27 Ağustos 2009 Perşembe

DELİRMEK ÜZEREYİM

Önce not düşmek adına neler olduğunu yazmalıyım sanırım.
Küçük kuzum, kendisi için kararlaştırdığımız sezaryen tarihini bekledi. Ama saatini bekleyemedi. 6 Ağustos gecesi, sancılarım tuttu. Doğum sancısı neymiş öğrendim...Ama heyecandandır diye konduramadığım için, neredeyse evde doğuracakmışım. Gece 2.30' da artık işin ciddi olduğunu kavrayınca doktorumu aradım. Hemen hastaneye dedi. Sabaha karşı 4.30' da minik kuzu 3.940 gr ve 50 cm olarak doğdu. Planladığım hiçbirşey olmadı. Çocuk doktorumuz doğuma giremedi. ama şükür ki bebeğim sağlıklıydı. Doktorları dinlemeyerek her emzirme sonrası su verdim azıcık. Hatta birkaç damla limon bile verdim. Sarılık olmadı şükür.
Doğum hikayemi ayrıntılı yazmak isterdim, sonra unutuyorum ama vaktim yok.
Bebeğimde kolik var maalesef. bugün 21 günlük oldu ve mümkün değil ağlamalar ile başedemiyorum. Şİmdi de annemin kucağına atıp, kendimi odaya kapattım. Büyük kızım böyle değildi. Böyle olsaydı asla ikinciyi düşünemezdim zaten.
Başımdaki lohusalık depresyonunu yollamaya çalışıyorum ve kendimle çok büyük bir mücadele içerisindeyim. alt üst olan hormonlarım nedeniyle hissettiğim duyguları anlatabilmeme imkan yok. büyük kızıma karşı hissettiğim vicdan azabını anlatabilmeme imkan yok. Sürekli kendimi telkin etmeye çalışyıroum ki çabuk geçsin diye. Ama bütün bunların üstüne bebek kolik oldu. Gündüzleri mememde ise sorun yok. Değilse susmadan ağlıyor. Acaba aç mı süt mü yok diyorum, ama kilo alımı iyi gibi. Zaten sürekli emmekten memeden ayırınca lark diye fazla sütü kusuyor. o kadar çok emiyor. Ama memeden ayrıldığı anda, etinden et kopmuş gibi ağlıyor. susmuyor, susmuyor, sakinleşmiyor. aspiratörü son seviyede açıp biraz sersemletiyoruz. ama maaile mutfakta yaşayamayacağımıza göre bir çözüm olması gerek. gündüzleri asla ve asla uyumuyor. emzik almıyor, yatağına yatmıyor, arabasına yatmıyor. kucakta ayakta gezdirmek bir raddeye kadar sakinleştiriyor. memede durursa tamam ama benimki de can. sürekli memem onun ağzında yaşayamam. bir büyük kızım da var ilgi bekleyen. onu o kadar ihmal ettim ki anlatamam.
çocuk bilgisayar oyunları, televizyon ve gameboy arasında gidip geliyor. hiç vakit ayıramıyorum. vicdan azabından içim çürüyor. bazen iki arada bir derede masalını okuyorum, nasıl mutlu oluyor, nasıl seviniyor anlatamam. yine de ağzını açıp, neden geldi bu kardeşim demiyor olgun kuzum benim. mutsuzum demiyor. başka şekillerde ifade ediyor bazen, ben anlıyorum ama bebeği kabullenme konusunda benden çok daha olgun.
bense tükenmiş bir haldeyim, uykusuzum, sinirlerim bozuk. sürekli memede olmak istediği için bebeğe yeteri kadar şafkat gösteremiyorum. ilk günler içim kabarıyordu severken. sonra ne olduysa oldu, ben sapıttım. bebeğim de kolik oldu. büyük kızımı, onunla vakit geçirmeyi özlüyorum. ama gün geçtikçe hiç vakit ayıramaz hale geliyorum. gün geçtikçe düzeleceğine, düzen bozuluyor.
ağlamaları tarif edebilmem imkansız. etinden et kopuyor gibi ağlıyor. hiçbir şekilde sakinleşmiyor. ilk günler gündüz de uyuyordu ben de büyük kızımla oynayacak vakit buluyordum. şimdi o uykuları gitti. gece uykuları zaten beter. delirmek üzereyim. 40' ı çıkınca geçer mi, yoksa daha 3 ay çekecek miyiz bu çileyi?
Zaten depresyondan çıkabilmek için kendimce insanüstü bir güç sarfederken bu kolik nereden çıktı ey Allah'ım. Lütfen yardım et, lütfen, lütfen, lütfen....

9 yorum:

Ozgur dedi ki...

Canım canım canım. Sizi merak ediyorduk, iyi ki yazdın...

Öncelikle hoşgelmiş küçük kuzuu. Hoşgeldin bebek, yaşamak sırası sende...

Öperim ben o olgun ablayı. Şöyle düşün canım, hayatta kız kardeş gibisi yok. Şimdi biraz sabır, sonra her şey öyle güzel olacak ki. Alacaksın iki güzel kızını ohh geziceksin salına salına. Kim tutar be sizi...

Bir ay sabır, sonra her şey çok daha kolaylaşacak...

Öpüyorum sizi çok. Kendini rahatlatmaya çalış. Biliyorsun ki bu sen değilsin hormonlar. Homur homur homurdan. O güzel abla halden anlar.... Öpüyrum seni

Adsız dedi ki...

Merhabalar,

Bebeginiz hayırlı olsun. Sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum. Hem ona hemde ablasına tabiki:)
Benim oğlum da çok ağlardı. hatta bazen tek bir pozisyonda susardı. gece boyu o pozisyonda kalırdım.
O zamanlar bizde işe yarayan şunlardı.
Çok ince bir örtüyle ( tülbent gibi birşey de olabilir) kundağa benzer birşey yapardım. maksat kolları vucuduna yakın dursun. Kucagima alır yavas yavas yürürdüm.
Sıcak su torbasına ılık- sıcak ( ama kaynar değil) su koyar, oğlumu dizlerime sıcak su torbasına karnı gelecek şekilde yüzüstü yatırırdım. Sırtına da masaj yapardım.

benim oglum ozellikle gece çok ağladığı için ortamı loş yapardık.


Bu günler gececek inan bana. Boyle hisseden ilk değilsin, son da olmayacaksın. Birazcık sabır.
Sevgiler,

Aslıhan

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

selam
ilk günler bazı bebekler için daha zordur. korkuyorlar dünyadan. aslıhan yazmış kundak, etrafta daha sakin ebeveynler(en zoru da bunu korumak zaten ya)
bir de salıncak işe yarayabilir. fisher price'ın müzikli salıncağı var bir dene istersen. sürekli memede yaşıyorsa ve orada avunuyorsa ilersi için de çok büyük sorunlar sizi bekliyor demektir. bir an önce saatli ve rutine bindirerek emzirmeye çalış.(böyle emir kipi gibi yazdım kusura bakma. toparlamak zor ben de uykusuzum bugün:))
bir de geçecek geçecek diye tekrarla kendine sık sık lütfen..

yeliz dedi ki...

günebakanım,
ağlama krizleri - biz de kolik olarak adlandırdık - arcada hep aynı saatlerde oluyordu. Özellikle akşam 6-9 arası. nejanda da öyle mi? kolikin en önemli belirtisi saatli olmasıymış. bu sebepten hep kolik dedik. Geçti, sanırım 6 haftalıkken kesildi. biz sakinleştirmek için white noise dediklerinden yaptık. Sizin aspiratör gibi. ama biz saç kurutma makinası ve elektrik süpürgesi ile sakinleştiriyorduk, anne karnındakine benzer seslermiş. bi dene bakalım, belki hafifler.
nefin harika bir çocuk, onun olgunluğunun sebebi senin iyi anne olman, lütfen bunu unutma olur mu?
sevgiler...

gunebakan dedi ki...

ozgurum annem
baskasi dert yansa nasil tavsiye verecegimi cok cok iyi bildig,m bir konuda kendine derman bulamamak cok aci
Allh'tan sabir diliyorum kendime bir tek. baska ilaci yok bu isin.
cok optum

gunebakan dedi ki...

sevgili aslıhan teşekkürler
kundaga sinir oluyor bizimki. ama deniyoruz yine.
gunduz bir uykusunu yüzükoyun uyutuyorum sanki daha uzun uyuyor

gunebakan dedi ki...

hulyacim
saatli rutin olayi yok bizde. ona deli oluyorum zaten. her saat memede. ayin 9unda dr kontrolu var.
bakalim kilo almis mi, reflusu mu var, orada soracagim. ama 9una kadar huzur yok bize.
bir de su mubarek 40ını bekliyorum...

gunebakan dedi ki...

yelizim
ayni saatler degil memede olmadigi her saat agliyor bu kuzu.
acaba baska bi derdi mi var sorulari basgosterdi bende de...
kolik cdsi de ise yaramadi. aspirator iyi geldi. mutfaga bi yatak atmayi dusunuyorum.

Aklımdakiler... dedi ki...

Bulunduğunuz odada fön makinası ya da elektrikli süpürge çalıştırmak ilgilerini dağıtıyor. biz 3 ay boyunca yanında fön çalıştırdık altını değiştirirken. çünü son postundaki yorumda da yazdığım gibi sırt üstü yatırınca katılarak ağlıyordu ve altını değiştirmenin de başka yolu yoktu...