diye düşünmüştüm..Şimdi ben hesapladım, bizim kuzukulağın doğumgününe 226 gün varmış. Büyük maymununkine 68 gün. Hep büyüğün doğumgününde küçük 7 aylık olacak diye seviniyordum. O günlere de az kaldı şükür...&lt;br /&gt;-          Şimdilik burada kesiyorum. Aslında bi yazasım var, bi yazasım var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Fotoğrafı araba kullanırken çekmedim. Sağ koltuktaydım  :) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-5529240900589166643?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/5529240900589166643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=5529240900589166643' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5529240900589166643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5529240900589166643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/12/ksa-ksa-ksa.html' title='Kısa, kısa, kısa'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SzC7ADnGSAI/AAAAAAAAACQ/XhqdoxPDS4o/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC075.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-2961524385300217401</id><published>2009-12-10T07:05:00.000-08:00</published><updated>2009-12-10T07:06:15.854-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş güç'/><title type='text'>DANGOZUM, DANGOZSUN, DANGOZ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Adama dedim ki:&lt;br /&gt;Benim 20 dakika serbest zamana ihtiyacım var. Biliyorsun bebeğim var 4aylık. Onu emziriyorum ben...&lt;br /&gt;Derken lafı ağzımdan aldı.&lt;br /&gt;“Oooo, you can do, I dont want to see it...” (Aman aman yapabilirsin tabi, hiç görmek istemiyorum bu manzarayı gibi bi anlam çıkıyor söyleyiş tarzından)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allllaaam bütün dangozlar beni mi buluyor? Sanırsın şlak diye memeyi çıkartıp yanında emzirecem. Hayır işin garibi ortada bebek yok birader farkında mısın? Bi dur, bi dinle, bişey izah etmeye çalışıyoruz burada...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-2961524385300217401?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/2961524385300217401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=2961524385300217401' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2961524385300217401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2961524385300217401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/12/dangozum-dangozsun-dangoz.html' title='DANGOZUM, DANGOZSUN, DANGOZ'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-5199328848359128420</id><published>2009-12-08T00:58:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T01:06:40.530-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4.ay'/><title type='text'>BİN ATLI O GÜN AYGIRLAR GİBİ ŞENDİK</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sx4W0KQsKGI/AAAAAAAAACI/zxwzWFEEQaA/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC058.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412788887509280866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sx4W0KQsKGI/AAAAAAAAACI/zxwzWFEEQaA/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC058.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                                            "Poğaçaya geeeeeel, sıcacık yeni çıktı fırından"&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Sevgili günnnüüük...&lt;br /&gt;Nasıl oldu anlamadım, ammaa hayatımda değişen hiiç bişey olmamasına rağmen, benim terellelilerin bir kısmı kayboldu. Hani bakıyorum ne değişti, ne oldu. tek değişen yaşım anasını satayım. 35te keramet mi vardı da erdim birden? Hani bebekler bazen 40’ı çıkınca mucizevi bi şekilde değişir ya, o hesap. Ben de 35’inde insan-ı kamil mi oldum nedir???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Misal eskiden, önceki günden 10cc eksik süt sağınca, “böhü sütüm bitti, çocuğum kof mama çocuğu olacak” diye dertlenir, ağlar, tosur tosur burnumdan solurdum. Şimdi bakıyorum, sağabildiğimi sağıyorum. Amaaan diyorum, buna da şükür, doymazsa kalanını mama içer. (bu arada ilk örneği süt ile alakalı bi konudan vermem, ne kadar değiştiğim konusunda şüpheler uyandırmıyor değil)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka misal eskiden çocuğun kilosuna takardım kafayı. “Ah ulan ah yine az kilo almış. Besleyemiyorum ben bu çocuğu” diye günlerce zırıldardım. Bu ay rekor kırmış, 440gr almış yavrım. Şimdiye kadarki en kötü skor. Ama ben, “amaaan anası şişman, babası şişman, zayıf olsun, canı içinde olsun” diyorum, anneannemin deyimiyle...Ama gerçekten, çocuk neşeli, gelişimi güzel, ee napayım, birkaçyüz gram eksik oluversin. Kilosunu 6 aylıkken ikiye katlamayıversin. Kilo:6340, boy 63.5cm bu arada...etiyopyalı kuzum benim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü küçük kuzunun doktor kontrolü vardı. Efenim kaptık yavruyu götürdük. Ben hedede hödödö sorularımla doktoru bayarken, çocuk yine cooort kaka yaptı. Ne hain evlat yahu, geçen kontrolde de aynısını yapmıştı. Kaka yapmasa, çiş de vardı bezde, kesin 100 gr daha fazla çıkacaktı en az. Eşim bir kızdı, bir kızdı. Güya o da hiç takmıyor! ya kilo konusunu. “Sen gereksiz sorularınla vakit geçirtmesen çocuk iyi kilo almış çıkacaktı” diyor. Gereksiz dediği soruların %90’ı yine sütle ilgili. Kilo alımı için, “bu ay büyük hastalık atlattı, az kilo alması gayet normal" dedi tohtur beyimiz... bu ay pek sevdim kendisini, yanaklarını sıkasım geldi. 2.ay kontrolünde nedendir bilmem gıcık olmuştum. Herhalde benim heyheylerim üstümde olduğundan böyle hissettim. Adam 7 yıldır aynı adam.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bu arada doktor “dönüyor mu” diye sordu. Şimdi birkaç kere sırtüstünden yüzükoyuna döndü ama öyle fıttırı fıttırı seri bi şekilde dönmesi yok. Hemen olaya klasik tavrımla yaklaştım:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ben: Doktor bey, dönmesi mi lazım? Hani dönüyor dedim ama, tesadüfen dönmüş olabilir. 1-2 kez gördüm onu da, bir daha yapmadı.&lt;br /&gt;Dr.: yok yahu, tesadüf mesadüf, dönmüş ya işte.&lt;br /&gt;Ben: Yani seri bi şekilde dönmesi gerekiyorsa, öyle dönemiyor, çalıştıralım mı çocuğu&lt;br /&gt;Dr. :ehehehe yine buldun takacak bişey.&lt;br /&gt;Ben: Olur mu, olimpiyatlara hazırlıycam ben bunu, ehi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, akşam eve geldik. Vatandaşı bizim yatağa sırtüstü bıraktım. Elimi yıkadım geldim, baktım hoop dönmüş!!!! Konuşmalardan alındın mı a kuzum???&lt;br /&gt;Hafta sonu sürekli döndü. Ben de oyuncak buldum ya artık. Habire kuzu çevirme gibi, döndürüp döndürüp zevklendim.&lt;br /&gt;Büyük kızım sırtüstünden yüzükoyuna 4.5 aylıkken dönebilmeye başlamıştı. Bu çelimsiz ya, daha erken döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonracığıma, ek gıda serüvenimiz başladı. Sadece muhallebi verdi. Milupa sütlü pirinçli...15 gün sonra meyve başlayacağız. Cumartesi akşamı ma-aile kamera ile ilk muhallebisini yedirdik. kameraya ablası çekti. “şimdi huzurlarınızdaaaa...” diye sunum da yapmayı ihmal etmedi. Küçük kuzum, pek sevdi muhallebiyi. Yutma konusunda sandığımdan daha becerikli çıktı. İlk gün 4-5 kaşık yedirdim. 2.gün 10 kaşık civarı. Anlamadığım, kutunun üstünde 130ml suya 5 kaşık diyor. Ben 30ml ile hazırladım. Onu bile bitirtmedim. 4 aylık bebek ne kadar tüketebilir ki bir öğünde. Kaç cc hazırlamalıyım, unuttum ben 7 yıl oldu. doktora bir sorayım bunu. 5 kaşıkla hazırlanmış muhallebi bizim bıdık için çok bence. Neyse de yalana yalana, güle güle yedi muhallebiyi maşallah kırk bir kere...tabi anası aylardır tatlıları, helvaları, kompostoları götürüyor süt olsun diye. Çocuk anne sütünden alışık şekerli tatlara. Sen ye cheesecakeleri, ye tiramisuları, ye pastaları. 2 ay sonra ver kerevizi, ver brokoliyi çocuk yemeyince aaaa yemiyor nedeeeen, diye dertlen sonra...Bakalım çorba, yemek faslında neler olacak görüciiiiiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün dünyaları içmiş bu arada. Normalde tüm gün içtiği sütü, öğleye kadar bitirmiş. Şimdiye kadar tam onun içtiği kadarı sağıyordum. Birebir gidiyorduk. Bugün gerisinde kaldım ilk defa. Ee artık miniğim büyüyor. Büyüme atağı da olabilir diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ordan burdan yazdım ama genel anlamda 4.ay kontrolumuz çok iyiydi. Doktorumuz sütümün yeterli olduğu konusunda bana telkinde bulundu. Emdikten sonra ağlarsa mama teklif edeyim mi, sütüm azalıyor nasıl arttırabilirim, şeklindeki artık bence de iç sıkan sorularıma hayır diye cevap verdi. Sen ona yeten sütü üretebiliyorsun. Muhallebiye de başla yeter dedi nokta...eşim de karşıdan sürekli kaş göz ederek konuyu kapatmamı istediğinden artık sustum. Evet baylar bayanlar. Şükürler olsun %90-95 anne sütü vererek 4 ayı tamamlattım ben bu kuzuya. Bundan sonra ek gıda serüveni de başlayacak. 2 ay daha ağırlıklı anne sütü verebilirsem ne ala. Veremezsem canım sağolsun. Alooo süt mafyası, duydun mu? Başta kayınannemm...her seferinde “aman babası da 4 ay içti, sonra bıraktı, babasına benzeyecek herhalde” dedi. Moral vermek yerine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde ek gıdaları yiyebilecek olmasının getirdiği bir adamsendecilik bir boşvermişlik var artık üzerimde. Çocuk biberon maması içmesin ama muhallebi, meyve, çorba alsın. Böyle saplantılıyım işte. Salağım salaaak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi büyük kuzuyu baleye götürdüm. Dün de evde danalar gibi tepişerek oynadık. Babasına pis pis şakalar yaptık. Digitürkte kaydettiği program adlarını değiştirdik. Grey’s anatomy kaydetmiş mesela, onu “gıcık ...”, entourage’ı “kıro ...” CSI Miami’ yi “Hadi leynn” olarak değiştirdik. Kuzum gülmekten bayıldı bunu yaparken. Farkettirmeden yazma çalışması yaptırmış oldum eğlenerek, ne akıllıyım yahu...Sonra kovalamaca oynadık. Ama çıldırdı oynarken. Bu hafta sonu süt takıntılarımı artık geride bırakıp ona vakit ayırınca, nasıl mutlu oldu. son günlerde tavan yapan huysuzlukları minimuma indi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük kuzudaki bir başka gelişme, artık şirret şirret bağırmaya başladı. Ama ne bağırmak, daha doğrusu çığırmak denir böylesine. Eiiiiiii, aaaaaaa, iiiiiiiii, sevinçten mi kızgınlıktan mı yapıyor artık anlamadım. Oyuncaklara acaip ilgi duyuyor artık. Hey yavrum hey, ser oyun halısını at üzerine günleri geliyor sanırım artık sevgili günnük...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada eşim bana tamtur alacak diye nafile bi beklenti içine girmişim. (yuh ayıp ayıp, söyleme bari) ayakkabı almış çok güzel bi tane. Tamturu 60 kilonun altına düşersem alacakmış. Hem de hangisini beğenirsem...yemişim tamturunu, verilen paraya acıyorum aslında ama hoşuma da gidiyor anasını satayım. Taklitleri var ya bunların, en iyisi onlardan almak. Ben anlamam karşıdan görsem taşı gerçek mi değil mi. Du bakayım ben bi el atayım bu işe...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;60 kilonun altına inemeyecek olmayı sessizce kabullenmiş gördüm kendimi bu arada....&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Neyssseee işte böyle böyle geçiyor günler. Bu hafta işte psikopat hafta. Gavuristandan bir sürü misafir geliyor. Şimdi işin yoksa onlara ehm, yu nov, ay em birestfiiiding, dets vaay şeklinde durumu açıklamam ve sağım işlerimi organize etmem gerek. Elin adamı inşallah mel mel bakmaz suratıma. Bakarsa getirip odamdaki devasa pompayı adamın göğüslerine takmak suretiyle izah etmeyi düşünüyorum zira...bu hafta da bi geçse şöyle... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-5199328848359128420?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/5199328848359128420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=5199328848359128420' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5199328848359128420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5199328848359128420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/12/bin-atli-o-gun-aygirlar-gibi-sendik.html' title='BİN ATLI O GÜN AYGIRLAR GİBİ ŞENDİK'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sx4W0KQsKGI/AAAAAAAAACI/zxwzWFEEQaA/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC058.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-2582041373410983076</id><published>2009-12-04T05:28:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T05:34:59.706-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğumgünü'/><title type='text'>Bugün Benim Doğumgünüm</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SxkPz0qN6FI/AAAAAAAAACA/Y224jprMVK4/s1600-h/fromgod.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411373810245822546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SxkPz0qN6FI/AAAAAAAAACA/Y224jprMVK4/s320/fromgod.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tarihe not düşmek adına yazıyorum. Bugün ben 35 oldum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yolun yarısına bile gelmedim ama henüz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ben, 2 çocuklu, ruhu 5 kendisi 35 yaşında bir kadın oldum...Koskoca, kerli ferli, bıngıl bıngıl, herşeyi kafaya takan ama kendisi hükümet gibi bir kadın oldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana en güzel hediye 2 çocuğum ve sevgilimle, uzuuuun, mutluuuu, sağlıklıııı bir ömür diliyorum kendime....&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-2582041373410983076?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/2582041373410983076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=2582041373410983076' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2582041373410983076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2582041373410983076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/12/bugun-benim-dogumgunum.html' title='Bugün Benim Doğumgünüm'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SxkPz0qN6FI/AAAAAAAAACA/Y224jprMVK4/s72-c/fromgod.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-5155224456165450626</id><published>2009-12-02T03:07:00.000-08:00</published><updated>2009-12-02T03:12:05.426-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><title type='text'>AİLECEK DOMUZ GRİBİ GEÇİRDİK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Ailecek kabus gibi günler geçirdik sevgili günlük.&lt;br /&gt;2 hafta önce Cuma akşamı büyük kuzum ateşlendi. Cumartesi doktorundaydık hemen. Büyük ihtimal domuz gribi, izleyelim dedi doktoru. Hemen bebeğin odasını ayırdım. Kıyafetlerimi bile değiştirdim onun yanına girerken. Bu arada büyük kuzumun durumu kötüleşti. Gece ateş, ibufene rağmen 40lara çıktı kulaktan. Ateş düşürücüye rağmen ateşin düşmemesi, ikinci kere başıma geliyor. 2.5 yaşındayken 6.hastalık geçirdiğinde olmuştu bir de. Baktık ateş artıyor, verdiğimiz son çare damlayı da kusuyor, kaptık acile götürdük. Orada iğne yaptı doktor ve iğne ile düştü ateş. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Dakikada bir kollarında atletli bir çocukla koşan koşana idi acile. Moralim bozuldu. Kınalı kuzum, yanakları pençe pençe kızarmış, pijama ve atlet ile, gecenin birinde uykusuz ve huysuz, bekledi ateşinin düşmesini. Beraber dev akvaryuma bakarak, ellerimizle oyunlar oynayarak, sürekli alnını öperek bekledik.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ertesi gün de hiç çıkmadı ateş. Ailecek mutluyuz tabi ama ben tetikteyim, küçüğüm daha pek minik ya. O yüzden. Bu arada bizim yatak odasında hapis hayatı yaşıyoruz onunla. Ama nasıl mutluyuz. Tam bir tatlı hayat. Sakin sakin emiyor, uykular uyuyoruz beraber. Fırtına öncesiymiş meğer...Arada büyüğüme bakıyorum. Onu babası ve anneanne idare ediyor, ben küçükle haşır neşirim. Derken Pazar sabaha karşı 6 gibi küçük kuzumun da yanmaya başladığını farkediyorum. Kendisi de huzursuz, ağlıyor. Emmek istiyor, aç, ememiyor. Uyumak istiyor, uyuyamıyor. Gözleri bulanık bulanık bakıyor.&lt;br /&gt;Bu arada büyük kuzu uyanıyor, bakıyoruz, onun da ateş çıkmış yine.&lt;br /&gt;Allah’ım kabus gibi...&lt;br /&gt;Yaşadığım çaresizliği, acizliği, acıyı anlatamam....&lt;br /&gt;Yalvar, yakar acil randevu ile doktorumuza gidiyoruz.&lt;br /&gt;Test yapılıyor, bingo ikisi de domuz gribi.&lt;br /&gt;Bu arada ortalık hasta çocuk kaynıyor, çoğu da domuz gribi diyor sekreter.&lt;br /&gt;Ben birden sakinliyorum. Her durumda zırlayan ben, panik olan ben, inanılmaz rahatım. Sonunda oldu psikolojisi midir bilmiyorum artık.&lt;br /&gt;Espriler yapıyorum. Şarkılar söylüyorum, moral veriyorum. Ooh diyorum, yırttık artık, bu kış rahatız, alışveriş merkezine gidememe stresinden kurtulduk diyorum...&lt;br /&gt;Doktor tamiflu tedavisine başlıyor ikisine de. Bebeğe şurubunu vermek gerek ama şurup piyasada yok. Nasıl stres oluyoruz yine. Ama dostlarım sağolsun, bana buluyorlar şurubu.&lt;br /&gt;Şimdi anlatması kolay ama yaşarken neler hissettim bir ben bir Allah bilir. Ömrümden ömürler gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük kızımı ateş düşürücü şurup, tamiflu ve antibiyotik ile, küçük kızımı tamiflu ve ateş düşürücü fitil ile tedavi etmeye çalıştık. Şükürler olsun, fazla uzun sürmedi. 1 gün sonra annem ve ben de hastalandık. Ağır bir grip gibi geçiyor bu pis hastalık. Annem epeyce hırpalandı. Bense yatamadım bile. İki kuzum hasta, annem hasta, nasıl yatayım. Canımı dişime taktım. Allah da sabrını verdi sanırım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ama acısı sonradan çıktı. Öyle depresif ve kötü bir bayram tatili geçirdim ki, kabus gibiydi. Üstelik ortada hiçbir sebep yokken. Sanırım o kadar sıktım ki kendimi. O kadar bastırdım ki duygularımı, onun acısı çıktı...&lt;br /&gt;Gazetede, televizyonlarda her gün ölüm haberlerini duyarken, bu hastalık bizim evimizin içindeydi. 7 yaşındaki kızımda, 3 aylık bebeğimdeydi. Düşüncesi bile çıldırtıcı. Neyse geldi, geçti.&lt;br /&gt;Bana bıraktığı en pis miras, zaten az olan sütümün daha da azalması oldu. bebeğim ememedi, hastalıktan sağmaya fırsatım olamadı. Şöyle bir uzanmaya bile fırsat bulamadım değil süt sağmak. Bu da sütümü iyice azalttı. Sonra toparlayınca sağmaya falan çalıştım ama nafile. Ne yapsam da artmıyor artık. Hele bugün dünden bile daha az sağdım ki, dünün randımanı da yeterince kötüydü. İçim sıkılıyor düşündükçe. Ama daha ne yapayım bilmiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Oysa tam grip öncesi haftası yavaş yavaş rayına oturtmuştum işlerimi. Epeyce iyi de sağım yapabilmeye başlamıştım. Bebişim gece uykularını güzel uyuyordu. Tam o dönemde yazacaktım işte, nihayet güzel şeyler de olmaya başladı diye. Yazamadan hayatımız kaydı. Anne olmak işte bu dönemlerde çok zor. Çocuğunun hastalığı bir ebeveynin hayatında olabilecek en kötü dönemlerden biri. O çaresizlik duygusu ömründen ömürler götürüyor. Ben o kadar metanetli bir insan değilimdir. Ama artık 7 yaşında, herşeyi anlayan, duyguların farkında olan bir çocuğum var. İçim acısa bile gülmek zorundayım. Çünkü benim yüzümde gördüğü en ufak bir panikte, o daha çok korkuyor. Sarı papatyam benim. Üzüldüğü zamanlar, “canım çok sıkıldı benim” demeye başladı. Duygularını böyle tarif ediyor. Çok haklı, üzüntü, yürek burkan, iç sıkan bir şey.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sütümün azalmaya başladığını farkettiğim için bayram tatilini çok kötü geçirdim. Toparladıktan sonra sağım falan yapsam da nafile, eskiye dönemiyorum ki eski günlerde bile azlığından şikayet ederdim. Şimdi %40 düştü resmen. Bu ay ek gıdalara başlayacaktık zaten. sanırım formül de alacak artık bol bol.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ne diyebilirim ki. 2 kuzum da hastayken, kendim de hastayken, sütü düşünemedim bile. Hatta o dönemlerde ne kadar anlamsız şeylere takmışım, bir iyileşeyim süt umurumda bile olmayacak dedim. Hoş öyle olmadı. Yine çok üzülüyorum böyle olmasına ama bu durumda artık elimden birşey gelmiyor. Ben herhalde yapabileceğimi yaptım. Hatta duyan herkes beni ayıplayacak ama, artık geceleri yanımda yatırıyorum miniğimi. Sırtımı arkadan yastıkla destekliyor, memeyi de ağzına tıkıyorum. Yanyana öyle uyuyoruz. Arada emiyor cuk cuk. Çok hoşuma gidiyor emdikçe. Gündüzleri emmede problem çıkarıyor çünkü süt iyice azaldığından. Ben de emebildiği ender anlar uyuduğu anlar olduğu için, olabilecek en kötü ebeveynliği sergiliyor, memede uyutuyorum sürekli çocuğu. Sonuçta benim uyku kalitem de bozuluyor, uykusuz ve her tarafım ağrır vaziyette kalkıyorum yataktan. Ama tüm gece azar azar da olsa emiyor kuzum benim. Memeyi bıraktığı vakit, beşiğine koyuyorum. Bazen de yanına uzanıveriyorum. Tüm bunlar çok kötü uyku alışkanlıkları olarak elime patlayacak, hatta patladı bile biliyorum ama emzirmek benim zayıf karnım. Emzirebilmek için herşeyi göze almışım artık. Yeter ki 2 yudum daha fazla süt alsın.&lt;br /&gt;Bu kadar da takıntılıyım bu konuda. Büyük kızım bile farketmiş bu süt takıntımı. Geçen gün nereden konusu açıldıysa, cennette şöyle yaparsın, böyle yaparsın diye konuşuyordu. Bana kalktı şöyle dedi, “ooh sen de artık cennette bol bol süt sağarsın”  bir tanem kuzum, ilk gözağrım. Beni şu sıralar en mutlu eden şeyin bol süt sağmak olduğunu düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavru kuşum benim, bu konuya bu kadar önem vererek seni geri plana atışım, içimde öyle bir yara ki anlatamam. İlkokul 1desin, ilgiye en ihtiyacın olan dönemde, ben o kadar az varım ki yanında. Ödevlerini yalnız yapıyorsun çoğu zaman. Halbuki bakıyorum herkes anneyle yanyana yapıyormuş sınıfında. Ben yanına otuyamıyorum bile. Ama bu da bir hastalık mıdır, birşeylerin uzantısı mıdır bu süt takıntısı anlamadım. Kurtulamıyorum. Oysa şaka maka bebeğim 4 aylık oldu ve çok az mama takviyesi alıyor. Kilo alımı da hastalandığı zamana kadar iyiydi. O zaman kontrol ettiğinde 10 günde gayet güzel kilo almış demişti doktorumuz. Ama şimdi o günden bugüne gram oynamıyor ibre. Yine durdu. Ama kiloyu takmamayı başarıyorum artık.&lt;br /&gt;Bu arada 4 gün sonra 4 aylık olacak bebeğim, neler neler yapıyor artık.&lt;br /&gt;- kahkahalar atıyor, çığlıklar atıyor&lt;br /&gt;- kendi kendine söyleniyor. Aaa, uuu, iii, agguu, aggi ,eennni, bürrr bir sürü kombinasyonu var.&lt;br /&gt;- hemen gülüyor. Çok lokum çok.&lt;br /&gt;- uykusu geldiğini çok güzel belli ediyor.&lt;br /&gt;- artık nesnelere uzanıp eliyle tutuyor, hemen hoop ağza götürüyor.&lt;br /&gt;- dönme çalışmalarına başladı, sırt üstüden yüzükoyuna birkaç kere döndü. Eli altta kalıyor ya, onu da kurtarmayı bir öğrense...&lt;br /&gt;- destekle oturuyor&lt;br /&gt;- kafa ibibik gibi, mutlaka oturur pozisyonda olmak istiyor kucağımızda.&lt;br /&gt;- acaip salyası akıyor, eller hep ağzında&lt;br /&gt;- kendisi ile konuşunca eller kollar çılgın gibi hareket ediyor&lt;br /&gt;- kucakta ayaklarının üstüne bastırınca kısa süre ayakta duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım Cuma akşam kontrol var. Doktor bizi artık ek gıdalara geçirecek. Muhtemelen bu ay 300gr falan alabildik. Galiba muhallebi, yoğurt ve meyve püresi ile başlayacağız. Belki bu dönem kilo alımına iyi gelir, ben de moral buldukça sütüm artar. Bunca hastalık derdini geride bıraktıktan sonra, artık süt diye üzülmemem gerek. Her işte vardır bir hayır değil mi???&lt;br /&gt;.....&lt;br /&gt;Mevla görelim neyler&lt;br /&gt;Neylerse güzel eyler....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-5155224456165450626?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/5155224456165450626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=5155224456165450626' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5155224456165450626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5155224456165450626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/12/ailecek-domuz-gribi-gecirdik.html' title='AİLECEK DOMUZ GRİBİ GEÇİRDİK'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-8890030506414494845</id><published>2009-11-09T03:48:00.000-08:00</published><updated>2009-11-09T03:49:41.953-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4.ay'/><title type='text'>ÇALIŞMAYA BAŞLADIM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Buraya 2 gün önce yazsaydım çok güzel bir yazı çıkabilirdi günlükcüm. Ama bugün Pazartesi, bugün ben pek bi kötüyüm.&lt;br /&gt;Geçen hafta başında işe başladım. Çok mutsuzum be günlük...&lt;br /&gt;İsteğim ömrü billah evde oturup, sabah sabah seda sayan kadınına dönüşmek değil. Bir 6 ay evde olabilseydim, kuzucanımı 6 aylık edebilseydim, büyük kuzumu 6 ay okuluna yollayıp, gelişini görebilseydim...&lt;br /&gt;Çok değildi yani isteğim, bu kadarcıktı. Sonrası yine çalışsaydım. O zaman da kolay olmayacaktı ama ruhum, vücudum biraz daha dinlenecekti. İşleri biraz daha yoluna koymuş olacaktım. Çok yorgunum be günlük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha 3 aylık kuzu, pek küçük, anne memesinden ayrılmak için pek minicik daha be günlük. Gündüz işyerinde, bilgisayarda çocuklarımın fotoğraflarını açıp, göğüslerimi makinaya takıp, ağlayarak sütümü sağıyorum. Ben mekanik bir aletle haşır neşirim 3 aylık kuzucuğum yerine...O garibim de evde plastik bir biberondan içiyor sütünü annesinin sıcak göğsü yerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba ondan mı geceleri sürekli mızırdanıp, göğsümde kalmak istiyor sence günlük?&lt;br /&gt;Tracy mracy hak getire deyip, tüm gece göğsümde tutabilirim onu aslında ama, benim de işim zor...tüm gece onu emzirmelere kalkıyorum. Sonra sabah 7’ de son emzirme seansına başlıyorum. Genelde tek göğsümü emmiyor, uykuya teslim oluyor. Kalkıyorum, büyük kuzumun hazırlanmasına yardım ediyor, saçlarını yapıyorum. Onu öpüp koklayıp okuluna gönderiyorum. Sonra hızlıca bir kahvaltı edip, hazırlanıp evden çıkıyorum. 80 km araba kullanıp işe geliyorum. Hemen bir posta sağım yapıyorum. Sonra bilgisayarımı açıp çalışmaya başlıyorum. Gün içinde 2 saatte bir süt sağıp, aralarda da toplantılara girip, çalışmaya çalışıyorum. Sonra akşam yine 80km araba kullanıp, karanlıkta eve dönüyorum. Koşa koşa kuzumu emziriyorum. Sonra akşam yemeğini yiyoruz, büyük kuzumun ödevlerini yaptırıyorum. Onunla vakit geçiriyorum biraz. Genelde küçük kuzu nöbetleşe kucağımızda oluyor. Sonra masalını okuyup yatırıyorum büyüğü. Fırsat bulursam bir duş ve sonra küçük kuzuyu emziriyor, uykuya geçişini sağlamaya çalışıyorum. O uyursa ben de uyuyorum hemen. Böyle geçiyor günlerim. Genelde uyku saatim 12-1’ den önce olmuyor. Gece uyanmaları vs. derken çok uykusuzum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sağdığım süt miktarlarını kafaya takıyorum. Bugün mesela biraz az çıktı. Halbuki, pek iyi gidiyordu. Arkadaşın göğsünden çıkan miktarın, benden 1 ay küçük bebeği olmasına rağmen, benimkinin 2 katından fazla olduğunu görmek de pek moralimi bozdu günlük. Bu bizimkinden 1 ay küçük bebek, benim kızımın resmen 2 katı, yanyana geldiklerinde bizimki anahtarlık gibi kalıyor, minicik. Oysa bizimkinin de kilosu normal, boyu normal üzerinde. Ama yine de pek sıska işte, tombulcacık bir bebiş olmadı, olamadı...ben 2 saatte 1 ortalama 2 göğüsten 90 cc kadar süt sağıyorum. Arkadaş 180cc sağıyormuş. Hatta bugün sağdığım miktar 80cc’ye düştü. Hemen moralim bozuldu. Oysa büyük kızımdan biliyorum ki, bir süre azalır gibi olsa da sonra rayına oturacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzuyu 3. ay kontrolüne götürdük. Yine 600grcık almış. Bu kadar çabama, emeğime, aldığım fazla kilolara, harcadığım paralara karşılık bu kadar aldırabilmişim. Ama doktor herşeyin yolunda olduğunu söyledi. 500gr altına düşmedikçe hiç müdahale etmeyiz dedi. Gelişimi de gayet iyi, herşey yolunda diye moral verdi. Zaten önümüzdeki ay ek gıdalara başlatacakmış bizi. Anne sütü ile güzel gitseydi, 6. ayda başlatacaktı. Büyük kuzumda da böyle yapmıştık. Ne yapalım...&lt;br /&gt;Ben hastane tipi pompa kiraladım. Göğüslerimi biraz haşat etse de onunla sağım yapıyorum. Fil gibi yiyorum. Süt olsun diye yapmadığım yok. Emzirme danışmanından yardım aldım. 10 gün boyunca her emzirme sonrası sütünü sağ dedi. Ben ilk 3 gün yaptım. Sonra gece seanslarında kalkıp süt sağmak zor geldi. Zira sağım yapınca cin kesiliyorum, uykum açılıyor. Şimdi bir de işe başladım. Uykusuz araba kullanamam, üstelik uykuya da ihtiyacım var diye, sağma işini düzenli yapamadım.1 hafta dolmadan kestim neredeyse. Ondan mı azalıyor bilmiyorum. Yine herşeyde kendimi suçlama eğilimindeyim. Ama uykuya da çok ihtiyacım var. Uyumak istiyorum, yalan yok. Gece sağım yaparsam uykum bir açılıyor, dalamıyorum sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerede eski ben, nerede....bakıyorum buraya sürekli bunalım bunalım yazılar yazıyorum. Hakikaten nerede eski ben, ne zaman geri gelecek? “çok komiksin anne” diye kızımı ne zaman güldürebileceğim yine?&lt;br /&gt;Halbuki küçük kuzum neredeyse kahkaha atıyor artık. O kadar güzeldi ki hafta sonu. Mınış mınış kucağımdaydı, hele dün, izmir kapkara kararmış, yağmur indirmişken, koyun koyuna uyuduk onunla. Büyük kuzum da içeride gitarıyla “benim annem, güzel annem” şarkısını çalıyordu. Uyuyacağını bilsem onu da alacaktım koynuma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahh günlük ahh, ilk haftalarda bu günleri düşündükçe gelebileceğine inanamıyordum. Oysa şimdi tam özlediğim günlere kavuştum. En zor dönem olan ilk 3 ay bitti. Ama korkularım, endişelerim, üzüntülerim bitmedi. Yine anın tadını değil bokunu çıkarıyorum her zamanki gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de domuz gribi korkusu sardı mesela. Cumartesi bebişimi gezmeye çıkardım, komşulardan birisi tuttu, yüzünü elledi kızımın severken. Ben de diyemiyorum hemen, ellemeyin, dokunmayın diye basiretim bağlanıyor. Her gören bir dokunma ihtiyacında nedense. Bir mağazaya giriyorum, tezgahtar kız elini tutuyor. Delireceğim. Herkes potansiyel virüs taşıyıcısı gibi geliyor. Oysa büyük kuzum, hergün mikrop yuvasına girip çıkıyor. Okuluna yani...Allah çocuklarımı korusun diye dualar ediyorum. Çok da psikopata bağlamamak gerek. Yoksa insan kafayı yer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay ne uzun oldu yine. Aylarca yazamayınca, böyle birikiyor ve oradan buradan şuradan oluyor yazılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle sevgili günlük. Söz ver bana, bi dahakine şöyle eski ben gibi, gırgır, mutlu, şamata bir yazı yazdıracaksın bana tamam mı? Söz ver tamam mı???&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-8890030506414494845?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/8890030506414494845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=8890030506414494845' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8890030506414494845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8890030506414494845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/11/calismaya-basladim.html' title='ÇALIŞMAYA BAŞLADIM'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-4761722104232880231</id><published>2009-10-03T05:32:00.000-07:00</published><updated>2009-10-03T07:00:28.947-07:00</updated><title type='text'>anne sütü takıntım var a dostlar</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;valla sevgili günlük ne sen sor, ne ben söyleyeyeyim...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bugün 2. ay kontrolumuz vardı. 1 ayda 730 gr almış ve 5.280 olmuşuz. yine kilo alımı alt sınırda.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;meme emme krizleri tam gaz devam. memeyi 3 dakika emip ciyak ciyak ağlıyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;doktora göre süt az geliyor ona sinir oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;peki çözüm, sağıp biberonla vereceğim, sonra da üstüne ilave mama yapacağım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bugün hemen denedim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gündüzleri hiç uyumuyor kızım, en uzun uykusu 15 dakika. bugün mamayı da tepince sandım ki hemen uykuya dalacak, nerdeee, derdi açlık değilmiş meğer. uyku konusunda en azından.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;doktorda biraz emzirdim, sonra eve gelince sağdım, toplamda 110 cc süt çıktı. onu biberonla denedik, ittire kaktıra içti.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;2 saat olmadan ağlayınca emzirmek istedim. yine sağ memeyi 3 dakika emdi, solu hiç emmedi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;yine sağdım bu sefer 30 cc süt çıktı. süt yok yani...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;nasıl bir üretimdir anlamadım. sabah sağdığım ile arasında 3 kat fark var...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;tabi 30 cc birşeye yaramayacağı için onu vermedim. 60 cc mama yaptım. yine tam bitirmedi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;doktor zaten doyduğunu anlaman için biberonda biraz kalmalı diyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;"doktor ben bu anne sütüne kafayı taktım, mucize bir çözüm yok mu, ne olur söyle" diye yalvardım. çok sevdiğim 7 yıllık doktorumuz bu sefer biraz soğuk ve ilgisiz davrandı. "kadın kafasına sütüm yetiyor mu takıntısını soktuğu an sütü azalır" dedi. "ne yapmam gerekir" deyince de yapacak bir şey yok, takmayacaksın dedi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;buradan kaynanama teşekkürü borç biliyorum. daha kuzum 10 günlükken ve kütür kütür kilo alırken, ağladı diye bu çocuk kesin aç, süt yetmiyor, çekiyor çekiyor gelmiyor diyerek beynime bu fikri hiç aklımda yokken soktuğu için. tekrar tekrar aynı şeyi yazıyorum galiba burada da. çok içime işledi. lohusanın yanında nasıl söylersin bunu. üstelik cahil bir kadın da değilsin. babası gibi içmeyecek herhalde o da anne sütü deyip duruyor şimdi de emme krizlerimizi duydukça. insan moral verir, düzelir kızım der, geçer der, ne bileyim inanmasa bile moral verir. ben de öfkemi boşaltacak bir yer ve olayda bir suçlu arıyorum galiba...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;valla ne diyeyim, süt olsun diye yapmadığım yok. bu sabah eşime dedim hatta, insan .oku süt yapıyor her gün bir avuç yemek lazımmış diye duysam onu bile yiyeceğim yakında, dedim de güldü.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;alkolsüz bira, tahin helvası, still tea, hurma, rezene, günde 3 litre su...ne duysam deniyorum, yok artmıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;arefe günü tartıma götürdüğümde 15 günde 500 gr almıştı ve çok iyiydi. ondan sonra bu olayı kafaya da takmadım, ama son 15 günde 280 grcık aldırabilmişim sadece...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ama artık yapabileceğim bundan öte birşey yok. sürekli emzirmeye çalışıyorum. orada sakin diye aspiratör altında emzirir oldum artık. herşeyi yapıyorum. daha ne yapayım. ne yapayım...benim elimden geleni bu...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;umarım böyle de olsa 6 ay anne sütü içebilir yavrum. 2. ayın son 2 haftası gerçekten krizli geçti. bakalım belki mamayla desteklenince sütüm de yoluna girer. zira tracy kitabında böyle bir örnek vermiş...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;6lı karma aşımızı olduk. ağızdan da rota aşısı olduk. bu ay içinde sağlık ocağına gidip verem aşımızı yaptıracağız. büyük kızımda karmalar 5li idi. kalan 1 aşımızı da 3. ayda yapacak, üst üste olmasın dedi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gülücükler, ses çıkarma, kafayı çevirme gibi gelişim işaretlerini sordu. hepsi mevcut şükür. kalça ultrasonu yaptırdık benim kaşınmam nedeniyle, onda da sorun yok şükür...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;geçen hafta hepimiz grip aşısı olmuştuk. büyük kız, koca, annem, ben. emziren annelerin grip aşısı olması gerekmiş...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;şükür kilo hariç konrolümüz iyiydi...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bu arada 1 ekimde başlattığım bakıcı konusunda hayal kırıklığına uğradım. kadın çok fos çıktı. dün bebişi emzirip verdim, biraz uzanayım diye...kulağım da içeride. biraz sonra bir feryat, abooowwww diye...temizlikçi kadın koştu hemen, ne oldu diye. bakıcı "üzerime gustu eşşek sıpası" dedi. tüylerim tiken tiken oldu. zaten hiç güngörmemiş, yol yordam bilmeyen bişey çıktı. sürekli "ayyyy günebakan hanım, valla dirsek çürütmüşün ama yaşıyon, yaşıyon, biz nerdeee, bunların birini bulsak birini bulamayız" deyip durdu. daha ilk günden yaşadığımız hayata gıpta ile bakmaya başlarsa işimiz iş. böyle tipler, sonrasında seninle aşık atmaya kalkıp, maaşıma zam, senin canın can da benimki patlıcan mı demeye başlıyor. ben de "eee dedim, kolay değil, her gün 80 km yol yapıyorum işe gitmek için kamyon şöförü gibi, bir de gidip çalışıyorum, ekmek parası için, para kolay kazanılmıyor" dedim...kadın hiç güngörmemiş, kocasına bizi "ayy bir görsen, her öğünde herkes ayrı tabaktan yemek yiyor" diye anlatmış. bu bile kadına lüks gelmiş. ben de nereden buldum böylesini bilmem. kızım ağlıyor, ona "neeee, niye ağlıyooon" diye bağırıyor. bağırmak dediysem, ses tonu öyle işte...offf sonuçta bakıcı işi sil baştan. vaktim de azalıyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;işyerinden arayıp evde oturmaya fazla alışma, yavaştan dön demeye başladılar.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;oysa ben daha evde hiçbirşeyi yoluna koyamadım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gündüzleri hiç uyumuyor huysuz tavşanım. böyle huysuz olursa hiçbir bakıcı bakmaz diye endişe ediyorum. sürekli kucakta, bırakırsan mızıl mızıl.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;amaaa şükürler olsun yarabbim, kolik ağlamalarımız azaldı. şeytan kulağına kurşun. tık tık tık tahtaya vurdum, kıçımı kaşıdım...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ve bilinçli gülümsemeler nasıl çoğaldı artık.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gece saat 4te emzirirken cooort diye kaka yapıyor mesela. gözümden uyku akarak altını değiştirirken, bana sesli sesli aguuu agguaaaa diye gülünce tüm yorgunluğumu unutuyorum. yok yok tümünü değil de, birazını unutuyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;hala çok uykusuz ve yorgunum. kadın doğumcum kontrole gittiğimde halimi hiç beğenmedi. eşine söyle, bebeğe akşamları mama verin, seni uyutsunlar biraz dedi. sütüm gidecek diye ödüm patlarken, siz ne diyorsunuz dedim, bu arada lohusa kanamalarım ara ara devam ediyor. rahim hala kendini toparlayamamış. sebep, stres, yorgunluk...her kapı strese açılıyor anasını satayım. pasiflora iç bir süre dedi çare olarak...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;büyük kuzuşkom okullu oldu. şimdilik fena gitmiyor. ödev yapmaya ikna edene kadar canım çıkıyor yalnız. kardeşi ile maşşallahı var. çok seviyor. herkes onun kardeşini kıskanıp kıskanmadığını soruyor. hayır çok şükür, iyi hazırlamışız ve doğru davranmışız demek ki, çok az sorun yaşıyoruz. eee o kısımda bari biraz talih yüzümüze gülsün artık. arada doğru yaptığımız şeyler de var demek...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bakalım, 3. aya giriyoruz 3 gün sonra, bu ay önemli. bu ay anne işe başlıyor. evdeki saltanat sona eriyor. işsiz kalma durumu olmadıkça sanırım görüp göreceğim en uzun tatil buydu emekliliğe kadar.onun da 2 ayını bok ettim, umarım son haftalar daha iyi geçer, umarım şansımıza iyi bir bakıcı düşer. umarım sütüm artar, umarım bebişim güzel kilo alır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;hepsi bir yana, umarım tüm aile sağlıkla geçiririz bu zamanı...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-4761722104232880231?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/4761722104232880231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=4761722104232880231' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/4761722104232880231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/4761722104232880231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/10/anne-sutu-takntm-var-dostlar.html' title='anne sütü takıntım var a dostlar'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-7263935755251348062</id><published>2009-09-12T05:39:00.000-07:00</published><updated>2009-09-12T06:32:40.005-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2.ay'/><title type='text'>HERŞEY KÖTÜYE GİDİYOR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;40 ının çıkmasına ramak kala herşey ama herşey daha kötüye gidiyor.&lt;/div&gt;&lt;p align="justify"&gt;o kadar çok ağladı ki dün, perişan olduk ailecek. sabah 2den gece 2ye kadar ağladı ve doğru dürüst uyumadı. meme emerken kriz çıkardı.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;o ağladı, ben ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;emzirmek şu bebeklik döneminde tek isteğim, neden olmuyor diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;herşey düzelecek diye beklerken neden daha kötüye gidiyor diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;temizlikçinin 23 gün küçük torunu, emip uyuyor, uyanıp emiyormuş, benimki neden öyle olmadı diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ne para, ne pul, ne zenginlik, ne başarı, şu günlerde tek dileğim yavrumu sütümle besleyebilmek, bu kadar masum ve kimseye zararı olmayan bir dileği gerçekleştirmek için, elimden gelen herşeyi yapmama rağmen, neden olmuyor, neyi yanlış yapıyorum diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;gündüz hiç olmazsa 1 uzun uyku yapardı, onu da bıraktı diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;büyük kızım okula başlıyor ve bu mutlu günlerini ağlayan bi anne ile geçiriyor diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;evde şenlik havası olması gerekirken, matem havası var benim yüzümden diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;2 memeyi de reddeddikten sonra yaptığımız mamayı da içmeyen kardeşini görünce, "anne demek ki senin sütünü içmiş" diye bana moral veren, yaşı küçük, yüreği ve aklı kocaman kızıma sarıldım ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Allah'ım yardım et, bitsin bu zor günler artık diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;40 takvimi yapmıştık, her geçen güne neşeyle bir çentik atıyorduk kızımla. mutlu sona bir adım daha yaklaştık diyorduk.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ama ne mutlusu, her geçen gün daha da kötüleşiyor herşey.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;artık memede uyuma günleri bitti. memedeki tüm seanslar ağlama ile bitiyor. doktor süt azalınca kızıyordur, emme bitince mama verin diyor.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;önceden her ağlamada memeler sakinleştirici idi. hatta eşim, senin en büyük silahın derdi. artık o da yok.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;dün tek becereceğim şey, emzirmek idi, onu bile yapamıyorum diye ağladım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;gün içinde yemediğim, içmediğim şey yok. öyle ki, kaç kutu still tea bitirdim doğumdan bu yana bilmem. ama yok yok... olmuyor. yaşımdan mı, kaygılı oluşumdan mı bilmem, arttıramıyorum sütümü. ben süt olsun diye yediklerimle fil gibi olduğumla kalıyorum.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;7 gündür artık memeye de tepkili.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;2 gündür de ağlama krizleri had safhada. uyutamıyoruz. 5 dakika uyuyor, ağlayarak açıyor gözlerini.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;şimdi de annemin kucağında, annem uğraşıyor.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;benim göğüslerim düzgün süt vermeyi bile başaramadığı için ben hiçbir işe yaramayan etkisiz elemanım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;üstelik ağlayarak, depresif olarak herkesin moralini bozuyorum.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;lohusalığın başında, kulağımın dibinde bir ses, atlasana şu balkondan, kurtulacaksın deyip durmuştu. atla, hadi atla...resmen sürekli kulağıma fısıldıyordu. atla, kurtul...kızlarımı düşünüp kovdum bu sesi...&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;içime burgu gibi birşey yapışıp duruyordu, yüreğimi sıkıp sıkıp bırakmıyordu.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;hormonlar dedi doktorlar, inandım. 40 güne hormonlar yerine oturacak, düzeleceksin dediler, inandım, düzeleceğime inandım.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;düzeldim de...çok iyiydim, yazılarıma bakıyorum, onlar bile düzelmeye başladığımı gösteriyor. önceden daha mutsuzken, son yazılarım daha iyimser. ama ne olduysa şu son 2 günde, herşeyde başa döndük. yine lohusalığın başındaki gibiyim. herşey, her geçen gün yoluna gireceğine her geçen gün kötüye gidiyor.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;dün akşam, o kadar ağladı ki artık, aspiratörde dahi sakinleşmeyince, acile gidelim bir baksınlar, bu çocuğun başka bir derdi var diye düşündüm. annemle eşim kızdılar.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ama yok böyle bir ağlama, aspiratör dahi avutmuyor, vaki değil böyle birşey...&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ilk doğduğu hafta, günde 3er saatlik 2 uzun uyku yapardı. sonra bu uyku teke düştü, şimdi o da kalmadı. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ilk zamanlar, yatarak emzirdiğimde, hemen uykuya geçerdi. hatta ben de dinlenirdim o emzirme seanslarında, o lüksümüz de bitti...&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;sürekli Allah'ım yardım et diye yalvarıyorum. başka ne yaparım bilmiyorum.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;okuyan arkadaşlar için not: lütfen kendinizi beni teselli etmek zorunda hissetmeyin. buraya içimi dökmek için yazıyorum. içimden geldiği şekliyle yazıyorum ki belki rahatlarım, belki ileride okuyunca gülerim, belki moralim düzelir diye...&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-7263935755251348062?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/7263935755251348062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=7263935755251348062' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/7263935755251348062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/7263935755251348062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/09/hersey-kotuye-gidiyor.html' title='HERŞEY KÖTÜYE GİDİYOR'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-8721191172369060501</id><published>2009-09-09T07:22:00.000-07:00</published><updated>2009-09-09T07:43:18.237-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1.ay'/><title type='text'>1 AYLIK OLDUK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sqe6amg6Z1I/AAAAAAAAAB4/t8rum0I-MBc/s1600-h/DSCN0766.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379473246095304530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sqe6amg6Z1I/AAAAAAAAAB4/t8rum0I-MBc/s320/DSCN0766.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çekilenler unutulmasa, unutturacak güzellikler yaşanmasa, insan bir daha aynı şeye cesaret edebilir mi?&lt;br /&gt;Bu günler de geçecek, tüm zorluklar geride kalacak. Bir gün bir dost meclisinde, kahkahalarla gülerek anlatacağım bu paranoyaları. Belki de bir gün bir yeni anneye akıl vereceğim. Bak benim de böyle böyle olmuştu diye...&lt;br /&gt;Kuzum büyüyecek, tüm takıntılarımı unutacak, yine o günlerin tadını çıkaramamışım diye kahrolacağım.&lt;br /&gt;Bir çocuğum daha oldu ve ben onun da ilk günlerini, hatta ilk 1 ayını rezalet geçirdim. Demek ki ben bu tip bir anneyim. Lohusalığa gelemeyen, bu stresi kaldıramayan biriyim...&lt;br /&gt;Bir daha doğurmayacağıma göre, bir bebeğimin daha ilk ayını heba ettim. Anlamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, kuzum 1 aylık, hatta 35 günlük artık. Yavaş yavaş alışıyoruz birbirimize. Son günlerde, ağlamalara alışan ben, bu sefer süt miktarını taktım. Kızım sol memeyi emmiyor son 4 gündür. 5 dakika sonra avaz avaz ağlıyor memede. Hatta bazen her iki memeye de aynısını yapıyor, emmiyor. Sanırım süt az, yeteri kadar tazyikli gelmiyor, ona bozulup ağlıyor. Ben yine herşeyi felaketleştirme eğiliminde olduğum için, bu 4 günde zihnimde neler kurdum neler. Zihnimdeki felaket senaryolarına, kuzu emmedikçe, sütüm azaldı, sonunda kesildi, mamaya geçtik, bu olay bende iyice vicdan azabı yaptı. Hatta "emiyor mu diye soranlara ne derim ben" diye bile düşündüm. Emzirememek o kadar gurur kırıcı, o kadar ayıp birşey ki benim için...O derece sapıttım. Neyse bugün biraz daha iyiyim. Pırlanta gibi evlatlarını mama ile büyütmüş anneleri görünce sustum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzuya gelince, etrafa daha ilgili artık ve resmen gülücük atmaya başladı. Çok bilinçli değil, uzaklara bakarak gülüyor bazen, ilerideki birşeye bakıp da güler gibi. Bazen yüzüme bakarken dudaklarının kenarı kıvrılıyor. Mest oluyorum. İşte bunlar toparlamama yardımcı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aspiratör hala favorimiz. Nedensiz ağlamalarımızın sığınağı. Ailecek sofraya oturamıyoruz hala. Birimiz hanfendinin başında nöbetteyiz. Krize girdi mi hala sırtımdan terler boşanıyor. Hala misafirler konusunda gerginim, kendime güvenemiyorum. Birileri geleceğiz deyince felaket geriliyorum, düzenimiz bozulacak, ya onların yanında çok ağlarsa, ya yine emme krizi yaşarsak diye panikliyorum. Bu arada ben 35 yaşındayım, 20'li yaşlarında taze bir anne değilim, hani yazdım ki, kendim de okuyunca hatırlayayım, farkına varayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de büyük kuzumun okulunda tanışma günü vardı. Gözlerim dolu dolu gittim. Öğretmeni ile tanıştık. Çok şeker birine benziyor. Umarım anaokulundaki kadar iyi olur talihimiz. İlkokul 1 çok önemli, hayatında bir dönüm noktası. Okul hayatını sevip sevmemeye karar vereceği yıl:)&lt;br /&gt;Şansı, bahtı, zihni hep açık olsun yavrumun. Severek, mutlu olarak gittiği bir okulu olsun, önce mutlu, sonra da başarılı olsun...Kendisi şimdilik çok motive, hevesle pazartesiyi bekliyor. Anaokulundan 3 arkadaşı ile aynı sınıfta olması, çok samimi bir arkadaşımın oğlu ile aynı sınıfta olması da beni mutlu etti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi, bir gün, bir dost meclisinde yine, oof of, ne günlerdi, ne kadar manyaktım, neler düşündüm, neler yaptım diye anlatacağım bugünleri. Rakımdan bir yudum alıp, büyümüş, kocaman olmuş kızlarıma bakıp, gözlerim dolu dolu ama gülerek devam edeceğim anlatmaya. Yine yorumlarımla gülmekten kırıp geçireceğim etraftakileri...Bu hastalıklı düşüncelerin sahibinin ben olduğuma hayret edeceğim bir gün gelecek...Ben yine eski ben olacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-8721191172369060501?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/8721191172369060501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=8721191172369060501' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8721191172369060501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8721191172369060501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/09/1-aylik-olduk.html' title='1 AYLIK OLDUK'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sqe6amg6Z1I/AAAAAAAAAB4/t8rum0I-MBc/s72-c/DSCN0766.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-2236409755469773674</id><published>2009-09-04T06:05:00.000-07:00</published><updated>2009-09-04T06:29:23.930-07:00</updated><title type='text'>SÜT MAFYASINA 1 KG KINA LÜTFEN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;evet, tam 4 haftalıkkenki skorumuzu yazıyorum: 4.570 gr ve 55cm&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;doğum kilosu: 3.940 boyu: 50cm idi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;doktorumuz rutin mama takviyesi vermemekle beraber, doymuyor olabilir, sen de kafaya taktığın için sütün azalmış olabilir, daha çok alabilecekken, daha az kilo almış olabilir dedi. kilo alışı normal ama normalin alt sınırıdaymış tam tahmin ettiğim gibi...ağlamaların nedeni açlık olabilirmiş. nitekim mama takviyesini sıklaştırınca ağlamalar sanki daha azaldı. ne yapayım benim mandıra 35 inde ancak bu kadar süt verebiliyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;süt mafyasına kına dağıtacağım. başta kayınvalideme. ilk aklıma o soktu sütün yetmiyor fikrini. bu fikir insanın beynine girmeye görsün zaten, düşüncesi bile yetiyor. lohusa insana en söylenmeyecek şeyi dann diye yüzüne söyleyen ve sütünün kaçmasına neden olan tüm insanları Allah bildiği gibi yapsın...kına yakın işte, yetmiyormuş sütüm, mama da vereceğiz, rahatladınız mı şimdi, şahsen ben rahatladım...mutlu olun, az geliyormuş süt, açlıktan ağlıyormuş çocuk, doğru tahmin etmişsiniz. zaten artsın diye geberdiğim sütüm de sayenizde azalıyormuş, negatif enerjiniz ve olumsuzluğunuz sayesinde hayatımı kararttınız ne kadar teşekkür etsem az...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;doktora sütün rengi beyaz mı olmalı sarı mı, göğsün ucundan akmalı mı, göğüsler yumuşakken süt yok mudur türünden bayıcı sorular sordum. hepsini, sen bunları düşünme, rahat ol diye püskürttü. hatta beyaz mı sarı mı olayını o söyledi, sen şimdi bunu da sorarsın, komşundan duymuşsundur falan dedi...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;sen hiçbirşey düşünme, rahat ol, bunları kafana takma, sütün çocuğuna yetecek dedi. ama benim gibi mükemmeliyetçi insan nasıl yapsın bunu? kaliteli anne olacağım, çocuğumu katıksız anne sütüyle besleyeceğim ya, kendimi öyle kasmışım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ama şimdi saldım, dünden beri de rahatladım. açsa aç, çaresi var, mama takviye ederim. dünyanın sonu değil. bu sayede ben de rahat olurum. bugün emzirdim emzirdim, biberona da mama hazırladım, ısıtıcıya koydum, bıraktım anneme. büyük kızımı aldım, atladım arabaya alsancağa gittim büyük kızımla. annem ben çıktıktan yarım saat sonra mama içirmiş. 60cc içmiş. sonra uyumuş. demek açtı günlerce bu kuzu. inat etmeyip gündüzleri de mama verseydim bu kadar bağırmayacaktı. yine çok gazı var. bu da gerçek, dün doktor da söyledi, tek derdi açlık da değil ama, sorunun bir kısmı buymuş...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;tunanın annesi hülyaya: doktorumuz hasan bey bizim. büyük kızımı onunla büyüttük. arada yanındaki lerzan hanıma da götürüyorum son yıllarda. ama hasan beyden 7 yıldır çok memnunum. pek çok arkadaşım ilgisizliğinden şikayetçi, ama biz büyük problem yaşamadık. aradığımızda genelde ulaştık. hatta ciddi problemlerde üniversite bağlantısı olması çok işimize yaradı. teşhislerine ve tedavi yöntemlerine çok güvenirim. asla gereksiz ilaç vermez. riske de girmez. geçen yıl kaç kere hastalandı, antibiyotik vermedi, viral diyerek...prof olduğu için böyle mesela tolga bey gibi yeni annelere fazla pış pış yapamıyor ama güvenilirlik konusunda tek geçerim...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;neyse bugün, alsancakta dolandık danacığımla, bu büyüdü dana oldu artık, diğeri kuzu olsun. ona okul ayakkabısı aldık. kardeşine mothercareden sling aldık. almasam şişecektim, indirime de girmiş. bakalım bizim kuzu içinde oturmayı sevecek mi. doktor sabah akşam 15 dakika bahçeye çıkabilirsiniz dedi. bari bununla dolanır gelirim diye düşünüyorum. premaxx diye bir marka. 90 tl saydım kendisine, içime oturdu. bizim kuzu da bunun içine oturur inşallah...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;evi arayıp da asayiş berkamal lafını duyunca, kızımla reyhanda pasta, çay keyfi yaptık. aman ne iyi geldi ruhuma ne iyi geldi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;eyyy lohusa cinleri, defolun gidin artık bizim evden anladınız mı, defolun, ittirin gidin hatta...bundan sonra da uğramayın ne bana ne de kimseye...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;en sevdiğim ay geldi, eylül geldi...bundan sonra büyük kuzum okula başlayacak. küçük kuzum her geçen gün büyüyecek, bundan sonra güzel günler kapıda...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;o kadar çok inanmak istiyorum ki bu yazdıklarıma....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;zira dün akşam 2ye kadar uyumadı kuzu. mızık mızık mızık yaptı. üstelik meme + mama içmişti. mesela bu durumda biliyormu ki artık, gazı var ya da uykuya dalamıyor. derdi açlık değil...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gaz için de nurse harveys başladık. colinox bi halta yaramadı. hoş hasan bey bu şurupların sancı veya koliğe değil, gaz varsa dışarı atmaya yaradığını söylüyor. sancıya bi halt fayda etmiyor, içini çeke çeke ağlıyor yavru...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;işte böyle, bakalım her gün ayrı bir bilinmezlik, her sabah acaba bugün nasıl geçecek diye uyanıyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;40' ından sonra bir düzen kurmaya başlarız umarım...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-2236409755469773674?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/2236409755469773674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=2236409755469773674' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2236409755469773674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2236409755469773674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/09/sut-mafyasina-1-kg-kina-lutfen.html' title='SÜT MAFYASINA 1 KG KINA LÜTFEN'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6197625278949233764</id><published>2009-09-02T08:31:00.000-07:00</published><updated>2009-09-02T08:52:30.504-07:00</updated><title type='text'>GAZLI GÜNLERE DEVAM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Yarın doktora gidiyoruz artık bu ağlamalar yüzünden. evdeki kimsede sabır kalmadı. dahası çok çaresiz hissediyor insan bağıra bağıra yırtına yırtına ağlayınca.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bazen aspiratörde bile susmaz oldu bugün. annecim bile, kızım azıcık mama yapıp versek demeye başladı. sen de mi sütün yetmiyor diye düşünenlerden oldun anne deyince, yok yok alışkanlık olmuş olmasın diye beni üzmemek için yumuşattı.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;mama verecektim ama veremeden uykuya daldı. bugün yine bütün öğleden sonra saat başı meme emdi. böyle olunca bende de süt birikmiyor. ondan sonra akşama iyice deliriyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;geçen akşam da böyle olunca 60cc mama verdik, dibine kadar içti. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ama bugün de ağladı ağladı, direndim mama vermedim ve uyudu.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ben anlayamıyorum, bakalım yarın doktor ne diyecek.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bizim doktorda gri yoktur, siyah ya da beyaz. kilo alışı sınırlar içindeyse sorun yok diyecek. eee ağlıyor, ağlar, ilk 3 ay ağlar, geçecek, gazdır, boktur, püsürdür. kısacası hamama giren terler, çekeceksin diyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;zavallı kocam ertesi gün işe gidecekken, uykusuz kalıp saatlerce uyutmaya çalışıyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;zavallı anacım, hem büyük kızımın bakımını, hem evin yemeğini çekip çevirip, bir de üstüne benim ağlama dönemlerimde teselli edilmem, bebeği sakinleştirme, geceleri uyutmaya çalışma nöbetini devralma gibi işlere koşturuyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ben desen, insanlıktan çıktım. sanki günün 24 saati emziriyorum. sakinleşmeyince geriliyorum. uykusuzum, hepimiz uykususuz. uykusuzluk koymayacak, 2 saaatte bir kalkıp sakin sakin emip geri uyusa bile razıyım. ama böyle çaresizce ağlamalarını dinlemek çok zor çok...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ayrıca bir can sıkıcı konu daha, yüzükoyun uyutuyorum gündüzleri. çünkü sırtüstü yatırınca zırt pırt uyanıyor. yüzükoyun yatırınca gündüz, bir uzun uyku yapıyor hiç değilse. sürekli başında bekliyoruz, odada yalnız bırakmıyoruz ama içim de rahat değil. doktorumuz, yüzükoyun yatırma da nasıl yatırırsan yatır demişti.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ayrıca 2 haftalıktan beri biberon veriyoruz, yine doktorumuz biberon yok, mama gerekirse kaşıkla demişti.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;hülyanın tunasının ilk günlerini okuyorum, sanki aynı şeyleri yaşamışız. zaten doktorumuz da aynı. o da yüzükoyun uyutmuş, o da mama ve biberon vermiş.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ben de onun bir postunda yazdığı gibi, mama vermeyi gurur sorunu yapan annelerdenim. çok üzülüyorum mama verince, içim kıyılıyor. içmeyip bırakırsa sevinçten deliye dönüyorum. ama bizimki son zamanlarda içiyor. ama genelde çevremdeki anneler anne sütü+mama veriyor. yaşlarımız ilerlediğinden midir bilmem, süt üretemiyoruz galiba yeterli. bir de bunu saklayanlar da oluyor, ben saklamıyorum ama verdiğime çok üzülüyorum açıkçası. hani ilk 6 ay sadece anne sütü verirsen daha kaliteli bir annesin gibi saplantılı bir düşüncem var.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gaz damlası olarak verdiğimiz colinox'un bir halta yaramadığını düşünüyorum. yarın söyleyeceğim. zinco, lefaz ve om-x gibi isimler önerildi, bizim dr bu damlaların faydasına inanmıyor, anneler kendilerini rahatlatmak için kullanıyor diyor ama denize düşen yılana sarılır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;geçen hafta da çarşamba ve perşembe çok sancılı geçmişti. bu çarşamba da öyle geçti, bakalım yarın nasıl geçecek.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;dahası kilo alışını merak ediyorum. benim hesaplarıma göre, alt sınırda kilo aldı. bakalım dr ne diyecek? belki de gerçekten aç ve bundan ağlıyor, belki de mucizevi bir şekilde sorununun ne olduğu ortaya çıkacak yarın... derdini bileyim artık da, buna bile razıyım, gerçekten...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;büyük kuzucum ise bugün beni ağlarken gördü yine, zaten kardeşi doğduktan sonra o kadar çok gördü ki ağlarken, çocuk da zorla bunalıma girecek sayemde.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bir arkadaş çok depresif yazıyorsun demiş. çok haklı. oysa gerçekte çok neşeli ve hayattan keyif almasını bilen bir insanım, gerçekten. eski ben ne zaman geri gelecek bilmiyorum....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;40' ında mucizevi bir değişim olmuyor ama 40ına çok bel bağladım. eskiler demişse vardır bir bildikleri, en azından 40ından sonra düzelme başlar diyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;önümüzdeki hafta kuzunun okuluna gideceğiz, o önemli bir mihenk taşı hayatımızda. öğretmeni ile tanışacağız. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;sonra 14ünde okula başlayacak, o daha da önemli bir mihenk taşı...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;o gün 40' ı çıkacak kardeşinin. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;sonra bayram...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bayramdan sonra, 2 aylık olsun diye bekleyeceğiz...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;büyük kızım 2 aylıkken salyalanmış ve acaip düzene girmişti. salyalanma sindirim sisteminin olgunlaşma belirtisidir diye okumuştum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ama bu kuzu farklı, bakalım yarın doktor ne diyecek?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6197625278949233764?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6197625278949233764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6197625278949233764' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6197625278949233764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6197625278949233764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/09/gazli-gunlere-devam.html' title='GAZLI GÜNLERE DEVAM'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-2396570839968194904</id><published>2009-08-30T03:12:00.000-07:00</published><updated>2009-08-30T03:26:27.639-07:00</updated><title type='text'>NEDEN AĞLIYOR; NEDENNNN???</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;25. günümüz bugün.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kafayı yemek üzereyiz ailecek. kızım memede olmadığı ve uyumadığı her an ağlıyor. MEmede bıraksam saatlerce kalabilir. birkaç gün önce, böyle etrafa bakındığı sakin zamanları oluyordu. şimdi o dönemler bitti. gözler açık olduğu her an ağlama da var. sadece aspiratörde sakinleşiyor. aspiratör dibinde yaşıyoruz resmen. bu da doğru mu bilmiyorum, çocuğu uyuşturuyormuşuz gibi geliyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ya insan karnı doyup gazı çıkınca azıcık mutlu mutlu mırıldanıp etrafa bakınmaz mı? biz bir yerde yanlış yapıyoruz ama nerede?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;karnı mı aç acaba diyorum herkes gibi ben de sürekli?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;sürekli memede kalmak istemesinin nedeni bu olabilir mi?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;arada mama vermeyi deniyoruz, çoğu zaman alıyor, ama fazla içmiyor. ilk ay doktor verme demesine rağmen, kaşıkla almadığı için mamayı da biberonla verdik.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;tracy hogg ve doktorun yapmayın dediği herşeyi yaparak şahane bir çocuk yetiştirme örneği gösteriyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;sabırlı ve süt konusunda bana sürekli moral veren annem bile, kızım mama takviye yapalım mı, bu çocuk iri, doyurmak zor demeye başladı. eşim de süt konusunu takmayayım diye, emzirmeler üstüne biraz mama verelim, mama bence gazını alıyor sakinleştiriyor demeye başladı.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;kayınvalidem, gitmeden önce direkt, sütün yetmiyor bence bu çocuk aç, çekiyor çekiyor birşey gelmiyor bence deyip, moralimi bozup gitmişti.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;kolik ile ilgili yazıları oluyorum, meme emerken de ağlar diyor. ama bizimki memede ağlamıyor. bıraksam hep duracak.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;özgür anne, okuyorsan eğer, senin ela' nın ilk aylarında yazdıklarıını okudum dün. sen de 55 dakika memede duruyor, süt mü yok, neden böyle konulu yazılar yazmışsın. ama ela' nın sakin zamanları da oluyormuş...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;süt konusunda, bazen şakır şakır sütlerim akıyor, bazen akmıyor. keşke bir gösterge olsa da bilsem ama bilemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;aşırı su içmek süt üretimi baskılar diye okuyunca ona da sınır koydum. doğru mu yaptım bilemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;göğüslerden sütün akması, sütün yeterli olduğunun göstergesi midir bilemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;başka bir arkadaş da, sütün akıyorsa fazla yağlı değildir, özellikle öğleden sonra sütün iyice incelip su gibi oluyordur, çocuk doymuyordur dedi. onun sütü o kadar yağlı imiş ki akmazmış hiç. var mıdır böyle birşey bilemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;büyük kuzumda sapsarı olan sütüm, şimdi gerçekten beyaz ve kıvamsız. dediği doğru olabilir mi bilemiyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;hiçbirşeyi bilemiyorum. böyle zor bir bebek büyütmek gerçekten çok yorucu. uykusuzluk ve yorgunluk yüzünden diğer kızıma da vakit ayıramıyorum ve 3 hafta sonra ilkokula başlayacak kuzum. herkes ayyy tam da ilkokula başlayacağı sene kardeşi olacak, çok zor dediğğinde sinirlerime dokunuyordu ama ne doğruymuş meğer.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;annem bizimle yaşıyor, yalnız kesinlikle kalamıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;40' ı çıkana kadar düzelir diyorlar, inanmak istiyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-2396570839968194904?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/2396570839968194904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=2396570839968194904' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2396570839968194904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2396570839968194904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/08/neden-agliyor-nedennnn.html' title='NEDEN AĞLIYOR; NEDENNNN???'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-1466113221196400771</id><published>2009-08-27T05:58:00.000-07:00</published><updated>2009-08-27T06:15:16.755-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lohusalık'/><title type='text'>DELİRMEK ÜZEREYİM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Önce not düşmek adına neler olduğunu yazmalıyım sanırım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Küçük kuzum, kendisi için kararlaştırdığımız sezaryen tarihini bekledi. Ama saatini bekleyemedi. 6 Ağustos gecesi, sancılarım tuttu. Doğum sancısı neymiş öğrendim...Ama heyecandandır diye konduramadığım için, neredeyse evde doğuracakmışım. Gece 2.30' da artık işin ciddi olduğunu kavrayınca doktorumu aradım. Hemen hastaneye dedi. Sabaha karşı 4.30' da minik kuzu 3.940 gr ve 50 cm olarak doğdu. Planladığım hiçbirşey olmadı. Çocuk doktorumuz doğuma giremedi. ama şükür ki bebeğim sağlıklıydı. Doktorları dinlemeyerek her emzirme sonrası su verdim azıcık. Hatta birkaç damla limon bile verdim. Sarılık olmadı şükür.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Doğum hikayemi ayrıntılı yazmak isterdim, sonra unutuyorum ama vaktim yok.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bebeğimde kolik var maalesef. bugün 21 günlük oldu ve mümkün değil ağlamalar ile başedemiyorum. Şİmdi de annemin kucağına atıp, kendimi odaya kapattım. Büyük kızım böyle değildi. Böyle olsaydı asla ikinciyi düşünemezdim zaten.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Başımdaki lohusalık depresyonunu yollamaya çalışıyorum ve kendimle çok büyük bir mücadele içerisindeyim. alt üst olan hormonlarım nedeniyle hissettiğim duyguları anlatabilmeme imkan yok. büyük kızıma karşı hissettiğim vicdan azabını anlatabilmeme imkan yok. Sürekli kendimi telkin etmeye çalışyıroum ki çabuk geçsin diye. Ama bütün bunların üstüne bebek kolik oldu. Gündüzleri mememde ise sorun yok. Değilse susmadan ağlıyor. Acaba aç mı süt mü yok diyorum, ama kilo alımı iyi gibi. Zaten sürekli emmekten memeden ayırınca lark diye fazla sütü kusuyor. o kadar çok emiyor. Ama memeden ayrıldığı anda, etinden et kopmuş gibi ağlıyor. susmuyor, susmuyor, sakinleşmiyor. aspiratörü son seviyede açıp biraz sersemletiyoruz. ama maaile mutfakta yaşayamayacağımıza göre bir çözüm olması gerek. gündüzleri asla ve asla uyumuyor. emzik almıyor, yatağına yatmıyor, arabasına yatmıyor. kucakta ayakta gezdirmek bir raddeye kadar sakinleştiriyor. memede durursa tamam ama benimki de can. sürekli memem onun ağzında yaşayamam. bir büyük kızım da var ilgi bekleyen. onu o kadar ihmal ettim ki anlatamam.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;çocuk bilgisayar oyunları, televizyon ve gameboy arasında gidip geliyor. hiç vakit ayıramıyorum. vicdan azabından içim çürüyor. bazen iki arada bir derede masalını okuyorum, nasıl mutlu oluyor, nasıl seviniyor anlatamam. yine de ağzını açıp, neden geldi bu kardeşim demiyor olgun kuzum benim. mutsuzum demiyor. başka şekillerde ifade ediyor bazen, ben anlıyorum ama bebeği kabullenme konusunda benden çok daha olgun. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bense tükenmiş bir haldeyim, uykusuzum, sinirlerim bozuk. sürekli memede olmak istediği için bebeğe yeteri kadar şafkat gösteremiyorum. ilk günler içim kabarıyordu severken. sonra ne olduysa oldu, ben sapıttım. bebeğim de kolik oldu. büyük kızımı, onunla vakit geçirmeyi özlüyorum. ama gün geçtikçe hiç vakit ayıramaz hale geliyorum. gün geçtikçe düzeleceğine, düzen bozuluyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ağlamaları tarif edebilmem imkansız. etinden et kopuyor gibi ağlıyor. hiçbir şekilde sakinleşmiyor. ilk günler gündüz de uyuyordu ben de büyük kızımla oynayacak vakit buluyordum. şimdi o uykuları gitti. gece uykuları zaten beter. delirmek üzereyim. 40' ı çıkınca geçer mi, yoksa daha 3 ay çekecek miyiz bu çileyi?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Zaten depresyondan çıkabilmek için kendimce insanüstü bir güç sarfederken bu kolik nereden çıktı ey Allah'ım. Lütfen yardım et, lütfen, lütfen, lütfen....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-1466113221196400771?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/1466113221196400771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=1466113221196400771' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1466113221196400771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1466113221196400771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/08/delirmek-uzereyim.html' title='DELİRMEK ÜZEREYİM'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-3537299872344474852</id><published>2009-07-28T05:04:00.000-07:00</published><updated>2009-07-28T05:27:51.652-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><title type='text'>Her An Doğurabilirim</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;38. haftamı yaşıyorum...Son günlerim artık :)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1 temmuzdan beri doğum iznindeyim. Önce eşim ve kızımla bir marmaris yapıp geldik. Sonra buralarda takıldık. En son bu hafta sonu Çeşme' de jübilemi yaparak deniz sezonunu bu sene için kapattım. İçim burkulmadı desem yalan olur. Ne de güzel yüzdüm hamile hamile...Ohh sefam olsun.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kızım yüzme kursuna başladı. O kadar ilerletti ki yüzmeyi. Tam bir karabatak oldu. Sürekli dalıp çıkıyor. Gündüz sürekli evde içiçeyiz. O yüzden bilgisayar açamıyorum fazla.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sıcaklar mahvediyor bir yandan. Bu temmuzu resmen gün sayarak, takvime çentik atarak geçirdim mahkumlar gibi...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bebek için eksiklerimizi neyse ki tamamladık. Pusetimiz bile hazır. Çok istediğim bebe confort loola tam da zamanında indirime girdi. Hem de bizim istediğimiz renk indirimde olmamasına rağmen, güzel bir tesadüf ve joker çalışlanlarının kıyağı ile istediğim renge indirimli fiyattan sahip oldum çok şükür. Doğmadan şanslı bu maymun...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bugünkü doktor kontrolünde kasılmalarımın başladığını, bebişin bu hafta içinde gelme ihtimali olduğunu öğrendik.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tansiyonum 9 aydır ilk defa yüksek çıktı. 14-9.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;doktor bebişi 1 hafta daha içeride tutmak istiyor. beni hemen eve hapsetti ve yatay pozisyona geçirdi. Daha dün bile fin fin fin araba kullandığımı gizledim kendisinden. Bu ne enerjidir bendeki. Sanki bu hayatta yaşayacağım son 3-5 günüm kaldı. Herşeyi ona sığdırmaya çalışıyorum. Arkadaşlar bakalım, hangi plajda, hangi restoranda veya hangi yolda doğuracaksın diye dalga geçiyorlar... Kızım sıkılmasın diye onun da hoşuna gidecek programlar yapmaya çalıştım hep. Ne güzel günler geçirdik beraber anlatamam.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Toplamda 14 kilo aldım bu arada. Gururluyum. Benim için çok iyi bir skordur bu:)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Fazla ödemim yok ama ellerim feci uyuşuyor. Son günlerde de gerçekten kasılmalar hissediyordum artık. Yanılmamışım...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu hafta sonu evlilik yıldönümümüz, koca ile başbaşa bi yemeğe de gidelim da gelecekse ondan sonra gelsin diyorum ama beklemeyecek sanırım. 11. yıl hediyesi olacak bize:)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kızım bana çok düşkün oldu. Ben de salak bir şekilde ona acıyorum sürekli. Ezilecek, geri planda kalacak, ihmal edilecek diye tipik annelik hezeyanlarım tuttu. Kendimi frenlemeye, makul olmaya çalışıyorum. Ama içim burkuluyor. Ortak getiriyorum sevgisine diye vicdan azabı duyuyorum. İkinci çocukta her anne benzer şeyler hisseder mi acaba? Umarım hayatı boyunca birbirlerine sahip oldukları için şükreden bir abla-kardeş olurlar.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;DAğınık yazıyorum ama acele ediyorum ve kafam da gerçekten dağınık. Tüm yakın çevremiz teyakkuzda. Herkes bebek özledi. Uzun zamandır küçük bebek yok etrafta. Nefesler tutuldu herkes doğumu bekliyor. Ben de çok heyecanlıyım açıkçası. İlk kuzumdaki gibi özenilmiş bir hamilelik yaşamadım. Ama çok rahat ve çok cesurdum bu sefer. Bakalım inşallah sağlıklı, uslu birşey olur... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Arkadaşlarım 3 hafta kadar önce bana sürpriz bir baby shower yaptılar. Uzun zamandır bu kadar şok olup bu kadar eğlenmemiştim. Herşeyi o kadar güzel planlamışlar ki, gözyaşlarımı tutamadım. O gün buluşma planımız vardı akşam yemeğinde ama ben son anda yorgunluğum nedeniyle cayarak yüreklerini ağzına getirmişim. O da işin eğlencesi oldu. Unutulmayacak bir parti oldu. Çok çok mutlu oldum. Böyle dostlarım olduğu için şükrettim.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;işte böyle, şimdilik yazacaklarım bu kadar. Belki devam ederim uygun bir fırsatta. Ama kuzucuğum yanımda olunca bilgisayar açamıyorum. Bugün anneannesi götürdü yüzmeye. Bana da fırsat oldu. Bu notları düşeyim istedim buraya...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bakalım bebişimiz kendisi mi gelecek, yoksa onun için planladığımız 6 ağustos tarihini bekleyecek mi?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Azzz sonra....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-3537299872344474852?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/3537299872344474852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=3537299872344474852' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/3537299872344474852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/3537299872344474852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/07/her-dogurabilirim.html' title='Her An Doğurabilirim'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-5204137900801468269</id><published>2009-06-11T06:03:00.000-07:00</published><updated>2009-06-11T06:05:40.883-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><title type='text'>BEBEK ALIŞVERİŞİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Sevgili özgür anne beni mimlemiş. Alış veriş zaten hastası olduğum bir konu. Seve seve yanıtlarım. Ne zaman kendim için birşey almaya çıksam, kuzuma alınmış paketlerle elim kolum dolu dönerim eve. Kızım bebekken alışveriş yaptığım markalar farklıydı, büyüdükçe değişti. Şimdi karnımdaki 2 numaralı kuzu için ufaktan ufaktan yine bebek markaları ve mağazalarına girip çıkar oldum. İşte benim favorilerim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dolce&amp;amp;Gabbana:&lt;/strong&gt; Vallahi tasarımları süper, özellikle bebek kıyafetleri harika, çok da fiyatlı değil....diye bir şaka yaparmışım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet öhöm, ciddi olalım lütfen...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mothercare:&lt;/strong&gt; Bodyleri, tulumlarını kızımda çok kullandım. Özellikle kışın boydan tulumlar ile çok rahat etmiştim. Şimdiki kuzuya da oradan body aldım. Fiyatlar çok ucuz değil. Önceden bodylerin yakaları hoşuma gitmiyordu. Hemen dağılıyor gibi geliyordu, sonradan çok sıcak su ile yıkamamayı öğrendik J mothercare pijamalar da çok iyi bu arada. Dış kıyafet konusunda da fena değil. Elbiseleri falan gayet şirin olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Chicco:&lt;/strong&gt; Bedenleri mothercare’e göre daha küçük. Ama body, patikli pantolon ve tulum konusunda chiccoyu da severim. Özellikle uyku tulumlarına bayılıyorum. İtalyadan aldığım uyku tulumunu bu sene bile giydi kızım. Bir de chicconun dış kıyafetleri güzel ama pahalı. Hafta sonu minicik bir yazlık kıyafet beğendim bebek için. 40 tl idi. Toplasan 2 ay giyer ancak ama bayıldım...Chicconun baston pusetini de tepe tepe kullandık kızımda. Tekerlekleri aşınınca, garanti süresini geçmesine rağmen para talep etmeden değiştirdiler. Hatta yurtdışına çıkacaktık, tekerlek değişimi nedeniyle puset gecikti. Gideceğiniz güne kadar gelmezse biz size puset temin edeceğiz demişlerdi. Bu davranışlar çok hoşuma gitmişti. Ayrıca chicco telsiz ve buhar makinası da kullandık. Onlar da iyiydi. Ama biberon ve emzikleri için aynı şeyi söyleyemem, biberonlarını sevmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Next:&lt;/strong&gt; Çocuk kıyafeti konusunda yıldızımız pek barışmadı. Büyük kızım için alacak fazla şey bulamıyorum. Bazen bedenler bir tuhaf. Yakalar çok açık bazen. Ama bebek kıyafetleri kısmını sevdim. Body ve tulumlar güzel görünüyor. Küçük kuzuya alacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zara:&lt;/strong&gt; Büyük kızım için en çok buradan alışveriş yapıyorum. Çocuk kıyafetleri harika. Bebek için daha sınırlı görünüyor. Body, tulum çeşit az ama kıyafet konusunda iyi. 0-24 ay arası kıyafetleri de çok şeker. Ama zaranın bedenleri genel olarak küçük. Kızıma hep 1 yaş büyük almak durumunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İdil Baby:&lt;/strong&gt; Kemeraltında bir mağazada bu markanın hastane çıkışlarını buldum ve aldım. Penyesi çok hoşuma gitti, yumuşacık. Renkler ve desenler de zevkli. Ama hiç de ucuz değil yani. Alt üst bir takım 27.50 tl. Hastane çıkışına 69 tl verdim. Gerçi parça sayısı az değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Banjo:&lt;/strong&gt; Bir izmir markası. Outletinden kızım için çok şeyler almıştım. Ama artık hiç uğramıyorum. Pamuklu olmasına dikkat ederek aldığım herşeyi iyi çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Soobe:&lt;/strong&gt; Gereksiz pahalı, ayrıca tasarımlarını da beğenmiyorum. Fiyatları biraz daha aşağı çekmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;GAP:&lt;/strong&gt; Çocuk kıyafetlerini alıyoruz ama bebek kısmına daha bakamadım. Çocuk kısmında indirimleri takip etmeye çalışıyorum. Yoksa ucuz değil. Ama renkler, modeller süper...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Benetton:&lt;/strong&gt; Pahalı olmakla beraber, güzel kıyafetler var. Bebek için birkaç ay giyeceğinden dolayı o kadar para vermeye acırım ama büyüyünce bir kıyafeti 1-2 sene giyebiliyorlar ya, o zaman alınabilir. En son kızıma bir kot etek aldım. Çok güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;LC Waikiki:&lt;/strong&gt; Kızımın özellikle gündelik, okula giydiği birçok şeyini buradan aldım. Aman aman kaliteli değil ama okul için ideal. Fiyatlar da gayet uygun. Cici bici giydirip gönderiyorsunuz, okuldan boya, yemek, çimen, envai çeşit leke ile geliyor. Bazen o lekeler çıkmıyor. Hiç olmazsa verdiğiniz paraya acımıyorsunuz. Mesela demir damlası lekesi de bizim bebeklik kıyafetlerinden öldürsen çıkmazdı...Bebek için de kısıtlı da olsa üretimi var sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Goose:&lt;/strong&gt; Bu marka öyle sık sık alışveriş edilecek bir marka değil. Daha çok abiye, özel günler için  kıyafetler satıyor. Bizim süslünün anaokulu mezuniyet kıyafetini almak için girdik. Benim her girişte ağzımın suyu akardı. Nihayet buradan bir elbise almak kısmet oldu. bizim çocukluğumuzdaki gibi kabarık etekli, bazıları robadan harika elbiseler var. 1 yaştan itibaren bedenleri var. Hani denk gelir de özel bir gün olursa gidilesi bir mağaza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ceylan:&lt;/strong&gt; Pamuklu kıyafetleri, eşofmanları, elbiselerini çok giydi kızım. Ama eskisi gibi yaygın değil. İflas etmiş diye duydum. Doğru mudur bilmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DPAM:&lt;/strong&gt; Jokerde satılıyor. Kıyafetleri güzel ve zevkli oluyor. Bir pijama aldım geçen sene, her gören bayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;H&amp;amp;M:&lt;/strong&gt; Yurtdışının bir nevi LC Waikikisi diyebilirim. Türkiyede yok ama izmirde buraya üretim yapan firmaların outletlerinde ya da pazarlarda bulunabiliyor. Pek şeker oluyor buranın da kıyafetleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;M&amp;amp;S:&lt;/strong&gt; Pahalı ama, özellikle, iç çamaşırlarını, hele hele termal fanilalarını tek geçerim. Bebek küçükken gerek olmuyor ama çocuğunuz büyüdükçe, hele de benimki gibi çok terleyen bir çocuksa bu termal fanilalar hayat kurtarıcı oluyor. Çocuğun teri, kış aylarında üstünde buz gibi kalmıyor. Son 2 yıldır kızıma başka fanila giydirmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazardan birşey almayı sevmiyorum. Nedeni de şu: pazarda satılan ürünlerdeki tekstil boyalarının kanserojen olup olmadığı denetlenmiyor, bu kadar ince düşünüp kasmak doğru mu bilmiyorum. Zamanında kendim için de alışveriş yaptım hep. Ama iş çocuk olunca çekiniyorum. Annem de maalesef kızıma sürekli pazardan ıvır zıvır şeyler taşıyıp duruyor. Ucuz oluşu onu cezbediyor. Kalbini de kırmak istemiyorum. Birkaç kere kibarca endişelerimi söyledim. Markalı ürünlerde en azından denetim mekanizmasının oluşundan falan bahsettim ama değişen bir şey yok. Pazardan kıyafet taşıyıp duruyor kızıma. Ben giydirmesem bile, akşama geldiğimde kendi aldığı şeyleri giydirmiş buluyorum. Bazılarını çaktırmadan ortadan kaldırdım ama sürekli yenileri geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alsancakta chicco karşısında Salopet diye bir mağaza var. İhraç fazlası şeyler satıyor. Bir de Gül sokağa çıkarken, polonezköy şarküterinin hemen yanında ihraç fazlası ürünler satan bir yer var. Buralarda da ünlü markaların ufacık defolu ya da defosuz ürünleri oluyor. Fiyatlar çok makul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, Adidas, Nike gibi spor markaların, eşofman, mont ve ayakkabılarını da çok kullandık. İkinci çocuk fikri o kadar uzakmış ki bana...Hiç eskimeden verdim çoğunu. Ah salak kafa, birkaç tanesini saklasaydım hiç olmazsa....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim aklıma gelenler bunlar. Ben de geçen hafta kuzu no:2 için bir miktar kıyafet aldım. Minik minik bodyler, eldivenleri patikli pantolonlar falan, bir tuhaf geldi görünce yahu.&lt;br /&gt;Daha hala yapmamız gereken bir miktar alışveriş var önümüzde. Hiç de sevmem, neyse bakıciiiz artık...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-5204137900801468269?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/5204137900801468269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=5204137900801468269' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5204137900801468269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5204137900801468269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/06/bebek-alisverisi.html' title='BEBEK ALIŞVERİŞİ'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6770863734588033137</id><published>2009-05-28T07:12:00.000-07:00</published><updated>2009-05-28T07:16:18.982-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><title type='text'>ANAÇ BİR TAVUĞUM BEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sh6cM9_IpjI/AAAAAAAAABw/QEaq4iomjEY/s1600-h/tavuk87vy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340877954719721010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sh6cM9_IpjI/AAAAAAAAABw/QEaq4iomjEY/s320/tavuk87vy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Meğer nasıl anaç bir kadınmışım ben. Dünyaya anne olmak için gelmişim...&lt;br /&gt;Düşünüyorum da hayatıma dair en mutlu olduğum dönemler hep hamile olduğum dönemler. Ben tam köy kadını olup arka arkaya üçer beşer, Allah ne verdiyse doğuracak tipmişim. Oysa harcanıyorum sanayinin dev çarkları arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde okuduğum tüm bloglar bebek, anne blogları. Çok mutlu oluyorum kendiminkine benzer hayat hikayeleri okurken. Bir yandan karnımdaki de tekmelemeye başlarsa değmeyin keyfime. Şimdiden 2 ay sonra hamilelik bitecek, bir daha asla hamile olamayacağım diye üzülüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam eve gidip de kızım kapıyı neşeyle açtığı zamanlar en mutlu kısmı başlıyor günün. Onu sarılıp öpüyorum, öpüyorum. Şımarıyoruz, kuduruyoruz beraber. Onu kahkahalarla güldürüyorum. Mesela geçen gün, do-re- mi- fa diye notaları söylerken, fa’ dan sonra pırt yaptı. “Şimdi sen söyle notaları anne” dedi bitirince.&lt;br /&gt;“Hepsini söyleyebilirim de, o fa’dan sonra çıkarttığın notayı yapabileceğimden emin değilim” dedim. Saatlerce güldük sonra buna, do-re-mi-fa- pıırt diye. Böyle katılarak gülünce hep olduğu üzere onu hıçkırık tuttu. Bir sürü şarkı söyledik, bakalım hangi şarkıda geçecek diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşyerinde onun mezuniyet töreninde (ee artık anaokullarından da mezun olunuyor) ne giyeceğini düşünüyorum, arada kıyafet bakıyorum.&lt;br /&gt;Bir yandan da karnımdaki, henüz kendisine 3 bodyden başka birşey alınmamış yavru için planlar yapıyorum. Artık yavaş yavaş eksikleri tamamlamak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle annelik odaklı geçiyor hayatım ve çok mutlu oluyorum bunların arasında.&lt;br /&gt;Sonra eşime bakıyorum, zavallım habire ödeme planları yapıyor, bana exceller gönderiyor. Konserler buluyor, gidelim mi diye bana soruyor, internette gezip, şarap siparişleri veriyor, gurme sitelerinden trüf mantarı, bilmemne domatesi, bilmemne yağı getirtiyor, vizyondaki filmleri takip ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramızda farkında olmadan bir işbölümü yapmışız, evin çocuklarla ilgili kısmını ben çekip çeviriyorum. Dış dünyaya daha ait olan kısım ile de o ilgileniyor. Market alışverişi, ödemeler gibi. Kümesteki tavuk-horoz misali yani. Ben gurk gurk yumurtaların üstüne yatıp, sonra civcivleri kanatlarımın altında büyütürken, o kümesin güvenliği, dirliği, düzeninden sorumlu...&lt;br /&gt;Etrafımdaki çoğu ailede gördüğüm kadarıyla herkeste benzer durumlar var. Merak ediyorum, nasıl bölüşülmüş bu roller aramızda sessizce, adı konmadan ve bizler nasıl benimsemişiz hemen???&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6770863734588033137?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6770863734588033137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6770863734588033137' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6770863734588033137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6770863734588033137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/05/meger-nasl-anac-bir-kadnmsm-ben.html' title='ANAÇ BİR TAVUĞUM BEN'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sh6cM9_IpjI/AAAAAAAAABw/QEaq4iomjEY/s72-c/tavuk87vy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-4568380748437313301</id><published>2009-05-14T05:50:00.000-07:00</published><updated>2009-05-14T05:55:48.955-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><title type='text'>NİSAN MAYIS AYLARI, GEVŞER GÖNÜL YAYLARI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Yaz nihayet geldi...İnce montları giymek kısmet olamadı. Birden geçiverdik sıcak mevsime. Şu anda hamileliğin de etkisiyle ayaklarımın altından ateş fışkırıyor. Ofiste ayakkabıları çıkarttım oturuyorum, ne rezillik...&lt;br /&gt;Dün meşhur 50 gr şeker yüklemesini yaptırdım. Sonuç tahmin ettiğim gibi yüksek. Ah salak kafa, yükleme öncesi gece niye gidip geç saatte çikolatalı pasta indirirsin mideye...Şimdi 100gr’ lık ikinci yüklemeyi yaptırmam gerek ki, yaklaşık 3 saat boyunca test yaptırdığım yerde aç bilaç beklemek anlamına geliyor bu. Üst sınır 150 iken benim değerim 164 çıkmış halbuki. Eğer o pastayı yemeseydim sınırı aşmayacaktım kesin. Ne aptalım...Şu boğazıma hakim olmayı başaramıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün çok yorulmakla beraber, fin fin fin gezdim, alış veriş yaptım. Kendime çok şık bir sandalet aldım. Artık tüm ayakkabıcılarda dümdüz topuksuz modellerin olduğu kısımdayım. Sandaletlerim parlak dore, tabanları mantar. Yarı gladyatör tarzı diyebiliriz...Bileğe kadar uzanan iddiali birşey değil ama pek hoş...Şunu farkediyorum, yaşlandıkça (yaş 34) süse, püse, şatafata daha düşkün oldum. Genç bir kızken, sürekli siyah, gri, füme gibi koyu tonlar giyerdim. Beyaz tenli olduğumdan, en güzel bu renkleri taşıdığımı düşünürdüm. Açık renkli birşey giysem, herkes hasta mısın diye sorardı. Yaşım ilerledikçe, kırmızı, turuncu, özellikle yeşil, mavi daha çok girer oldu gardrobuma. Ayakkabılarım bile renklendi. 20’ li yaşlardayken, 40 civarı kadınların bu cart kırmızıları, pembeleri giymesini yadırgar, gençlik elden gidiyor çığlıkları bunlar diye eleştirirdim. Kaderde tükürdüğünü yalamak da varmış. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Sonracııma, yüzüm için güneş koruyucu(dermalogica) aldım. Artık koruyucu sürmeden çıkmamak gerek buraların güneşine. Ben eczanedeyken, 11 aylık bebişi ile bir anne geldi. Kızına krem istedi. Baktım, baktım iç geçirdim...Ben kızım 11 aylıkken deli gibi çalışıyordum. Bu kızımda da öyle olacak. O ise giyinmiş şıkır şıkır, koymuş bebeğini arabasına, kimbilir nasıl keyifli bir gün geçireceklerdi...&lt;br /&gt;Bir arkadaş bir anekdot aktardı geçen gün. Bir aile dostları varmış. Herkes “kızım okusun, güzel okullar bitirsin, iyi işler bulsun” diye dua ederken, bu kadın “kızım inşallah zengin bir koca bulsun, çok mutlu olsun” diye dua etmiş. Tam kadının dualarındaki gibi bir damat çıkagelmiş. Kızı şimdi tam da hayallerindeki gibi bir eli yağda, bir eli balda yaşıyormuş. Evde çifter çifter yardımcılar, yaşadığı ev süper, yurtdışında tatiller, alışverişler, yazlık evler...Bebeğini de kendi büyütüyor, bu kadar konforlu koşullarda üstelik...&lt;br /&gt;Bizler için de şükür annelerimizin duaları kabul oldu, iyi okullar bitirdik, iyi işlere girdik. Ama özünde onlar tam bir tatlı hayat yaşarken, bizler it gibi çalışıyoruz. Kendime dikkat ediyorum, son dönemlerde özellikle, özlediğim, gıpta ile baktığım yaşam tarzı hep bu. Bir yandan kendimi ayıplıyorum. Kaç yıllık emeğin, ideallerin, kariyer hedeflerin ne oldu diye...Ama bir yandan da böyle yaşam öykülerine içim gidiyor. Bu ne yaman çelişkidir anlamadım. Ben yine de kızlarım için dileklerde bulunurken, daha bir dikkatli olmaya karar verdim.&lt;br /&gt;Kızlarım...Ne tuhaf geliyor bu kelime, gözlerim doluyor...&lt;br /&gt;Küçük kızım için ilk alışverişimi yapasım vardı ama maça yetişmek isteyen koca buna engel oldu.&lt;br /&gt;27 hafta bitti ben hala birşey alamadım küçük kuzuya. Ablasından kalan 2-3 tane body falan var sadece...Artık yavaş yavaş başlamak gerek. Kızımı da almak istiyorum bu alışverişlerde yanıma, o da ortak olsun, fikir versin.&lt;br /&gt;Bu arada 2 haftada hiçç kilo almamışım. İnşallah bu ay iyi gider, geçen ay aldığım 3 kiloyu dengelerim.&lt;br /&gt;Şimdilik&lt;br /&gt;İlk 4 ay: 3 kilo&lt;br /&gt;5. ay: 2 kilo&lt;br /&gt;6.ay: 3 kilo&lt;br /&gt;Alarak toplamda 8 kilodayım...Yuhhh diyorum...&lt;br /&gt;Herkes isim soruyor. Al işte, isim de düşünemedik daha. İkinci çocuklar böyle biraz itilmiş muamelesi görüyor galiba...Yavrucum benim. O çok şanslı ama, dünyaya harika bir ablaya sahip olarak gelecek inşallah. İsim, kıyafet kolay iş. Di mi ama???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün de nedense hiç çalışasım yok hiiiç...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-4568380748437313301?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/4568380748437313301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=4568380748437313301' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/4568380748437313301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/4568380748437313301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/05/nisan-mayis-aylari-gevser-gonul-yaylari.html' title='NİSAN MAYIS AYLARI, GEVŞER GÖNÜL YAYLARI'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6269894455611874007</id><published>2009-05-04T06:08:00.000-07:00</published><updated>2009-05-04T06:15:48.039-07:00</updated><title type='text'>GÜNLER GEÇERKENE...</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sf7piSiXgeI/AAAAAAAAABg/w6JWGVI0jU0/s1600-h/GÃ¶rÃ¼ntÃ¼012_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331955784154055138" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sf7piSiXgeI/AAAAAAAAABg/w6JWGVI0jU0/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC012_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Günler geçiyor. Ben hızla büyüyorum. 6. ay sonu itibariyle maalesef 8 kg almış bulunuyorum. Çok ama çok moralim bozuk. Nasıl oldu ne zaman oldu, hangi aralıkta bu kadar şiştim bilmiyorum. Oysa ki çok iyi gidiyordum.&lt;br /&gt;Neyse ki tansiyonum fena değil.&lt;br /&gt;Doktor hamile diyeti falan demedi hiç. Görüntü itibariyle de yüzümde, kollarımda birşey yok da, karnım sanki ikiz taşıyormuş ya da hamileliğimin son ayındaymışım gibi büyük.&lt;br /&gt;Kızımda da büyüktü. Benim karnım böyle pörtleyiveriyor işte. Popom da ona keza dememe gerek yok sanırım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Kilo haricinde şimdilik bir sorun yok. Sanırım akşamları yediğim dondurmalar sebep oldu buna &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;:(Kış meyvelerinden bıktığımı söylemiştim. Sürekli elma-portakal insana fenalık geliyor. Akşamları yemekten sonra canım tatlı birşeyler çekiyor. Ben de en masumu dondurma diye dondurma yiyordum. Ama bu zamanla alışkanlığa dönüştü. Her akşam yemeğinden sonra 1 adet algida nugger götürür oldum. İki bisküvi arasındaki dondurmadan. Mmmhhhh...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Neyse kilo olayını duyar duymaz hemen kestim. Şimdi haftaya şeker yükleme testim var. Kesin ondan da çakarım...geçen sefer de değerlerim iyi değildi. Gerçi o zaman doktorum diyet falan yaptırmayıp, dikkat etsen iyi olur demişti .ben de “Aaamaaan bi daha mı hamile kalacağım” diye boşverip yemiştim.&lt;br /&gt;Yasaklanan şeyler cezbedici olur ya, gözümün önünden cheesecakeler, tiramisular, pastalar, kuplar, dondurmalar geçiyor. Neyse ki yeşil erik, çilek gibi sevdiğim meyveler çıkmaya başladı. Onlara dadanıyorum. Hiç olmazsa onlarda da meyve şekeri var ve lifli şeyler.&lt;br /&gt;Hafta sonu sol bacağımdaki kasma ve berbat ağrı yüzünden çok kötü saatler yaşadım. Geceyi yerde halının üzerinde geçirerek biraz rahat edebildim. Neyse ki şimdi iyiyim. Tüm belirtiler bel fıtığına işaret ediyor. Bu kadar ciddi bir boyutta olduğunu sanmasam da bunu bir uyarı işareti olarak alıp, dikkat edeceğim. Tabii kilonun da buna etkisi var muhakkak.&lt;br /&gt;Neyse bundan sonra hedefim ayda 1-1.5 kiloyu geçmemek. O zaman 12-13 kilo ile tamamlayabilirim bu gebeliği.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Minik kuş karnımda bazen kıpıır kıpır. Özellikle kuzunun 23 nisan gösterisi ve sinemada deli gibi hareketliydi. Yüksek volümden etkilenmesine bağlıyorum bunu. Film olarak da Wolverine gibi aksiyonu bol bir film seçmişiz maalesef. Yavrukuş korktu sanırım. Eşim, annem, kızım da hissediyorlar ellerini karnıma koyunca bazı hareketleri. Özellikle kızım, karnıma yaklaşıp, hadi tekmele kardeşim diyor. Gelip karnımı sevip sevip gidiyor. Aman muhabbetimiz bol olsun. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sf7p-AVjPlI/AAAAAAAAABo/aOR2ScLAKM8/s1600-h/GÃ¶rÃ¼ntÃ¼016_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331956260304797266" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sf7p-AVjPlI/AAAAAAAAABo/aOR2ScLAKM8/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC016_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kuzum kendisini yine sanata verdi. Evde sürekli bir aktivite, bir kesme- biçme- yapıştırma- boyama döngüsü var. Yaptığı hiçbirşeyi de attırmıyor. Kağıttan kayık yapıp minik bebeklerini oturtmuş içine, çalışma masasının üstüne koymuş. Bir de harıl harıl resimli kitap yapıyor. A4’ leri ortadan ikiye kıvırıyor, sayfa yapıyor. Sonra her sayfaya resimler ve konuşma balonları yapıyor. Bazen kendisi yazıyor içlerine, çok zor gelirse bize yazdırıyor. Maalesef sadece büyük harf kullanarak yazıyor. İlkokula başlayınca bu sene öğretmeni muhtemelen bize kızacak “neden böyle öğrettiniz” diye ama biz öğretmedik, kendisi öğrendi. (Hani çocuğum çok zeki anneleri vardır ya, “Allah sizi inandırsın, 3 yaşında okumayı söktü, hem de kendi kendine, biz birşey öğretmedik, 2 yaşında da kendi kendine piyano çalmaya başladı, çooooocuuum hadi bi parça çal teyzelere” falan diye insanı sinir ederler...Onlardan gördüm kendimi) bu aralar bolca tatil yaptık. 23 nisan, 1 mayıs...kuzuyla güzel vakit geçirdik. Yeni yerler keşfettik. Bazen kız kıza alışveriş yaptık.&lt;br /&gt;Bu sene bahar gelemedi bir türlü değil mi? Nasıl serin havalar. Normalde bu mevsimde kısa kolluları çekmiş olurduk. Bu yıl daha hırkalardan kurtulamadık. Şikayetçi miyim, kesinlikle hayır. Havaların ısınmasının gecikmesi benim ne kadar işime geliyor anlatamam. İnşallah nispeten serince bir yaz mevsimi geçiririz. Yazın yarısını hamile, yarısını da küçük bebekle geçireceğim. Bari havalar bunaltmasın.&lt;br /&gt;Artık etraf da yeşerdi. Bol yağışlı bir sene olması nedeniyle doğadan da bereket fışkırıyor sanki. İşe gelirken üzüm bağlarının arasından geçiyorum bol bol. Asmalar yeşillendi, uzaktan bakınca rüzgarla dalgalanan minik uç yapraklar renk değiştiriyor. Sanki yeşilimsi, dalgalı bir denize bakıyormuş gibi oluyor insan. Yamaçlar da papatya öbekleri nedeniyle karbeyaz görünüyor uzaktan. Yolculuğumu keyifli yapıyor bu detaylar. Yoksa kocaman bir karınla araba kullanmak pek de kolay değil... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ruh halim de pek değişken, pek dalgalı bu aralar. Bazen içim içime sığmıyor, son derece pozitif, esprili, etrafına da neşe saçar haldeyim. Bazen de tam tersi, bir kasvet çörekleniyor üstüme, daralıyorum, kabuğuma çekilmek istiyorum. “Kimse benimle konuşmasa bir süre” moduna giriyorum. Neyse ki insan anne olunca şöyle bir ağız tadıyla melankolik takılamıyor. Hemen silkinip kendine gelmek zorunda kalıyor. “Anneeee neden böylesin, annecim birşeyin mi var, masaj yapayım mı annecim” diye yanına yaklaşan bir miniğin sorumluğunu hatırlayıp düzeliyorsun. Annelik insanın depresyona girme özgürlüğünü elinden alan bi müessese kardeşim...O küçük insan sendeki en ufak bir değişime bile o kadar duyarlı ki. Doğduğundan beri tüm algıları, sendeki en hassas değişimi bile hissedecek şekilde ayarlanmış. Ufacık meme emen bir bebecikken bile, stresliysen, o da stresli oluyor. Emmek istemiyor, uyumak istemiyor. Ruh emici diyorum ben kendilerine. Gerçekten ruh halin neyse emiyor hemen bunlar sünger gibi. İşte bu yüzden depresif dönemlerim uzun süremiyor şükür ki... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl bu zamanları hatırladıkça içim acıyor bir tek. Geçen yıl, ne baharı ne de yazı ağız tadıyla geçirememiştim. Hastanede babamın başında olduğum her an ızdırap, yanında olamadığım her an daha da büyük ızdıraptı. Çocuğuma da vakit ayırmaya çalışıyordum, ama onunla geçirdiğim zamanlar bile acı veriyordu, babamın yanında olmadığım için. İki arada bir derede, ne orada ne burada, öyle tuhaf bir haldeydim ki. İşten hastaneye, hastaneden eve, evden işe koşturuyordum. Bahar gelmiş, ortalık çiçeklenmiş, insanlar evlere sığmaz olmuştu ama bizim görecek halimiz yoktu. Kızım iyice bunalıma girmesin diye arada kıra bayıra götürdüğümüzde bile içim yanıyordu. Babam orada hasta ben eğlence peşindeyim diye kendimi kahrediyordum. İşte o dönemde anladım kardeşin önemini. 3 kardeşi sırayla gelip yanında oldular. Evlerini barklarını, düzenlerini bırakabildiler. Ben onları rahat ettirebilmek için çalışmak zorundaydım. Hastanede özel oda ve diğer masrafları da birinin karşılaması gerekti. Bilmiyorum yine de evlat olarak bazen yeterli özveride bulunamadığımı düşünüyorum. Hastane koridorlarında ayaklarımın geri geri gittiği çok zaman oldu. Daha çoğu gittiğimde onu kötü bulma olasılığından korktuğum içindi ama, işten çıkıp, fütursuzca evime dönebildiğim günleri özledim çok. Gerçekten çok yoruldum, ama en büyüğü gönül yorgunluğu idi. Gözümün önünde eriyip bitmesini izlemek tüketti beni. Şimdi enseme ılık ılık vuran şu bahar rüzgarları bile nedense geçen yıl bu zamanlardaki acılı, zor, azaplı günlerimi hatırlatıyor. Hemen içime bir gölge düşüyor. 2 ay sonra 1 yıl olacak gideli. Henüz aklıma gelmediği 1 gün bile yok. Az önce en son fotoğraflarına baktım. Sağlıklı olduğu en son döneme...Umarım gittiği yerde çok iyidir şimdi rahatı. Rahat rahat nefes alıyordur artık umarım. Mekanın cennet olsun, ruhun huzur bulsun babacığım.&lt;br /&gt;Nereden geldi yine bu bunalım, dikkat ediyorum, yazılarıma hep iyi başlayıp bunalım bitiriyorum. Ama buradan başka içimi döktüğüm bir yer yok ne yapayım... &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6269894455611874007?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6269894455611874007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6269894455611874007' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6269894455611874007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6269894455611874007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/05/gunler-gecerkene.html' title='GÜNLER GEÇERKENE...'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sf7piSiXgeI/AAAAAAAAABg/w6JWGVI0jU0/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC012_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-9043470580746027769</id><published>2009-04-20T02:10:00.000-07:00</published><updated>2009-04-20T02:13:37.923-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dekorasyon'/><title type='text'>EVİM, GÜZEL EVİM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Evde ufak tefek değişiklikler yapıyorum bu aralar. Mutfağa ve yatak odasına perde aldım mesela. Yatak odasındaki stor güneşlikler, yanlardan ışık alıyordu. Bebek olunca aydınlıkla beraber uyanır dedim, kalın tafta perdeler diktirdim. Kapkaranlık oluyor çekince, tam uyku odası, ohhh misss...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kuzunun odasındaki sallanan koltuğu bizim odaya pencere önüne aldık. Tam bir istirahat ve kitap okuma köşesi oldu. Ben tabi ilerleyen aylarda bu koltuğu emzirme köşesi olarak kullanmak niyetindeyim, kuzumda olduğu gibi. 6 sene önce bir mobilyacı vitrininde görünce, ilk tepkim, “Aaahh ne güzel emzirilir bu koltukta” olmuştu. Bel desteği var, baş desteği var, kolçaklar harika. Kuzucuk 1 aylık falandı. Sevgilim gitti alıverdi bana hemen o koltuğu. Emzirme, kuzuyu uyutma gibi işlerimizi gördü yıllarca. Son 1-2 senedir artık eski cazibesi kalmamıştı. Bu evde kuzunun odasına koyduk. Bu sefer de arkadaşları gelip beraberlerce kudururlarken birbirlerini yaralama riski doğurdu. Bizim odaya koyduk, sen sağ ben selamet...Çok memnunum ama, oturup dışarıyı seyrederek kitabımı, gazetemi okuyorum arada...&lt;br /&gt;Kızımın odası komple değişti. Ranza yatak aldık şimdiden. Acele ettik aslında ama kuzu çok istedi. Tepeden inmiyor, yavru kuş gibi tünedi üst kattaki yatağa. Uykusunu alt katta uyuyor ama. Bir süre daha üstte yatamaz sanırım. Niyetim bebeği 2 yaşına kadar park yatakta yatırmak zaten. bebeğin bu ranzaya terfi edişi kimbilir ne zaman olacak...&lt;br /&gt;Bembeyaz bu sefer mobilyalar, ışıl ışıl ve ferah oldu odası. Çalışma masası da var artık kuzumun. Hafta sonu ikeadan minik bir koltuk da aldık. Var olan halısı ve perdesiyle çok hoş bir odası oldu. Bazen gidip o koltukta oturup kitabımı okuyorum. Akşam güneşi vuruyor odaya, nasıl harika oluyor. Kendisi de pek memnun. Uzuuuun upuzun seneler kullanırız umarım bu mobilyaları artık...&lt;br /&gt;Salona bir puf aldık ikeadan yine. Aman ne iyi etmişim meğer. L koltuğun köşesine uzanınca hemen uyuyorum. Eee diğer taraflarda da ayaklarımı uzatamıyorum. Bu çok iyi oldu. sevgiliyle ayakları çaprazlama uzatıyoruz kuzucuk uyuduktan sonra TV karşısında. Yayılıyoruz misler gibi. Aynı zamanda sehpa vazifesi de görüyor kendisi. Pek memnunum sevgili günlük.&lt;br /&gt;Şimdi bir abajur hedefim var ama bir yandan da gelecek bebişin ilave maliyetlerini düşünüp kendime bir çüşş deme ihtiyacındayım. Abajursuz bu kadar yıl yaşadık, daha da yaşarız sanırsam. Zira kuzunun küçülen kıyafetleri, ayakkabıları var. Hanfendinin değişen mevsimle birlikte bir sürü yeni ihtiyacı çıkacak. Vitrinler cıvıl cıvıl, yine kendimi tutamayıp cicili bicili şeyleri dolduracağım dolaba. Harcamalara dikkat etmekte fayda var...&lt;br /&gt;Hafta sonu rüyamda şu 4 ay çalıştığım iğrenç işyerinden çıkarıldığımı görüyorum. Ama eşyalarımı alamadım diye dertleniyorum. Mail atıyorum patronlara, “....bey ben yarın gelip özel eşyalarımı alsam olur mu” falan diye. Resmen içimin sıkıntısı ile uyandım. Oradan çıkarılmadım, ama gideyim diye ellerinden geleni yaptılar. Topu topu 4 ay çalıştım ama cv’me yazmayı dahi düşünmüyorum. O kadar kötü bir tecrübe idi. Benim yerime bir arkadaşlarını getirmek istediler. Ama bana da "sen git" diyemediler. Gitmem için ellerinden geleni yaptılar. Yoksayma, es geçme, by pass yapma bunların başında. Ben de gidiyorum dediğimde, siz bilirsiniz dediler. Meğer fabrikaya 1-2 haftadır yanlarında getirip götürdükleri kıtipiyoz herifi benim yerime düşünüyorlarmış. Güzel ayrıldık neyse ki, adamı benim yerime fabrika müdürü yaptılar. Fekat o da bütün gün kameralar kayıtlarını seyredip hiç bir iş yapmayarak, daha doğrusu yapamayarak, hayallerini suya düşürdü. Onunla birliktelikleri ise 2 ay sürdü.&lt;br /&gt;Ben şimdiye kadar kurumsal yerlerde çalışmaya alışmışım. Bu kadar az gelişmiş insanlar, bu kadar kötü yönetilen bir yerle karşılaşmamışım. Görmediğim şeyleri gördüm burada. Misafirim geliyor mesela, adama çay söylüyorum, mutfaktaki kadın geliyor “çay yok” diyor misafirimin yanında. “nee, neden yok” diyorum “düp bitti” diyor. Ee yedek tüp? O da bitti diyor. Teyze oğulları satınalmacıyı arıyorum. Kasada para yok öğleden sonra alıcaz diyor. Bu arada misafirim, benim zavallılığıma acıyarak, tamam tamam ben de kalkacağım zaten, borcunuz olsun diyor. Arabama benzin alacağım, muhasebe 30 lira veriyor. Başka para yok maalesef diyor. Her gün karneyle alır gibi 30 liralık benzin alıyorum benzinci ile ahbap oluyoruz. Isıtma tertibatı olmadığından evden yıllardır kullanmadığım elektrikli sobamı götürüyorum kışın. Tüm bu rezillikler yetmezmiş gibi, o kadar uğraşıyor, bir şeyleri değiştirmeye çalışıyorum. Raporlar hazırlıyorum. Patrona sunuyorum. Tamam tamam bunlar zaten benim kafamda var, bakmama gerek yok diyor. İnisiyatif vermiyorlar. Karar almamız gerek, oturalım şu işleri konuşalım diyorum, vaktimiz yok hiç diyorlar. Sonra söylenince, sizden önceki fabrika müdürü de aynı şeylerden şikayet ederdi, neden hep aynı konudan bize geliniyor acaba diyorlar. Aaaa, neden acaba????&lt;br /&gt;Ay aman öf, hafızamdan bile silmek istediğim şeyleri niye buraya yazdım ki şimdi? Neyse işte rüyama girmiş hasbelkader. Uyanınca, işim olduğuna, böyle bir işim olduğuna şükrettim. Allah bugünlerimizi aratmasın.&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-9043470580746027769?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/9043470580746027769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=9043470580746027769' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/9043470580746027769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/9043470580746027769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/04/evim-guzel-evim.html' title='EVİM, GÜZEL EVİM'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-977804017441840203</id><published>2009-04-06T07:26:00.001-07:00</published><updated>2009-04-06T07:27:49.129-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><title type='text'>BEBEĞİM TEKMELİYOR....</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Ben bu tekmelerle hayat buluyorum desem...&lt;br /&gt;2 gündür inanılmaz hareketli karnımda. Şu anda 21+4’ teyim. Deli gibi tepiniyor 2 gündür kızım. Dün akşam karnımın üstünden dahi görülüyordu. Eşim de hissetti. Pek mutlu olduk.&lt;br /&gt;Şu karnımda bebiş tekmelerken ve emzirirken hissettiğim duyguların tarifi yok. Hamileliğe dair en çok özlediğim şey, şu karnımı mınış mınış tekmelediği günler olmuştur hep. Çok şükür yine yaşıyorum.&lt;br /&gt;Bir toplantının ortasında, sıkılmış, uyuklamaya ramak kalmışken, karnımdan hoop mesela, insanı dirilten bir vuruş, arkasından bir sağ, bir sol kroşe daha, sonra ayak darbeleri. Ah nasıl seviniyorum, kanatlanıyorum o zaman. Gözlerimi dört açıveriyorum hemen. İçim pırrr pırrr başlıyor...&lt;br /&gt;İlk bebekliğe dair en çok özlediğim şey ise, emzirmek...Göğsümde, arada eliyle dokunarak, kah gözlerini kapatıp uyuklayarak, kah beni süzerek emdiği o günler...bazen memede yan yan güler, ağzının kenarından sütler sızar. Bazen tam emerken arkada birşey dikkatini şeker, kafayı çeker, geri döner bakar, şorrrrr sütler kafaya, göze fışkırır. Ne iğrenç muhabbetler yaşamayan için. Göğsümde uyuyakalır bazen, alayım da yatağına yatırayım derim, hemen “dur ne yapıyorsun” der gibi tam gaz emmeye devam eder. Sanki 1 dakika önce rüyalara dalmış olan o değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızımı 1 yaşına kadar emzirdim. İnşallah bu kızımı daha da uzun emzirebilirim. Gerçi büyük kız, “ben 1 sene emmişim, o da 1 sene emsin fazla değil” diye terör estirebilir. Şimdiden, “benim adım 5 harfli, onun adı da 5 harfliden fazla olmayacak” türü kıyaslamalara başladı maymun.&lt;br /&gt;Bugün hıçkırık da tuttu galiba karnımdaki bebeğimi. İçeride kolbastı dansı yapmıyorsa şayet, hıçkırdı durdu. Pıt pıt düzenli olarak zıpladı karnım. Büyük kızımı da çok hıçkırık tutardı karnımda. Bu da ablasına benzedi. Aceleci obur, hava yutuyor demek.&lt;br /&gt;Bu arada, 5 ayda 5 kilo aldım maalesef. Daha dikkatli olmam gerek. Çok çabuk acıkıyorum ne yazık ki. Bir de havalar hep yağışlı, soğuk, yürüyüş falan yapamıyorum. Bahanem çoook yani. Üstelik portakal, elma, armut, bıktım artık bunlardan. Şöyle karpuz olsa, yeşil erik, kiraz, şeftali, kayısı, meyvenin bolluğu olsa, hiç verir miyim kendimi pastaya, çikolataya? Of bak canım çekti şimdi. Bu aralar favorilerimden biri kinder pingui. Kızıma alırken dadandım ben de. Çok güzel yahu tadı. Kinder süt dilimi fazla tatlı geldi. Bunu çok beğendim.&lt;br /&gt;Doktor her gün yarım kilo süt dedi. Yağsız içiyorum ama o da 0 kalori değil sonuçta. Üstelik gaz yapıyor kendimi fil gibi hissediyorum ama çare yok, içecekmişiz. Yoğurt yesem, peynir yesem, ayran içsem olmaz mı dedim, olmaz dedi, illa ki süt içilecek. Kızıma ver yarım kilo sütü bir dikişte içer, maşallah diyeyim. Ama insana içeceksin diye dayatılınca zor geliyor yahu. Sonra ilaçları ayarla, düzenli meyve ye, et ye, balık ye, tavuk ye, arada ağzına 3 fındık, 3 ceviz at, günüm yemek, içmekle geçiyor.&lt;br /&gt;Sonra bir de kilo alma diyor doktor efendi. Bakalım kaç kilo ile tamamlayacağız bu sefer. Geçen sefer 17 kilo ile feciydim. Demet şener mesela 20 küsur kilo almış ama, hamileliğe başlangıç kilosu anoreksi sınırında olunca 23 kilo yakışıyor insana. Bizim öyle değil ki...neyse geçen sefer verebildiğime göre, bu sefer de veririm diyorum. 2 çocuklu ve şişko olunca, sanki daha da bir yaşlanacakmışım gibi geliyor. Umarım 10-12 kiloyu geçmem bu kez... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-977804017441840203?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/977804017441840203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=977804017441840203' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/977804017441840203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/977804017441840203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/04/bebegim-tekmeliyor.html' title='BEBEĞİM TEKMELİYOR....'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-5756847109563884456</id><published>2009-04-03T02:09:00.000-07:00</published><updated>2009-04-03T02:10:50.747-07:00</updated><title type='text'>ANNEM VE BEN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt; Bu bir iç döküş yazısı olacak. Kimseye diyemediklerimi buraya yazacağım yine. Sorun da değil aslında ama içimde tuttuklarım var.&lt;br /&gt;Anne olduktan sonra kendi annemi daha çok sorgular oldum ben. O zamana kadar annemin beni hep koşulsuz ve çok sevdiğini sanırdım. Kendinden bile çok. Beklentim olduğu için değil, öyle hissettiğim için öyle düşünürdüm.&lt;br /&gt;Son yıllarda yaşadıklarım ve anneliğin kattığı bakış açısı ile, benim annemin beni, kendinden de çok sevemediğini farkediyorum artık. Beklentim bu değil dedim ama bir evlat olarak içten içe demek ki bunu hazmedememişim, mücadele etmeye çalışıyorum. Olabilir deyip kabullenemiyorum.&lt;br /&gt;Ben kızımı, daha çok küçük ama, ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin, hep ama hep çok seveceğim. bana göre yanlışlar da yapsa yanında olacağım. Onu hiçbir zaman sevgisizlikle, ilgisizlikle cezalandırmayacağım. En fazla üzüldüğümü bilecek, ama onunla ilişkim değişmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim annem beni kendince çok sevdi çok sever, ama gururundan çok değil. Aramız iyiyken çok iyiyizdir, çok fedakardır, çok vericidir, çok düşüncelidir. Ama bir şekilde tartıştık, ters düştük, bu ilgili anne gider, bana acı çektirmeye çalışan, bir öncekiyle tamamen zıt, tamamen uzak birisi gelir. Hatamı anlayıp da özür dileyeyim ister. Hata asla kendisinde değildir, olamaz. Hep ben yanlışımdır, ben suçluyumdur, o yanlış yaptıysa bile eskaza, mantıklı bir sebebi vardır. Ben dize gelinceye kadar, ölüyorum desem benimle konuşmaz. Torununudan bile vazgeçer, aylarca görmemeye razıdır. Nitekim böyle bir örneğimiz var. Babamla ilgili boşanma öncesi bir tartışmalarında, onu haklı bulmadım diye, 2 ay benimle konuşmamış, evime gelmemiş, torununu görmemiş, nasıl olduğunu sormamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam hastanelerde ölümle pençeleşir, ben hastane-ev-iş üçgeninde koşuşup hepsine yetişmeye çalışırken, bana sittiriboktan bir hediye gönderen arkadaşına teşekkür telefonu etmedim diye, haftalarca o acılı zamanlarımda benimle konuşmamış, çektiklerim umurunda olmamıştır. Babamın ölümünden 3 hafta geçmişken, acım o kadar tazeyken, sünnet düğünü yapan, babamın cenazesine bile gelmeyen teyzelerini, çocuklarının pipisi kesildi diye tebrik etmem için benimle tartışmıştır.&lt;br /&gt;Böyledir benim annem.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ama aramız iyiyken, meyvemi bile soyar ayağıma getirir. Yemekten bazen tabak kaldırmamı istemez, sen git dinlen der, ayaklarımın altına yastık koyar, başım sıkışsa yetişir. Ama iyiyken...&lt;br /&gt;Bilirim ki, bir şekilde onunla tartıştıysam, kavga ettiysem, tamamen sırt çevirebilir bana. Annem değil de bir yabancı olabilir. Haklısın, özür dilerim, ben hatalıyım demezsem benden vazgeçebilir. Üstelik kavga sebebimizin ciddi birşey olmasına da gerek yok, bahsettiğim gibi arkadaşına etmediğim bir teşekkür telefonu bile olabilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hayatı kendi ritüelleriyle yaşar annem. Herkesin de öyle yaşamasını bekler. Belli törensel adetleri vardır. Yola çıkarken iyi yolculuklar telefonu edilmelidir. Yoldan dönene, hoşgeldin telefonu açılır. Arama sormalarda sıra bekler. Kayınvalideni en son ben aramıştım, şimdi o aramalı diye bilanço tutar. Ayrıca çok kincidir, senelerce unutmaz. Bir olayı, bir sözü, kafasında büyütür, kurar, etrafında senaryolar yazar. Sonra o senaryolara inanır. Kendi kendini fişekler. Olayların düşündüğü gibi olmadığına da ikna olmaz. Hep o haklıdır. Hep o doğru yapmıştır. İlişkilerde hep bilanço yapar, ne verdim, ne aldım. Söylenen en ufak şeyi bile kötüye yorar, üstüne alınır. Kimsenin aklına gelmeyecek anlamlar çıkarır. Zor, çok zor bir insandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben küçükken, daha 7-8 yaşlarındayken bile bana kızdıysa küser, günlerce konuşmazdı. Defalarca özür dilerdim, anne affet diye yalvarırdım. Kendi öfkesi geçene kadar konuşmazdı benimle. Yokmuşum gibi davranırdı küçücük evde küçücük çocuğa. Ayrıca fiks bir hareketi vardı. Ona en son ne hediye almışsam, getirir onu odamın ortasına fırlatırdı. Bu 7 yaşımdan, evlendiğim 24 yaşıma kadar tekrarlandı. Ona özenerek hediye alırdım. İlk kavgamızda, odanın ortasına fırlatır giderdi. Hediyeyi elime alıp peşinde dolanır, yalvarırdım, anne lütfen affet diye.  Hediyemi geri alması için ağlardım. Hep ben suçluydum ya, affetmesi için ayaklarına kapanırdım adeta. Benimle konuşması için, yapmadığım maymunluk kalmazdı. Sözlerime cevap vermiyor, yüzüme bakmıyor diye, kağıtlara, özür dileyen, affet diyen şeyler yazıp, buzdolabına, odasının kapısına, komodinin başına falan yapıştırırdım.&lt;br /&gt;Ama günlerce öfkesi geçene kadar konuşmazdı. Sonunda öfkesi dindiğinde, yine birden yumuşamazdı. Olayla ilgili günlerce konuşup azarlardı önce. Sonra yavaş yavaş normale dönerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olaylarla çok örselendi benim çocukluğum. Hep sevilmediğimi düşünür üzülürdüm. Hasta olayım diye dua ederdim. Hasta olunca annem hem benimle ilgilenmek zorunda kalacak, hem de kendini kötü hissedecekti yaptıklarından dolayı. Bu nedenle bir kış günü soğuk suyla yıkandığımı bile hatırlıyorum. Başka kardeşim yoktu, sorunlarımı paylaşabileceğim. Babam desen zaten hiç ilgilenmezdi böyle şeylerle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaşananlar bir kemalettin tuğcu romanı kadar dramatik değil belki ama bende çok yaralar açtı. Bunların etkisiyle, insanlarla ilişkilerimde sorun yaşadığımda, suçluluk psikolojisinden hiç kurtulamadım. Hep kendimde bir hata aradım, neyi yanlış yaptım da böyle oldu diye hırpalandım. Başıma kötü birşey geldiğinde hep Allah beni cezalandırdı diye düşündüm. Hep bana “Bak sen anneni üzdün, Allah da seni cezalandırdı” derdi, kavgalarımız sonrası kötü birşey yaşadıysam. Hala başıma gelenlerle ilgili de genelde kendimi suçlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bütün bunları kızımda yapmayayım diye uğraşıyorum. Beni kızdırdıysa bile onu çok sevdiğimi, ama yaptığına üzüldüğümü söylüyorum. Çok ileri gittiyse, en fazla, “şimdi biraz yalnız kalmak istiyorum, sonra yine yanına geleceğim, sen de bu sırada biraz düşünebilirsin” diyorum. Onu her durumda, her koşulda seveceğimi hissettirmeye çalışıyorum. Bilsin ki, bu hayatta zaman zaman ters de düşsek, o benim koşulsuz sevdiğim olacak. Yanlış kararlar da alsa, ben demiştim demeyecek, arkasında olacağım. kalbimi de kırsa, özür beklemeyecek, yaptığına üzüldüm, ama seni yine de seviyorum diyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem içinse, yapabileceğim birşey yok artık. Onu değiştiremem, mecburen kendimi telkin etmek zorundayım. Allah yine başımdan eksik etmesin, uzun ömürler versin, o olmasa ne yapardım bilmiyorum...Hal böyle olunca da, aramız hiç bozulmasın, hep iyi olsun diye dua etmek kalıyor geriye....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-5756847109563884456?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/5756847109563884456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=5756847109563884456' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5756847109563884456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5756847109563884456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/04/annem-ve-ben.html' title='ANNEM VE BEN'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-762362480489197297</id><published>2009-03-24T07:19:00.001-07:00</published><updated>2009-03-24T07:21:21.852-07:00</updated><title type='text'>ARTIK 6 YAŞINDASIN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Benim canım kızım, küçük kuzum, 6 yaşındasın artık.&lt;br /&gt;Daha dün poğaça gibi ayaklarını öpüyordum, göğsümde emerken uykuya dalmanı, o esnada ağzının hafifçe aralanmasını seyrediyordum halbuki.&lt;br /&gt;Büyüdün, büyüdün de küçük bir insana dönüştün. Bu küçük cücenin içinde bir karakter barınmaya başladı bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşine geldiği zaman kuralcı bir çocuksun, ama işine gelmediğinde veya yanında bir yandaş bulunca kuralları çiğnemeyi pek seviyorsun. Mesela TV konusunda, “izleyebilir miyim” dediğinde, “1 çizgi film” diyorum. Sonra ben işe dalmışsam bile, 1 çizgi film bitince, “anne bitti, kapatayım mı” diye beni uyarıyorsun. Halbuki beni ayakta uyutabilirsin istesen. Böyle de dürüstsün.&lt;br /&gt;Bir konuda senden söz almayı başarabilmişsem güzel. Genelde sözünde duruyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok titizsin. Manyak annenin seni 2 kere psikoloğa götürmüşlüğü var bundan ötürü. Elin falan kazara boya olursa bir saat ağlıyorsun. Bazen de akan burnunu kazağın kenarına siliveriyor, yağlı ellerini üzerine sürerek temizleyiveriyorsun. Anlamıyorum. Bu titizlik damarın belli durumlarda tutuyor. Bu durumların ortak paydası nedir bunu keşfetmeye çalışıyorum. Bazen odanı bok götürse umurunda olmuyor ama keçeli kalem parmağının kenarında iz bıraksa dert edinip ağlıyorsun. Bazen de ellerin komple boyanıyor, gözucu ile takip ediyorum bir arıza çıkaracak mısın diye, ama bana mısın demiyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükemmeliyetçisin. Feci çekilde hem de. Resminde hata olmayacak, oyunda hata yapmayacaksın, oyuncakların kırılmayacak, kaybolmayacak. Resim yaparken yanlışlıkla bir yeri karalarsan, sinirlenip kağıdı cart curt yırtıp atıyorsun.oyuncağının küçük bir parçası kırılırsa saatlerce ağlayabiliyorsun. Hem mükemmeliyetçisin, hem de hayalkırıklıkları ile zor başa çıkıyorsun. Kendimce sende en zayıf nokta olarak bunu görüyorum. Böyle olursa bu acımasız hayatta nasıl mücadele edeceksin ki a kuzum? Bazen unutmayı, sineye çekmeyi, başka şeylerle mutlu olmayı becerebilmek gerek. Seni mutsuz eden şeye takılıp kalman, kolay aşamaman beni üzüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçı ruhlusun. Kısmen kereste bir anne ve ziyadesiyle odun bir babadan böyle yaratıcı bir çocuk nasıl çıkmış hayretler ediyoruz. Evdeki havlu kağıt rulosundan, ambalaj kağıdından, çikolata kutusundan, bardak altlığından türlü türlü şeyler yapıp ağzımızı açık bırakıyorsun. Güzel resim çizemiyor ama herşeyi süper tasvir ediyorsun. Çizdiğin resimlerdeki detaylar ve ifadeleri ben şu 35 yaşımda çizemem. Çok renk kullanıyorsun. Rengarenk cıvıl cıvıl resimler yapıp, duvarlarına asıyorsun. Odanın kapısına sigara içilmez işareti, rahatsız etmeyiniz tabelası yapıyorsun. Bana kalplerle, kelebeklerle süslü, parlak pullu kartlar yapıp, üstüne annecim seni çok seviyorum yazıp, odamda aynanın önüne bırakıyorsun.&lt;br /&gt;Müziğe yeteneklisin. 1.5 yaşından beri herhangi bir şarkının melodisini bir kere duyman yetiyor. Hemen mırıldanmaya başlıyorsun. Notaları da güzel kavrıyorsun. Bu müzik kulağını benden almış olduğunu düşünüyorum. İmkan bulabilseydim, ben de bir müzik aleti çalardım herhalde. Seninle birlikte ben de müzik eğitimi alıyorum şu anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözel becerin çok yüksek. İnanılmaz cümleler kuruyor, inanılmaz kelimeler kullanıyorsun. Hafta sonu bana, “anne bu miniş çıkartmalarını nereden buluruz, gugıla miniş yaz, çıkartma yaz, bak bakalım ne sonuçlar çıkacak” dediğinde küçük dilimi yutacaktım.&lt;br /&gt;Çok gevezesin. Sürekli konuşuyorsun, konuşmadığın zamanlarda da şarkı söylüyorsun. Sen uyuduğunda evimiz derin bir sessizliğe bürünüyor. Bazen biraz kafa dinlemek için hevesle uyumanı bekliyoruz. Uyuduğunda da önce huzura dalıp, sonra da sesini özlüyor, babanla gün içinde yaptıklarını birbirimize anlatıyoruz. İkimiz de o ortamda bulunmamıza rağmen, olayları, konuşmalarını birbirimize tekrar anlatıp gülüşüyoruz. Annelik-babalık işte böyle bir nevi delilik hali yavrucuğum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kuvvetli çene ile her hakkını savunuyorsun. 2 erkek 7 kız olan sınıfınızda, öğretmen çok konuştukları için kızlara ceza verdiğinde, “öğretmenim, erkekler 2 kişi, onların konuşacak fazla konusu yok, ama biz 7 kişiyiz, hepimiz bir şey söylesek bile gürültü oluyor” diyerek, öğretmenine kafa tutabiliyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni çok beğeniyorsun. Sen bana “anne çok yakıştı, anne müthiş oldun, bu rujun da harikaymış” dediğinde dünyalar benim oluyor. Bu şişko halimde bile, “annemin karnında bebek olduğu için böyle, aslında şişman değil” diye beni savunuyorsun. Etrafımda daha bu yaşta annesini beğenmeyen küçük ergenler olduğunu duymaya başladım. Neyse ki şimdilik bana hayransın.&lt;br /&gt;Keskin bir damak tadın var. Yeni lezzetlere çok kapalısın. Görünümünü beğenmediğin birşeyi asla ağzına koymuyorsun. Çok beğeneceğine emin olduğum için, ısrar etsem de başarılı olamıyorum. Kesinlikle denemiyorsun.&lt;br /&gt;Gaza gelmeye çok müsaitsin. Bir arkadaşın kanına girip hadi gel şöyle yapalım dediği anda sonuçlarını düşünmeden onun peşinden gidebiliyorsun. Böyle dolduruşa gelme be kızım.&lt;br /&gt;Çok sosyalsin. 1.5-2 yaşlarındayken çok çekingen ve ürkek olduğun için üzülüyor, psikoloğa gitmeyi düşünüyordum yine. Halbuki büyüdükçe değiştin, hele okula gittikçe açıldın. Şimdi bıcır bıcır konuşmanla kolayca iletişim kurabiliyorsun.&lt;br /&gt;Özgüvenlisin. Sadece dediğim gibi başarısızlığa tahammülün yok. Hata yaptığında, çok üzülüyorsun.&lt;br /&gt;Abur cubura düşkünsün. Kilo problemin yok şükür ama seni sağlıklı besleyelim diye çaba gösterdiğimiz için böyle. Bu sene ilkokulda kantinle tanışınca neler olacak bilmiyorum. Seni çok iyi kontrol altında tutmamız gerek. Çünkü genetik yatkınlık nedeniyle kilo almaya meyillisin.&lt;br /&gt;Statükocusun. Annene benzemişsin. Hafif bir kedi tarafın var. Değişiklikler seni geriyor. Zor alışıyorsun. Ama alışınca da vazgeçemiyorsun.&lt;br /&gt;Artık seninle girdiğimiz çatışmalarda daha kolay ikna edilebilir kıvamdasın. Geçtiğimiz yıllarda bazı konularda seninle inatlaşma hatasına düştük. Neyse salaklığımızı ve nafile kürek çektiğimizi farketmemiz fazla uzun sürmedi. Artık konuşarak ikna olabiliyor veya bir süre sonra hatanı anlayabiliyorsun.&lt;br /&gt;Bir an önce büyümek hevesindesin. Sana göre artık 7 yaşındasın. Hatta hala anaokuluna devam etmen büyük hata. Seni küçük kızım veya bebeğim diye seversem çok kızıyorsun.&lt;br /&gt;Bir an önce dişlerin çıksın istiyorsun. Süt dişlerinin dökülmesi senin için çok önemli bir büyüme adımı.&lt;br /&gt;Asla şiddete başvuran bir çocuk olmadın. Sana vurduklarında bile, canının yanmasından çok, arkadaşından böyle bir tavır görmek üzdü seni. Son dönemde ise, bunu açıkça dile getiriyor, “neden bana vurdu, konuşarak anlatabilirdi, bana kızdıysa, bana söyleyebilirdi” diyorsun. Senin bu genelde diğerlerinden sopa yeme hadisen beni yıllardır üzse de, aslında seni bu konuda doğru yetiştirmiş olduğumuzu anlıyorum. Yıllardır, “vah vaaah, ezik bu çocuk ezik. Hayatı boyunca itilip kakılacak, hep dayak yiyor” diye dertlensem de, asla “sana vurana sen de patlat bi tane çocuuum” demedim. Sana vurduklarında yanında oldum. Karşıdaki çocuğu içimden duvara yapıştırmak gelse de, enerjimi seni sakinleştirmeye ve dikkatini dağıtmaya harcadım. İyi de yapmışım, şimdi hakkını konuşarak arıyorsun.&lt;br /&gt;Sürekli seninle ilgilenilmesini istiyorsun her çocuk gibi. Akşamları yemekte babanla konuşmaya başlarsam, ses tonunu gittikçe yükselterek kulakları tırmalar tarzda konuşmaya ve sorular sormaya başlıyorsun. Ben de varım, buradayım, zaten akşamları topu topu 2 saat görüyorsunuz beni, bari adam gibi ilgilenin demek istiyorsun aslında ama biz de insanız nihayetinde annem. Bazen işten yorgun, bazen gergin geliyoruz. Her zaman pamuk helva modunda olamıyor, bazen birbirimizle de konuşmaya ihtiyaç duyuyoruz. Neyse ki okul nedeniyle erken yattığın için, artık bu seansları sen uyuduktan sonraya bırakmayı öğrendik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte sen böylesin minik maymunum. Bıraksalar günlerce yazarım seni.&lt;br /&gt;Annen gibi yarı arızalı bir tip olmaman için bütün çabam. Annemin beni yetiştirirken yaptığını düşündüğüm hataları sende yapmamaya çalışıyorum ama hatasız kul olmaz demişler. Elbette bir yerlerde bir kusurlar işliyoruzdur. Doğan Cüceloğlu veya Üstün Dökmen hangisiydi hatırlamıyorum, anne babalar çocuk yetiştirirken bazen birkaç hata yapabilirler, ama sayısız da doğru yaptıkları şey vardır gibi bir laf okumuştum. Umarım fazla hata yapmıyoruzdur. Umarım doğru yoldayızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-762362480489197297?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/762362480489197297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=762362480489197297' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/762362480489197297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/762362480489197297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/03/artik-6-yasindasin.html' title='ARTIK 6 YAŞINDASIN'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6607880085964616047</id><published>2009-03-13T02:06:00.000-07:00</published><updated>2009-03-13T02:08:25.588-07:00</updated><title type='text'>BİR KIZINIZ DAHA MI OLACAK? HAY ALLAH, OLSUN...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar sık sık, hadi abartmayayım, aynı hafta içinde 2 kişiden duyduğum bir şey var. Yazmak istedim. Genelde uzaktan bir tanıdıkla aramda geçen, hamileliğimle ilgili bir diyalog:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öteki: Ay maşallah, kaç aylık oldu şimdi?&lt;br /&gt;Ben: 5.ay içindeyim.&lt;br /&gt;Öteki: Cinsiyeti belli mi?&lt;br /&gt;Ben: Evet, belli, bir kızımız daha olacak.&lt;br /&gt;Öteki: (Kısa bir duraksamadan sonra) Olsun!&lt;br /&gt;Ben: ??????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu “olsun” ne anlama geliyor anlamadım. Ama söyleyen iki kişinin de bir oğlu bir kızı var. Hani biz ikincide oğlanı tutturamadık diye bir teselli sözcüğü gibi söylendiğinden sinir oluyorum. “üzülme, boşver” dercesine “olsun”...&lt;br /&gt;Niye olsun? Olsun tabii de, sağlıklı, mutlu, huzurlu olsun önce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kızım daha oluyor diye insanlar sanki benim adıma biraz üzülüyorlar. Kayınvalidem de cinsiyet belli olana dek, ben sürekli, “Anne bu da kız hissediyorum” dememe rağmen, “Aaa belli olmaz, bakarsın bu farklı olur” şeklinde nafile bir ümit besledi. Yani “kızım ne farkeder, kız da olsa, erkek olsa, yeter ki sağlıklı olsun” demedi. Hep içinde “bu da erkek olsa” ümidi taşıdı ve bunu da bana bilmeyerek hissettirdi. Okumuşunda da, cahilinde de bu erkek çocuk saplantısı nedir anlayamıyorum. Sanki Tudor hanedan soyu devam edecek de erkek çocuk bunu sağlayacak anasını satayım. Genlerimize işlenmiş galiba bu tutku. Erkek olsa kayınvalidem daha çok sevinecekti, buna eminim. Valla bu cinsiyet belirleme işi tamamen erkekten gelen sperm hücresinden oluyor, benim zerrece kabahatim yok:) &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Yine hamilelik hormonlarım devrede, yine ultra alıngan ve ota boka takar moddayım. Bir daha “olsun” diyen olursa çok feci bozmak niyetindeyim ama alternatif cuk oturan cevap bulamıyorum. Dur bakayım deneyeyim hele bir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben: bir kızımız daha olacak&lt;br /&gt;Öteki: olsun&lt;br /&gt;Ben: eee olan olmuş zaten, kısmet üçüncüde belki erkeği buluruz, olmazsa bunun dördüncüsü vaar, beşincisi vaar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya&lt;br /&gt;Ben: Bir kızımız daha olacak&lt;br /&gt;Öteki: Olsun&lt;br /&gt;Ben: Ne olsunu, ne olsunu, doğar doğmaz gömücez onu (Tövbe yarabbim!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya&lt;br /&gt;Ben: Bir kızımız daha olacak&lt;br /&gt;Öteki: Olsun&lt;br /&gt;Ben: Bozmayın moralinizi yahu, 2 kızdan başlık parası gelecek, bundan alası olur mu? 12’ ye bastılar mı veririz kocaya kurtuluruz bu sidiklilerden...(Tövbe yarabbim!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya&lt;br /&gt;Ben: Bir kızımız daha olacak&lt;br /&gt;Öteki: Olsun&lt;br /&gt;Ben: Yaaa sen olsun diyorsun ama, kayınvalidem köyden bir kocama bir kız daha bakmaya başlamış, ben oğlan doğuramıyorum diye, üstüme kuma getirecekler, böööööaaaaa.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya&lt;br /&gt;Ben: Bir kızımız daha olacak&lt;br /&gt;Öteki: Olsun&lt;br /&gt;Ben: Valla benim hiçbir kabahatim yok bu işte, tamamen eşimden gelen spermin kalitesizliği, yine kız çıkmış spermler ben naapayım. Ben ne gelirse onu muhafaza ediyorum, bir nevi taşıyıcıyım sonuçta. Taşıyıcıya zeval olmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay, sevgili günlük gördüğün gibi bu aralar yürüyen homurtu şeklindeyim. Ne zaman hamilelik beni, şeker gibi lokum gibi birşeye dönüştürecek, merakla bekliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6607880085964616047?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6607880085964616047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6607880085964616047' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6607880085964616047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6607880085964616047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/03/bir-kiziniz-daha-mi-olacak-hay-allah.html' title='BİR KIZINIZ DAHA MI OLACAK? HAY ALLAH, OLSUN...'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-33389503228925933</id><published>2009-03-12T04:00:00.000-07:00</published><updated>2009-03-12T04:58:35.616-07:00</updated><title type='text'>ŞİMDİ OKULLU OLMAYA AZ KALDI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sbj4VD-0UQI/AAAAAAAAABY/i-ashuL0SR4/s1600-h/IS841-022.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312268801213223170" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 205px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sbj4VD-0UQI/AAAAAAAAABY/i-ashuL0SR4/s320/IS841-022.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şunun şurasında kalmış 3 aylık bir vaktimiz. Derhal karar vermemiz gerek. Bir çok kolejin ön kayıtları nisanda başlıyor. Bazı burnu büyük okullar, noter huzurunda kura ile alıyor.  Devlet okulu düşünemiyorum, bulunduğumuz semtte sınıf mevcutları 40 kişi civarı diyorlar. Her ne kadar kriz gözümü çok korkutuyor, kolejde devam edebilmesi konusunda da endişeler taşıyorsam da, şimdilik en azından imkanımızın olduğu dönemde, ya kötü birşey olursa, diye düşünüp, aşırı temkinli olmayalım, biraz tevekkel olalım diyoruz. Allah yardımcımız olsun, herkesin de yardımcısı olsun…&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Okul seçerken, çocuğun yapısı ve ebeveynin okuldan beklentileri çok önemli bence.  &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şöyle bir sakin kafayla düşündüm, ben bir okuldan ne bekliyorum, maddeleyiverdim hemen, aklıma geldiği sırada yazıyorum:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1- Evimize yakın olsun, kuzucuğum serviste saatlerini harcamasın. Şöyle söyleyeyim, oturduğumuz semtin sınırları içinde olsun.&lt;br /&gt;2- Mutlu çocuklar yetiştirsin&lt;br /&gt;3- Kendine güvenen çocuklar yetiştirsin&lt;br /&gt;4- Sorunlarını çözebilen, analitik çocuklar yetiştirsin&lt;br /&gt;5- Tartışabilen, soru sorabilen, sorgulayabilen çocuklar yetiştirsin. Ezberci, ürkek, hazırlopçu çocuklar değil&lt;br /&gt;6- Sosyal yönü güçlü, dinlemeyi de bilen çocuklar yetiştirsin.&lt;br /&gt;7- Kitap okumayı seven, sanata ilgi duyan çocuklar yetiştirsin.&lt;br /&gt;8- Çocukların eğilimlerini tespit edip, yönlendirme yapsın. Misal benim çocuğumun güzel sanatlara eğilimi varken, akademik başarı şart, günde 500 soru çözeceksin, en yüksek puanı alacaksın, diye hayatını karartmasın&lt;br /&gt;9- Güvenlikli olsun&lt;br /&gt;10- Çok katlı olmasın&lt;br /&gt;11- Fiziksel koşulları iyi olsun, bina, sınıflar bakımlı olsun&lt;br /&gt;12- Öğretmen ve çalışan sirkülasyonu fazla olmasın, çalışanları da mutlu (ve kıdemli) çalışanlar olsun.&lt;br /&gt;13- Dozunda bir disiplini olsun, laçka olmasın. Sabahları işe gelirken görüyorum, makyajlı lise öğrencileri, saçlar boyalı, röfleli, nevrim dönüyor. Okul bırak, anne baba kızını o halde nasıl evden bırakıyor. Hadi makyajı görmüyor diyelim, boyalı saçı da mı görmüyor?&lt;br /&gt;14- Okulda hijyen ve temizlik, olmazsa olmaz tabii, ama yine de yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik aklıma bunlar geldi. Benim kızım, resime, müziğe çok meraklı. Hayal gücü de çok geniş. Sözel alanda da çok başarılı. Analitik ve matematik yönünün çok iyi olduğunu sanmıyorum. Müziğe yatkın olanın, matematik yönünün de çok kuvvetli olduğunu söyleseler de, henüz kızımın nasıl bir öğrenci olacağını hiç bilmiyorum. Yani elimizde nasıl bir malzeme var hiç bir fikrim yok. Çabuk sıkılıyor sanki. Ödevlerle problem yaşayabiliriz gibi geliyor. Öğrenme stili nasıldır, hangi alanda daha başarılıdır, hangi alanda desteklenmesi gerekir, hep yaşadıkça göreceğiz. Çok heyecanlıyım aslında. Defterler, kitaplar alınacak, kaplanacak, etiketlenecek. Formalar alınacak. Kuzum o formaların içinde kimbilir nasıl tatlı olacak. Gittiği anaokulunda huyunu suyunu öğrendiler artık, evimiz gibi oldu. O yüzden rahatım. Ama burada, yepyeni bir ortam, öğretmeni nasıl tepkiler verecek? Öğretmen çok önemli. Kızımın okulu sevmesinde belirleyici olacak. İnşallah doğru ve iyi kişilerle karşılaşırız. İnşallah kızımız için, en hayırlı, en doğru kararı vermeyi başarırız. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-33389503228925933?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/33389503228925933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=33389503228925933' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/33389503228925933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/33389503228925933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/03/simdi-okullu-olmaya-az-kaldi.html' title='ŞİMDİ OKULLU OLMAYA AZ KALDI'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/Sbj4VD-0UQI/AAAAAAAAABY/i-ashuL0SR4/s72-c/IS841-022.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-5091199497496760989</id><published>2009-03-09T06:42:00.000-07:00</published><updated>2009-03-09T06:50:09.947-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Çok öfkeliyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapamadıklarıma, yaptıklarıma, insanların yaptıklarına, yapmadıklarına, davranışlarına, söylediklerine, söylemediklerine, herşeye, herkese öfkeliyim.&lt;br /&gt;Nedir sebebi bilmiyorum.&lt;br /&gt;Öfkelendiklerim basit basit şeyler aslında. Toplasan bir mesele etmez hepsi. Ama ben bunları kafama dolayıp dert edinmeyi başarıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son kontrolde bebek neden az hareket etti mesela, doktor da evet gerçekten öyle, yorgun mu geliyorsunuz hep buraya dedi...hayır yorgun değil ama hep sabah aç karnına gidiyorum. Hani tartılıyoruz ya, aldığımız kilo az çıksın, doktordan aferin alalım hesabı. Fakat kızıma oranla bu bebek daha az hareketli sanki. Gerçi hiçbirşeyin göstergesi midir bilmiyorum? Doktora sorunca, genelde bazen böyle olabiliyor, bazen sonuna kadar böyle devam edebiliyor, %90 birşey çıkmıyor dedi. Ama benim kafam şu%10luk dilime takıldı. Hemen kızımın ultrason görüntülerini buldum izledim. Aynı dönemde daha kıpır kıpır bir bebekmiş. bu bebek ise daha sakin, daha az hareketli. Doktor dürtükleyince tepki verdi gerçi. Doktorum, bunun da iyi birşey olduğun söyledi ama yine de huzursuzum.&lt;br /&gt;Üçlü test sonucuma göre yüksek risk grubunda değilim. Ancak yine de a.sentez yaptırmak ister miyim diye sordu doktorumuz. Hayır dedim ama sonra ultrasonda şu hareket meselesini görünce kafama takıldı. Diğer herşey normal, tüm ölçümler ve ultrason bulguları normal görünüyor. Acaba yaptırıp rahat mı edeyim, yoksa yolunda giden birşşeye müdahale etmeyeyim mi? Sonuçta a.s. de de küçük de olsa risk var.&lt;br /&gt;En çok kafama takılan konu budur işte son günlerde. Karnımda hareketlerini bekliyorum heyecanla. Arada minik pıt pıtlar, seğirme gibi hareketler hissediyorum. Dün mesela yorgun ve gergindim. Bebek de gergindi, ama hareketliydi. Adrenalin nedeniyle herhalde.&lt;br /&gt;Bu kızımızı da sağlıkla bir alsak kucağa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki yakın arkadaşım, kızımın doğumgününü kutlamadı diye üzülüyorum mesela. İnsan minik bir kitap almaz mı? Sonuçta çocuğu sevindirmek maksat. Bu kadar duyarsız nasıl olunur. Ben katılamadığım zaman özürümü belirtip, sonrasında mutlaka bir ziyaret ile telafi etmeye çalışırım.&lt;br /&gt;Ben bu arkadaşlardan birisine, her gittiğim yerden hediye ile döner, doğumgününü unutmazken, hadi benimkini geçtim, kızımınkine davet ettiğim halde gelmiyor ve kutlamıyor.&lt;br /&gt;Diğeri ise, ayrı bir alem zaten, ondan beklenen bir tavır olduğu için şaşırmıyorum aslında. İkisi de son derece benzer. Şimdi farkediyorum, ikisi de bencil, kendilerine düşkün, bu bencilliklerini çocuklarında da sürdüren insanlar. Dünya benim ve çocuğumun etrafında döner diyenlerden. Herşey benim çocuğuma mübah diyenlerden.&lt;br /&gt;Herşeyi karşılık beklediğim için yapmıyorum ama, ne bileyim, alınıyorum, gereksiz fedakarlıklarımın karşılığını görmeyince. Kimse bana yap demiyor, içimden geldiği için yapıyorum, ama karşı tarafta aynı duyarlılığı görmeyince öfkeleniyorum  bu kez. Bu aslında, annemin en çok kızdığım kuylarından birisidir, ben de yaşlandıkça ona mı benzemeye başlıyorum nedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızımın yakın arkadaşının, kızıma saldırgan davranmasına üzülüyorum mesela...kızımın buna üzülmesine daha çok üzülüyorum. Kendinden yaşça büyük olan bir çocuğun, sorun çözümü olarak şiddeti görmesine kızım bile anlam veremiyor. Neden böyle yaptığını sorguluyor. Sadece kızıma değil bu kötülük, özellikle küçük çocuklara, hoşuna gitmeyenlere, sevmediği herkese. Anne babasının, “ama yavrucum, yanlışlıkla mı vurdun”, diye başlayan yaklaşımları, zaten sorunu çözmekten, dahası kabullenmekten çok uzak. Böyle olunca bu çocuğa ben içten içe öfke duyuyorum ve buluşmalarımızda geriliyorum. Bazen sert çıkıyorum. Anne baba sert olmayınca birinin olması gerekiyor bazen. Bu kez anne-baba bozuluyor bana, farkediyorum. Ama 8 yaşında bir kız çocuğunun, istediğini yapmadı diye, kızıma saldırmasını, boğazını sıkmasını, vurmasını ben hazmedemiyorum, kimse kusura bakmasın. Anne babasından çocuklarının ne kadar sevgi dolu, merhametli, sevecen, iyi geçimli olduğuna dair dinlediklerimse kendimden şüphelenmeme yol açıyor. Herhalde ben çok kötücül bir insanım diyorum. Ama yakın çevredeki tüm arkadaşlarım da benimle aynı şeyden şikayetçi olunca farkediyorum ki bende bir anormallik yok. Her istediği yapılan, kural konmayan, ceza almayan, duygusal yaşı gerçek yaşının çok altında bir çocuk yetiştiren anne-babada bir tuhaflık var. Bunun özgür çocuk yetiştirmekle alakası yok. Çocuğuna sınır koymayı sevmiyor olabilirsin, ama bu çocuk başkalarına zarar vermeye götürüyorsa işi, sen dur demesini bilmiyorsan, dur diyen bir başkası çıkabilir, çıkmalıdır da...&lt;br /&gt;Benim melek kızım, anlayamıyor, sevdiği arkadaşının kendisinin canını neden acıttığını. “Anne söylediğim birşeye kızdıysa, o da bana birşey söylesin, neden canımı yakıyor” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amcam neden beni hiç aramıyor diye üzülüyorum mesela. Hani baba yarısıydı? Babam hastane odasında gözümün önünde ölürken, bana sarılıp ağlayarak, bundan sonra baban benim demişti. Kaç kere aradım bilmiyorum, sadece nasılsın diye sormak için. Bir kere bile dönüp aramadı beni. Kimse gerçek babası gibi olmuyormuş insanın. Sırf sesimi duymak için arardın beni, nurlar içinde yat babacığım, mekanın cennet olsun inşallah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşlerimiz düzelmezse, daha da kötüye giderse, işsiz kalırsak diye üzülüyorum mesela. Kısa dönemli sarsıntıları atlattık ama kriz daha da derinleşecek diyorlar. Allah korusun, birimiz işsiz kalırsak, tüm yaşantımız alt üst olur. Ne ev borcumuzu ödeyebiliriz, ne de kızımı hayal ettiğimiz okulda okutabiliriz. B planları düşünüyorum kafamda. Ne yapsam da olmuyor. Hadi kızımı okutacak bir okul illa ki buluruz da, evimizi nasıl kurtarırız o zaman, hiç bir yolunu bulamıyorum. Daha 4.5 yıl var kredimizin bitmesine. Kriz başlamadan az önce bir ev alma salaklığını gösterdik işte. Ne bilelim. Akabinde kriz patladı. Kredi de benim başıma patladı. Birşey olur da ödeyemezsek diye uykularım kaçıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızımda keyifle, içime sine sine, etrafa mutluluk saçarak yaşadığım hamileliği bu kez tadında yaşayamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada 17 hafta bitti.&lt;br /&gt;3 kilo aldım baştan bu yana. Umarım az kilo alırım bu sefer de vermesi kolay olur.&lt;br /&gt;Tansiyonum 10-6 civarında seyrediyor.&lt;br /&gt;Multivitamin kullanıyorum 1 haftadır, folic plus’ı bıraktım.&lt;br /&gt;Ayrıca demir takviyesine başlıyorum bu hafta.&lt;br /&gt;Saçlarım eskisi gibi dökülmüyor.&lt;br /&gt;Tüylerim çok geç çıkıyor.&lt;br /&gt;Göğüslerim büyüdü, çatal göründü.&lt;br /&gt;Gaz problemim fazla yok.&lt;br /&gt;Normal süt içebilmeye yeni başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya da not düşmüş olayım. Haa bugünle ilgili bir şey daha hatırlamak istiyorum: bir insan bir insanı yemeğe davet etmeyi aslında hiç istemeyip de, mecbur olduğu için davet ederse, bu karşıdaki insanı nasıl etkiler, karşıdaki insan nasıl davranmalıdır?&lt;br /&gt;a-      olabildiğince hödük ve vurdumduymaz olup, anlamamazlıktan gelip, heee geliyorum hemenn diye teklife atlamalıdır.&lt;br /&gt;b-      Kibarca başka işleri olduğunu söyleyip, geri çevirmelidir, hiçbirşey ima etmemelidir.&lt;br /&gt;c-      Teklifi geri çevirip, lafını da sokmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaip sinir oluyorum. Salak yerine koyar gibi seni mecbur kaldığım için davet ediyorum, aslında gelmemeni tercih ederim, dercesine davet edilmez ki insan...arkadaşınla başbaşa kalmayı istiyor olabilirsin, gayet mantıklı bir istek. Böyle çağıracaksan hiç çağırma.&lt;br /&gt;Off çok hisliyim sevgili günlük. Beni bu hamilelik hormonları mahvetti. Bir yazdım, pir yazdım bu arada. Daha da yazmak istediğim çok şey vardı aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-5091199497496760989?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/5091199497496760989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=5091199497496760989' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5091199497496760989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/5091199497496760989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2009/03/cok-ofkeliyim.html' title=''/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-9133148584603945567</id><published>2008-12-25T05:01:00.000-08:00</published><updated>2008-12-25T05:26:05.113-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kardeş'/><title type='text'>KARDEŞ SORUNSALI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOJ4pSaLZI/AAAAAAAAABA/lxM4Ho6LeHg/s1600-h/DSCF0239.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5283718394084470162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOJ4pSaLZI/AAAAAAAAABA/lxM4Ho6LeHg/s320/DSCF0239.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dün bütün muhabbetimiz kardeş üzerineydi. Dünkü ısrarlı soruları:&lt;br /&gt;- sen neden son zamanlarda eskiden daha çok yatıyorsun. (sorma çocuum, bir enerjisizliktir gidiyor, eh sendeki gibi genç değilim ki artık)&lt;br /&gt;- Neden son zamanlarda hep miden kötü (yarama parmak basma, su bile içimi döndürüyor, ben bu hallere düşecek insan mıydım)&lt;br /&gt;- Kardeşim karnına gelince, karnın şişecek, o zaman doktora gideceksin, doktor da hamilesiniz mi diyecek? (hemen karnıma bir bebek konuvereceğini düşünüyor yazık)&lt;br /&gt;- Kardeşim karnına gelince, karnında zıplayabilecek miyim? (Tabi yavrum buyur, benim karnım sizler için yaratılmış, biriniz içeride biriniz dışarında tepinebilirsiniz)&lt;br /&gt;- (yukarıdaki soruya hayır demem üzerine) peki ilk zamanlar küçük olacakmış ya kardeşim karnında, o küçücük olduğu zamanlarda da mı zıplayamam? (taktı çocuk illa ki zıplayacak)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra “Ben yarın annem hamile olsun diye dua edicem biraz” dedi gitti odasına. Bu dua olayına annem alıştırdı. Torununu dinden imandan uzak yetiştiririz diye bir endişe mi hasıl oldu anlamadım. Üstelik çocuğa “Çocukların duası kabul olur” demiş, yavrum olmayacak beklentiler içinde.&lt;br /&gt;Meseleyi son zamanlarda bu kadar deşmesinin arkasında annem falan mı var, çocuğa birşey mi fısıldadı acaba diye işkillendim ama söylemedim diye yemin billah edince kadıncağız, inandım.&lt;br /&gt;Lakin dün bu kardeş sevdasının iç yüzü ortaya çıktı. Meğer bizimki kardeşe bayıldığından değil, kardeşi olursa, çilek mobilyadan ranza alınacağını tahmin ettiği için isteyip dururmuş.&lt;br /&gt;“Ee kızım insan bir ranza için bu kadar zahmete girer mi, ben sana kardeşin olmasa da alırdım o ranzalardan” deyince “hadi alalım o zaman” diye coştu.&lt;br /&gt;“Hala kardeş isteyecek misin ranzan olursa” dedim.&lt;br /&gt;“cık” dedi...&lt;br /&gt;Böööö, ben de ah yavrucak, sevecen kızım benim, nasıl da kardeş özlemi çekiyor anasının zamanında çektiği gibi diye ne hayaller kurmuştum...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-9133148584603945567?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/9133148584603945567/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=9133148584603945567' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/9133148584603945567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/9133148584603945567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2008/12/karde-sorunsali.html' title='KARDEŞ SORUNSALI'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOJ4pSaLZI/AAAAAAAAABA/lxM4Ho6LeHg/s72-c/DSCF0239.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-8878620204884078732</id><published>2008-12-22T02:43:00.000-08:00</published><updated>2008-12-22T02:46:47.839-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><title type='text'>SİL BAŞTAN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Hayat fazla hızlı, hafta sonları da fazla kısa olunca böyle sersem sepelek ne olduğunu anlamadan kendimizi masanın başında buluveriyoruz işte.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi sabah saatleri özgürlük saatlerimdi. Dostlarla brunch buluşmamız vardı. 3 yıldır, yaz mevsimi hariç, her ay birimizde düzenli olarak toplanıyoruz. Güzel bir kahvaltı sofrasında, taze çay eşliğinde bol bol sohbet edip, kahkahalar atıyoruz. Bu Cumartesi de dışarıda güzel bir yağmur, içeride sıcacık bir ev, mükellef bir sofra, özlediğim arkadaşlar vardı. Ooof of...&lt;br /&gt;Kahvaltıda halamın ben küçükken çok yaptığı bir şey karşıma çıktı. Biz sütlü biber deriz, göçmenler lorlu biber diyorlar sanırım. Çocukken o kadar sevmezdim. Turşu biberlere taze lor peyniri basarak yapılan bir kahvaltılık. Nasıl anlatılır başka türlü bilmem. Arkadaş ondan bulmuş, uzun süredir yediğim birşeyden ilk defa tat aldım...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ay dayanamayacak yazacağım artık...Nasılsa kimse bilmiyor, tanımıyor, doğru dürüst okumuyor, burada dürüst ve rahat olacağım demiştim, yine yapamıyorum, oysa burası benim özgürce içimi dökme alanım.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kızıma bir kardeş geliyor...İnşallah...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İlk hamileliğimde 9 haftalıkken düşük yaptığım için, bu sefer temkinli olmak istedim. Sınırlı sayıda insana söyledim. Ne olur ne olmaz dedim...Gerçi insan daha cesur, daha tevekkel oluyor anne olduktan sonra. Sağlıklıysa, hayırlısı buysa olsun diyorum hep söylediğim gibi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Henüz 6 haftalık.&lt;br /&gt;Bu hamileliğim kızımda olduğu gibi rahat değil ne yazık ki. Ben hamilelikte bulantı olayının tamamen kadının kaprisi olduğunu savundum bugüne kadar. Hala da aksini düşünmüyorum. Bence hamilelik ile ilgili zihninde sorun olan ya da nazı, kaprisi bol kadınların hamileyken içi bulanıyor. Bulantıların kökeni psikolojik diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorun söylediğine göre, ilk 3 ayda yükselen progesteron hormonu, midedeki tüm kötü değişimlerin sorumlusu. Vücuttaki düz kasları gevşettiği için, hazım problemlerine neden oluyor, ağızda metalik bir tat oluşumuna, kabızlığa yol açıyor, üstelik daha da kötüsü, progesteron, depresyona sebep oluyor. Şimdi bilimsel bir açıklaması da var ama, yine de, kocam bile koktu, mutfak koktu ayol giremedim, pek fenayım kalkamıyorum türünde kapris döktüren hanımlara genelde baktığımızda ilk hamileliklerini yaşadıklarını görüyoruz. Çünkü evde bir çocuk varken, ay mutfak koktu giremedim, diyebilmek veya tuvalette kakasını yapmış küçük çocuğunuzun poposunu, içim bulanıyor diye silmemek yürek ister sanırım. Çocuklu kadının, sonraki hamileliklerinde bulantısı da, derdi tasası da, kaprisi de çok olamıyor maalesef. Evde başka bir başrol oyuncusu mevcut çünkü. Sıkıyorsa nazlan biraz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafımda, hamilelikte midesi bulanan arkadaşlarıma dair bir çetele tuttum, vallahi hepsinin bir psikolojik marazı vardı.&lt;br /&gt;Fazla büyük konuşup atıp tutmaya başlamadan kendime bir dur diyorum ve ekliyorum. Bu sefer benim de çok bulantım var...&lt;br /&gt;Kategorize ettiğim kadınlardan oldum çıktım. Ama teorimde ısrarlıyım. İçim bulanıyor çünkü hamilelikle ilgili psikolojik sorunlarım var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sürpriz olduğu için, kabullenme sorunu yaşıyorum. Planlanan bir bebek olmadı. Kendi karar verdi gelmeye...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Hamile kaldığımı bilmeden yaptığım şeyler için vicdan azabı çekiyorum. Saçımı boyattığım için, kullandığım ağrı kesiciler için, içtiğim bir iki kadeh şarap için...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Kızımın ilkokula başlamasına bir ay kala doğacak bir bebek olduğu için korkuyor, kaygılanıyorum. Zaten hayatında kaç tane önemli dönüm noktası var bu çocukların. Biz en önemlilerden birine getirip bir de kardeş koyuyoruz. Çocuk okula, öğretmene, disipline, okumaya, yazmaya alışmaya çalışırken, evde viyaklayan bir bebek olacak. Bana her ihtiyacı olduğunda yanında olmak yerine belki bebeği emzirmem gerekecek. İstemesem de ilgim bölünecek. Kızıma ayırdığım zaman azalacak. Beni istediğinde kardeşiyle ilgilenmek zorunda kaldığımı görmek eminim ki hoşuna gitmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geçen yıl görüştüğümüz ilkokulun müdiresi, “anneler bekliyorlar, bekliyorlar, sağolsunlar tam çocuklarının ilkokula başladığı sene onlara bir kardeş yapıveriyorlar, ondan sonra burada çocuğu okula alıştırırken verdiğimiz uğraş iki katına çıkıyor, zor günler yaşıyoruz” demişti.&lt;br /&gt;Tüm yazdıklarım içinde beni en çok üzen, geren, endişelendiren bu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Öğrendiğim günden beri bu sorular kafamın içinde dolanıp duruyor.&lt;br /&gt;Üstelik yoğun tempoda çalışan, her gün araba kullanan biriyim. 2 çocukla, uykusuz, aynı tempoya nasıl dayanacak, nasıl direksiyon sallayacağım...üstelik işyerim ne diyecek bu duruma. Daha 1 yıl olmuşken karşılarına böyle bir bomba haberle çıkmam, tam da kriz ortamında nasıl karşılanacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bence içimde dönen tüm bu sorgular nedeniyle, hamileliğimden keyif alamıyorum içim bulanıyor. Ağzımda sürekli paslı demir yalamışım gibi bir tat. Yediğim hiçbirşeyin eski lezzeti yok. Çok sevdiğim gıdalar bile çekici gelmiyor. Eskaza birşey iyi geldi dediysem, ertesi gün o da bulandırmaya başlıyor. Çubuk kraker, elma, portakal, mandalin, peynir, ekmek, haşlanmış patates, sade makarna, yoğurt...yiyebildiğim şeyler. Süt ağzıma koyamıyorum. İçim dışıma çıkıyor. Çok acıkmamam gerek, hem başım ağrıyor, hem bulantım artıyor. Deniz ürünleri kokusuna bile tahammülüm yok. Oysa kızımın haftada 2 gün balık yemesi gerek. Bol bol su içmem lazımken, su bile içimi döndürüyor.&lt;br /&gt;Sürekli limon yemek istiyorum, üstüne tuz dökerek.&lt;br /&gt;Eskilerin ye ekşiyi doğur ayşeyi sözü gerçek mi oluyor bakalım, göreceğiz. Kızıma hamileyken kavanoz kavanoz kornişon yemiştim...&lt;br /&gt;Üstelik kabızım, fazla su içemiyorum, sürekli peynir ekmek patates yemekten küp gibi oldum. Bu da feci stres yaratıyor bende.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir yanda tüm gelgitlerim, doğduktan sonraki ilk ayların kabusu ile başetme konusundaki enerjisizliğim, bulantılarım, sindirim problemlerim, korkularım, endişelerimle başetmeye çalışırken diğer yanda kızımın sesi geliyor kulağıma&lt;br /&gt;“Anneanne, Allah’ a çok dua edersem, çok istersem bana bir kardeş verir mi, ben bu yeni yılda Allah’ tan bir kardeş isteyeceğim”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-8878620204884078732?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/8878620204884078732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=8878620204884078732' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8878620204884078732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/8878620204884078732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2008/12/sil-batan.html' title='SİL BAŞTAN'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-2347152483595786709</id><published>2008-12-15T06:28:00.000-08:00</published><updated>2008-12-15T06:31:11.959-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><title type='text'>TATİL BİTTİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bir 9 günlük tatili daha devirdik...&lt;br /&gt;Tatilleri; valiz topla, gelince valiz boşalt, çamaşır yıka, yerleştir döngüsü olmasa daha da seveceğim...&lt;br /&gt;Hiç olmazsa evde geçireceğim 3-4 günüm daha kalmış olsaydı....&lt;br /&gt;Yavru kuş, soğuk ve karla karışık yağmur nedeniyle, bayram ziyaretlerine çıkıp, harçlık ve şeker toplama olayına giremedi geçen seferki gibi.&lt;br /&gt;Haliyle biraz eve tıkılmış olduk. Sadece soğuk olsa, sarar sarmalar çıkartırım sorun değil ama yağmur fena bozdu bizi.&lt;br /&gt;Bayramın 4.günü güneş biraz göründü. Hemen plastik çizmeleri giyip attık kendimizi bahçeye. Biraz salıncakta sallandıktan sonra, her tarafın ıslak, çamur olduğunu görünce, maymunum kendiliğinden eve girmek istedi.&lt;br /&gt;Genelde evde kuzenlerle geçirilen bir tatil oldu bizimki. Oyunun dibine vurdular yine. Kuzeniyle 1 yaş fark var aralarında. Her geçen yıl daha az kapışıyorlar. Birbirlerine gaz verip yemek yiyorlar. Bize karşı cephe kuruyorlar. Umarım çok iyi dost olurlar ileride de. Babaannemiz bizi yine fena şımarttı. Çeşit çeşit yemekler, tatlılar, börekler, kilo aldım da geldim, çok fena oldu bu iş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sabah belim tutularak uyansam da, kuzuyla koyun koyuna uyuduk. Bazı geceler, yeter ulaayn diye dellenip, eşimle yer değiştirdim. Diğer yatağa geçtim. Bir çocuk bu kadar mı deli yatar. Kıç kadar yerde yine debelenip, başucu kısmından yataktan düşmeyi başardı. Komik olan, düştüğü yerde hala uyumaya devam etmesiydi. 8 aylıkken de aynı yatak kenarına yaptığım devasa bariyeri her nasılsa aşıp, kalorifer peteği ile yatak arasındaki abidik boşluğa düşmüştü. Olayı simüle etmeye çalışsak da başaramadık, oraya nasıl düştüğünü hala çözemedik.&lt;br /&gt;Tatile gittiğimiz otellerde, çocuk yatağı koyarlar mesela, çocukluyuz deyince. Bizimki asla yatamaz o yatakta. Genelde yatak ebatları büyükse kuzuyu ortaya alır, üçümüz uyuruz. Bizimki ikimizin arasına enine yatar, kafayı bana, ayakları babadan tarafa dayar. Bütün gece o minik ayaklar babanın ağzını, suratını tekmeler. Bu nedenle tüm tatillerde uyku eşime haram olur. Bu sefer de tekmeler, benim belime belime geldi. Aman olsun, sabahları maymunun sırıtışı ve yüzüme minik dokunuşları ile uyanmak çok güzeldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta huzurlu bir tatildi. Ben bile inanamadım kendime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında kafam karışık bugünlerde, çok karışık hem de...Bugün geleceğimizi epeyce etkileyecek birşey açıklığa kavuşacak...Sonuçta olabilecekleri düşündükçe, hiç de iç açıcı, ferah bir tablo çıkmıyor ortaya, ama yine de hayırlısı diyorum ben...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008 çok zor bir yıl oldu benim için. Umarım 2009 onu unutturacak mutluluklar getirir...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-2347152483595786709?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/2347152483595786709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=2347152483595786709' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2347152483595786709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/2347152483595786709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2008/12/tatil-bitti.html' title='TATİL BİTTİ'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-1793933815601031078</id><published>2008-11-26T02:51:00.000-08:00</published><updated>2008-11-26T04:47:11.040-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çalışan anne sorunları'/><title type='text'>çalışan annenin bitmeyen sorunsalı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dünden beri bir blogta okuduğum annelerin çalışması ile ilgili bir yazı ve bu yazıya bırakılan yorumlar hakkında düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ben çalışırken evde olmayı, evdeyken de çalışmayı özlüyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu anlamda yine çelişkiler ve gelgitler yumağıyım...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bırakılan yorumlarda, çocuğun annesine ihtiyacı vardır, nasıl bakıcıya bırakırsınız, insan yetiştirmek herşeyden önemli, nasıl işe gidebilir insan, ilklerini hep başkaları görecek konulu yorumları okurken neden sinirlendiğimi çözemedim ama. Evet düpedüz sinirlendim. Bu kadınların gerçekten mutlu olup olmadıklarını düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama hayal ettiğim hayatı düşündüm sonra. Bu hayatta ben hiç işe gitmiyorum, gitmek zorunda kalmıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 sene çalıştıktan sonra isteğim dışında işsiz kaldım ben. O dönemde kızım 3 yaşındaydı. Durum ufukta belirmeye başlayınca çok sevindim. Yıllardır hayal ettiğim hayat beni bekliyordu. Kızımın uyanışını görecek, ona kahvaltı hazırlayacaktım, sonra beraber gezmelere gidecektik, parka ben götürecektim onu. Öğle uykusuna yattığı saatlerde yemek hazırlayacak, biraz kendime vakit ayıracaktım. Düşündükçe heyecanlanıyordum bu hayatı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkışlarımızı verdikleri gün hiç de beklediğim gibi mutlu olamadığımı farkettim. Bankada neredeyse 1 yıla yakın maaşım duruyordu, tazminat almıştım çünkü. Yani 1 yıl çalışmasam, madden etkilenmeyecektik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik nasılsa birkaç ay sonra bir iş bulurum düşüncesiyle evdeki bakıcıyı da göndermemiştim. Evimin işi yapılıyordu, çocuğumu bırakıp çıkmam gerektiğinde sorunum yoktu. Kızımla beraber gezmelere giderken de, bakıcıya yemek, ütü vs için talimat bırakıp kızımı da alıp çıkıyordum. Akşam geldiğimde herşey hazır oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben her zaman olduğu gibi yaşarken, tadını değil bokunu çıkardığım için, sürekli mızmızlanıyordum.&lt;br /&gt;Başvurduğum, görüşmeye gittiğim, birçok iş görüşmesi vardı. Ama bıraktığım işin koşullarıyla hiçbiri boy ölçüşemediğinden, standartlarımı düşürmeyi de gururuma yediremediğimden, bir türlü iş bulamıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli depresiftim. Halbuki maddi kaygılar da henüz baş göstermediğinden tam bir tatlı hayat yaşıyor, geziyor tozuyor harcıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftalarım dolu dolu geçiyordu. 10 yıldır yapmayı isteyip de yapamadıklarım listesinde bulunan herşeye vakit ayırmaya çalışıyordum. Aşırı da sosyal birisi olduğum için, hafta başından tüm haftayı programlamış, çalışmayan arkadaşlarla görüşmeler ayarlamış, sinemalar, tiyatrolar, alışveriş merkezleri gibi gidilecek yerlerin listesini de hazırlamış oluyordum. Bu programların %80’ inde kızım da vardı. Doya doya gezip tozuyorduk onunla. Sabah kalkıyor, kahvaltı ediyorduk. Ben keyif çayımı içerken bakıcı masayı toplayıp, öğlen yemeğini yapıyordu. Sonra programımız yoksa kızımı alıp parka gidiyordum. Parktan gelip öğle yemeğini yedirip uyutuyordum kızımı. Bazen ben de onunla uyuyakalıyordum. Uyumadığım zamanlarda mutfağa girip tarifler deniyordum.&lt;br /&gt;Bazen bilgisayar başında takılıp kalıyordum. Bazen kitap okuyordum, bazen tv izliyordum, bazen örgü örüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarı çıktığımız zamanlarda da kızımı giydirip süsleyip ya bir alışveriş merkezine ya sinemaya ya da bir arkadaş gezmesine gidiyorduk. Bazen arkadaşlar bize geliyordu. O zaman onlara güzel masalar kurmak için sıvıyordum kolları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşli sonbahar, kış günleri öğleden sonralarında çocuklarımız oynarken, biz de sohbet ediyorduk.&lt;br /&gt;Bazen de tek başıma, kimse olmadan geziyordum. Mağazalara, kitapçılara amaçsızca girip çıkıyor, sevdiğim sokaklarda, caddelerde dolanıyordum.&lt;br /&gt;Kızıma güzel şeyler alıyordum bazen. Elim kolum poşetlerle dolu eve dönüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama işin garibi, mutlu değildim.&lt;br /&gt;Daha ilk haftadan, kendimi amaçsız, ipsiz, sapsız bir sabah sabah seda sayan kadını gibi hissetmeye başlamış, bankaların bile önünden geçerken orada harıl harıl çalışan, presantabl kadınlara hasetlenir olmuştum.&lt;br /&gt;Bu şekilde yaklaşık 10 ay geçirdim. Üstelik 10 ay zarfında işsizlik sigortasından da maaş aldım.&lt;br /&gt;Hayatımın en güzel ama en güzel dönemiydi. Daha doğrusu dönemiymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman ilerleyip, görüşmelerim olumsuz oldukça umudum kırılmaya başladı. Ben hep böyle evde kalacağım diye korktum.&lt;br /&gt;Bu hayat her ne kadar güzel görünse de, rutine girdikten sonra o da sıkıyor. Üstüne üstlük, 1 yılın sonunda paralar suyunu çekmeye başlayıp da bazı lükslerimizden ödün verme durumlarıyla karşılaştığımda, moralim daha da bozuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce bakıcım işi bıraktı. Temizlikçiyi haftada 2 güne çıkardım hemen. Haa bakıcı gelirken eve haftada 1 de temizlikçi alıyordum. Paraların bu kadar çabuk bitmesine şaşmamalı.&lt;br /&gt;Sonra harcamalarımıza dikkat etme dönemi başladı. Eee ister istemez bu gezme tozma, sinema, alışveriş olaylarım kısıtlandı.&lt;br /&gt;Bu da bendeki stresi arttırdı.&lt;br /&gt;Çalışmamak güzel; ama kaynaklar kısıtlıyken, geçim derdi varken, harcayacağınız paranın hesabını sürekli yaparken, aldığınız en basit şeylerden bile vicdan azabı duyarken hiç değil, tecrübeyle sabittir.&lt;br /&gt;Önceden çocuğuma beğendiğim bir pantolonu pervasızca alabilirken, şimdi 10 kere düşünür olmuştum. Çok pahalı, daha ucuzunu bulur muyum, gereksiz mi acaba şimdi diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceden dışarıda program yapmak için hiç düşünmezken, şimdi ay şimdi masraf olacak, öğle yemeğini yiyip gideyim, orada sadece çay içerim, yoksa evde mi buluşsak para harcamamış oluruz diye hesap kitaba başlamıştım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yıl bittiğinde ben artık çalışmama olayından hevesimi almış, bir iş bulmak için deli gibi dua eder hale gelmiştim.&lt;br /&gt;Sabah kalk, ortalığı topla, çocuğu yedir içir, onunla oyna, akşam için yemek ayarla döngüsü sandığım kadar mutlu etmemişti beni...&lt;br /&gt;İşe gittiğim ...hanım olduğum, daha bakımlı olduğum, kendime sanki daha fazla saygı duyduğum günleri özlüyordum.&lt;br /&gt;Para kazanamıyordum artık. Birşey üretemiyordum. Evet bir evi idare ediyor, bir çocuk yetiştiriyordum ama bu beni tatmin etmiyordu.&lt;br /&gt;Kızımla olmaktan çok mutluydum, ama kreş yaşı da gelmişti. O kreşe gidince evde beni bekleyen büyük boşluk ve yalnızlığı düşünmemeye çalışıyordum.&lt;br /&gt;Derken daha fazla erteleyemedik elbette, yarım gün kreşe başladı. Yarım gün onsuz olmak bile bana koydu. Ben neden evdeyim diye sorgulamaya başladım.&lt;br /&gt;Tam gün gitmeye başlarsa ben ne olacağım diye kendime acımaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanla kendime saygım azaldığından, ruh halim de bozuldu. Eşime herşeyden hır çıkarır oldum. Bugünlerde itiraf ediyor eve gelirken ayaklarının geri geri gittiğini...&lt;br /&gt;Kumaş pantolonlarıma özlemle bakıyordum, üstümde kot ve eşofmandan oluşan üniformalarım vardı artık. Topuklu ayakkabılarım dolapta tozlanıyordu. Giyim tarzım değişmişti.&lt;br /&gt;Çalışan arkadaşlarımı kıskanır olmuştum....&lt;br /&gt;1.5 yıl sonunda bir iş buldum. Fakat çok büyük bir hata yaptım. Kariyerimde açılmış bir kara deliktir orası. 5 ay beni ruhen ve bedenen çok yıpratan bir işte çalıştım. 5 ay dayanabildim. İş bulmadan, bulur muyum diye kaygılanmadan kaçtım. İyi ki öyle yapmışım.&lt;br /&gt;İşsizliğimdeki 2. dönem çok kısa sürdü.&lt;br /&gt;Daha ilk haftada insanın dudağını uçuklatacak kadar ilahi bir tesadüfle şu andaki işimden teklif aldım. Görüşme, kararsızlık, süreç vs derken 2 ay geçti yine evde.&lt;br /&gt;Ama sonu olduğunu bildiğim için bu 2 ayı o kadar güzel, o kadar dolu dolu yaşadım ki....&lt;br /&gt;Gerçekten özlemiş ve arzu ettiği koşullara kavuşmuş birisi olarak başladım tekrar yeni işime.&lt;br /&gt;Şu anda mutsuz değilim ama geçmişime döndüğümde o kıymetini bilemediğim 1.5 yılımı çok özlüyorum, çok imreniyorum.&lt;br /&gt;Neleri yanlış yaptığımı farkediyorum.&lt;br /&gt;Genel olarak anın tadını çıkaramama problemim var benim. Ya geçmişi özlüyor ya da daha iyisi olsaydı diye dertleniyorum. Oysa yaşadığın gün de bir gün geçmiş oluyor ve özleniyor aslında.&lt;br /&gt;O zamanlarda kızıma bir kardeş doğurmamam yaptığım en büyük hata. Doğursaydım, şimdi o da kreşe gidiyor olacaktı. Artık yaşım ilerledi, bakım problemi var, kesinlike cesaret edemem.&lt;br /&gt;Hemen iş bulurum, hamile kalırsam çalışma hayatından iyice uzak kalırım diye korktum o zaman.&lt;br /&gt;Belki de böylesi hayırlıydı kimbilir.&lt;br /&gt;Ama şu gün tekrar düşündüğümde, maddi kaygılarım olmasa, çalışmazdım diyorum. Çocuğunu kendi büyütebilenlere gıpta ediyorum. Ama bir yandan da kadın, çalışma hayatında mutlaka olmalı diyorum. Evkadını olup, çocuk, çamaşır, ev işi arasında körelip gitmemeli. Bir ömrü sadece evde tüketmemeli bir kadın. Üretmeli, kazanmalı.&lt;br /&gt;O yüzden bence ilk 3 yılın kadının evde oturup çocuğuna bakmasını destekleyen yasalar olmalı bizde. Ama 3 yılın sonunda da kadının çalışmasını desteklemeli yasalar. Çocuk okula başladıktan sonra anne de işe başlamalı. Çalışmaya gönlü ve gücü olan her birey çalışmalı.&lt;br /&gt;Çok karışık yazdım, keşke toparlayacak vaktim olsa...&lt;br /&gt;Ama uzun zamandır içimi dökmek istiyordum bu konuda...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-1793933815601031078?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/1793933815601031078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=1793933815601031078' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1793933815601031078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/1793933815601031078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2008/11/alan-annenin-bitmeyen-sorunsal.html' title='çalışan annenin bitmeyen sorunsalı'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-6368347280204505099</id><published>2008-11-14T02:43:00.000-08:00</published><updated>2008-11-14T03:46:43.510-08:00</updated><title type='text'>I.S.S.I.Z   A.D.A.M</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;son günlerde seyrettiğim en sıcacık filmdi, ıssız adam...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;kıpır kıpır etti içimi, beni benden aldı götürdü. neydi bu kadar güzel olan diye anlatmaya kalksam, sıradan bir hikayeden öte birşey çıkmayacak ağzımdan. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;ama işte, bu sıradan hikayeyi böyle güzel, böyle çarpıcı, böyle dokundurucu anlatmış çağan abimiz...belki de ben çok hazırdım etkilenmeye, belki ben çok motive gittim bilmiyorum. ama koltuğa çivilendim, nefes alamadım, ağlamadım sonunda ama vuruldum...evet ben bu filme vuruldum. bu filmde istanbula tekrar aşık oldum. bu filmde aşık olmanın ne kadar güzel olduğunu tekrar hatırladım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;hikaye bir metropol aşkını anlatıyor. alper kendi cafe' si olan bir genç adam. mutfağa giren, güzel ve yaratıcı yemekler yapan, şarap içmeyi seven, şaraptan anlayan ince ruhlu erkek profiliyle hepimizin gönül telini şöööyle bir titretiyor. ama yalnız bir adam alper. anadoludan gelmiş. iliklerine kadar istanbullu olmuş. çılgın kalabalık içinde ama yalnız. filmin başında hep bu sahneleri görüyoruz. tüm zevkleri tatıp, hep bir ilerisini, daha başkasını aramanın özlemiyle olmadık şeyler deniyor. aşk yok sadece seks var hayatında. parayla seks yaptığı kadınlar, tek gecelik ilişkiler var. hiçbir zaman yatağında bir kadınla uyumuyor ama. başkasıyla uyuyamıyor, öyle kanıksamış yalnızlığını...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;sonra adayı tanıyor tesadüfen. hayatı değişiyor, sevmeyi, dokunmayı öğreniyor ama öğrendiklerinden ürküyor. kendi soğuk ve paslı yalnızlığına geri dönmeyi istiyor, bir süre mücadele ediyor. sonra vazgeçemiyor alışkanlığından.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;bir aşk filmi olarak elbette daha güzel, daha dokunaklı, daha acıklı, daha ajite olabilirdi, ama bu haliyle öyle yalın, öyle gerçek, öyle aydınlık ki bu film...insan şöyle olsaydı bile diyemiyor, ben diyemedim. tam olması gerektiği gibi olmuş bence. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;istanbul sahnelerine eridim bittim, daha da bir özledim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;müzikler özellikle 70' li yıllardan seçilmiş. nil burak, ayla dikmen, semiramis pekkan, insan dinledikçe dinleyesi geliyor. bir filme bu kadar mı yakışır dedirtiyor. o yıllardaki temiz ve sade aşkları mı hatırlatsın diye seçildiler bilmem...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;belki de benzeri bir hikayem olduğu için geçmişimde bu kadar tutuldum bilmiyorum, ama ben bu filmi çok sevdim, çooook sevdim...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-6368347280204505099?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/6368347280204505099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=6368347280204505099' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6368347280204505099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/6368347280204505099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2008/11/son-gnlerde-seyrettiim-en-scack-filmdi.html' title='I.S.S.I.Z   A.D.A.M'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-4188068560542324503</id><published>2008-08-27T07:19:00.000-07:00</published><updated>2008-08-27T07:20:28.176-07:00</updated><title type='text'>yine yeni yeniden</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;3 senedir blog alemindeyim.&lt;br /&gt;Bir heves başlamıştım bu işe. Sonra cümle alem duyunca bloğumu bıraktım. Gizlilik istiyorsan git bi defter al ona yaz di mi? Kalkıp milyonlara açık alanda niye günlük tutmaya kalkışıyorsun?&lt;br /&gt;Baktım çok deşifre oluyorum, geçmişi gizledim, bloğumun adını değiştirdim. Ama o da kesmedi.&lt;br /&gt;Ben gönlümce yazayım istiyorum, aman filanca okuyor kırılmasın şimdi, bunu okursa kocam kızacak, ay aslı buna bozulmasın diye düşünmek istemiyorum.&lt;br /&gt;Neme lazım yine gerçek isimleri kullanmayacağım burada ama şöyle bir farkedilene kadar dökeyim bakalım içimi.&lt;br /&gt;Bakalım ne kadar özlemişim yazmayı...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-4188068560542324503?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/4188068560542324503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=4188068560542324503' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/4188068560542324503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/4188068560542324503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2008/08/yine-yeni-yeniden.html' title='yine yeni yeniden'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2883776921096101706.post-773659667701670139</id><published>2008-08-07T02:01:00.000-07:00</published><updated>2008-08-07T02:02:48.798-07:00</updated><title type='text'>merhaba</title><content type='html'>burada yazacağım gönlümce, kimseler bilmeden, kimselere söylemeden bu sefer.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2883776921096101706-773659667701670139?l=gunebakantarlasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/feeds/773659667701670139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2883776921096101706&amp;postID=773659667701670139' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/773659667701670139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2883776921096101706/posts/default/773659667701670139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunebakantarlasi.blogspot.com/2008/08/merhaba.html' title='merhaba'/><author><name>gunebakan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01698881852793638538</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='20' src='http://1.bp.blogspot.com/_Z1Z00d1jJSs/SVOFxYfeDmI/AAAAAAAAAAo/_pbD8Y1Dr6o/S220/aycicegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
