9 Eylül 2009 Çarşamba

1 AYLIK OLDUK


Çekilenler unutulmasa, unutturacak güzellikler yaşanmasa, insan bir daha aynı şeye cesaret edebilir mi?
Bu günler de geçecek, tüm zorluklar geride kalacak. Bir gün bir dost meclisinde, kahkahalarla gülerek anlatacağım bu paranoyaları. Belki de bir gün bir yeni anneye akıl vereceğim. Bak benim de böyle böyle olmuştu diye...
Kuzum büyüyecek, tüm takıntılarımı unutacak, yine o günlerin tadını çıkaramamışım diye kahrolacağım.
Bir çocuğum daha oldu ve ben onun da ilk günlerini, hatta ilk 1 ayını rezalet geçirdim. Demek ki ben bu tip bir anneyim. Lohusalığa gelemeyen, bu stresi kaldıramayan biriyim...
Bir daha doğurmayacağıma göre, bir bebeğimin daha ilk ayını heba ettim. Anlamadım.

Evet, kuzum 1 aylık, hatta 35 günlük artık. Yavaş yavaş alışıyoruz birbirimize. Son günlerde, ağlamalara alışan ben, bu sefer süt miktarını taktım. Kızım sol memeyi emmiyor son 4 gündür. 5 dakika sonra avaz avaz ağlıyor memede. Hatta bazen her iki memeye de aynısını yapıyor, emmiyor. Sanırım süt az, yeteri kadar tazyikli gelmiyor, ona bozulup ağlıyor. Ben yine herşeyi felaketleştirme eğiliminde olduğum için, bu 4 günde zihnimde neler kurdum neler. Zihnimdeki felaket senaryolarına, kuzu emmedikçe, sütüm azaldı, sonunda kesildi, mamaya geçtik, bu olay bende iyice vicdan azabı yaptı. Hatta "emiyor mu diye soranlara ne derim ben" diye bile düşündüm. Emzirememek o kadar gurur kırıcı, o kadar ayıp birşey ki benim için...O derece sapıttım. Neyse bugün biraz daha iyiyim. Pırlanta gibi evlatlarını mama ile büyütmüş anneleri görünce sustum.

Kuzuya gelince, etrafa daha ilgili artık ve resmen gülücük atmaya başladı. Çok bilinçli değil, uzaklara bakarak gülüyor bazen, ilerideki birşeye bakıp da güler gibi. Bazen yüzüme bakarken dudaklarının kenarı kıvrılıyor. Mest oluyorum. İşte bunlar toparlamama yardımcı oluyor.

Aspiratör hala favorimiz. Nedensiz ağlamalarımızın sığınağı. Ailecek sofraya oturamıyoruz hala. Birimiz hanfendinin başında nöbetteyiz. Krize girdi mi hala sırtımdan terler boşanıyor. Hala misafirler konusunda gerginim, kendime güvenemiyorum. Birileri geleceğiz deyince felaket geriliyorum, düzenimiz bozulacak, ya onların yanında çok ağlarsa, ya yine emme krizi yaşarsak diye panikliyorum. Bu arada ben 35 yaşındayım, 20'li yaşlarında taze bir anne değilim, hani yazdım ki, kendim de okuyunca hatırlayayım, farkına varayım...

Dün de büyük kuzumun okulunda tanışma günü vardı. Gözlerim dolu dolu gittim. Öğretmeni ile tanıştık. Çok şeker birine benziyor. Umarım anaokulundaki kadar iyi olur talihimiz. İlkokul 1 çok önemli, hayatında bir dönüm noktası. Okul hayatını sevip sevmemeye karar vereceği yıl:)
Şansı, bahtı, zihni hep açık olsun yavrumun. Severek, mutlu olarak gittiği bir okulu olsun, önce mutlu, sonra da başarılı olsun...Kendisi şimdilik çok motive, hevesle pazartesiyi bekliyor. Anaokulundan 3 arkadaşı ile aynı sınıfta olması, çok samimi bir arkadaşımın oğlu ile aynı sınıfta olması da beni mutlu etti...

Dediğim gibi, bir gün, bir dost meclisinde yine, oof of, ne günlerdi, ne kadar manyaktım, neler düşündüm, neler yaptım diye anlatacağım bugünleri. Rakımdan bir yudum alıp, büyümüş, kocaman olmuş kızlarıma bakıp, gözlerim dolu dolu ama gülerek devam edeceğim anlatmaya. Yine yorumlarımla gülmekten kırıp geçireceğim etraftakileri...Bu hastalıklı düşüncelerin sahibinin ben olduğuma hayret edeceğim bir gün gelecek...Ben yine eski ben olacağım...




5 yorum:

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

kesinlikle gülerek anlatacaksın. 15 yaşına geldiklerinde ne kadar süt verdiğini, hangi memeden ne kadar süt geldiğini, kaç gece uykusuz kaldığını hatırlamayacağız bile
toparlanmana sevindim

Ozgur dedi ki...

Ela memede ağladığında genelde gaz olurdu. Bizim bi yeşil kaka dönemimiz var. Tam o sıra.

Yeniden eski ben olacağım... Güzel anlatmışsın arkadaşım. Hepimiz geçiyoruz o yollardan biiir biiir. Merak etme o çok mutlu anne koynuşunda.

yeliz dedi ki...

güleceksin, hepimiz güleceğiz, buralara da bu yüzden yazmıyor muyuz:) aralarda arcanın ilk ayında yazdıklarıma bakıp şimdi bile gülüyorum...

Tekir dedi ki...

merhaba,
ben de oğlumu mama ile beslemek zorunda kaldım, hala da öyle... sütüm o kadar az ki, yine de pes etmedim, olduğu kadar dedim. tabii öyle hemen diyemedim, gitgellerim oldu, bunalımlarım vs. sonra bir de baktım süt de geliyor, çok artmadı ama ben düşünmeyi, içimi sıkmayı bırakınca azıcık daha arttı. süt ve mama birlikteliği ile bugünlere geldik. Kısacası, mama veren ilk siz değilsiniz, son da olmayacaksınız. anne rahat etsin gerisi boş. Kolay gelsin ve üzülmeyin. Bebeğinizi koklayın yeter. ah minik ayaklar pek şirindir şimdi :)

Ayşe dedi ki...

sut ceksen pompayla... hem birden azalmamis olur, hem de mamaya katik olur anne sutu...